Floransa'nın filozof hekimi
Cosimo de' Medici'nin himayesinde büyüyen Ficino, babası hekim olduğu için önce tıp eğitimi aldı; ama Cosimo'nun ona bir Yunanca Platon nüshası hediye etmesi hayatının yönünü değiştirdi. 1462'de Floransa yakınlarındaki bir villada kurulan Platoncu Akademi'nin başına geçti ve otuz yılı aşkın bir sürede Platon'un bütün eserlerini, Plotinos'un Enneadlar'ını ve nihayet Corpus Hermeticum'u Latinceye kazandırdı; bu son çeviri, Hermes Trismegistos'u Musa ile çağdaş bir kadim bilge sayan bir okuma biçimini doğurarak hermetizmi Rönesans düşüncesinin merkezine taşıdı.
Yıldızlar, ruh ve tılsımlar
Ficino'nun kendi kaleme aldığı eserler arasında en özgünü, De Vita (Hayat Üzerine Üç Kitap) adlı incelemesidir: burada bilginlerin sağlığını, melankolinin göksel nedenlerini ve gök cisimlerinin gücünü hasat eden tılsımları aynı çatı altında ele alır. Platonik Teoloji'sinde ruhun ölümsüzlüğünü savunurken, Şölen Şerhi'nde Platon'un Symposium'unu aşkın metafiziği üzerine bir inceleye dönüştürür; bütün bu eserlerde ortak olan, akıl ile vahyin, felsefe ile dindarlığın aynı hakikate açılan iki kapı olduğu inancıdır.
Türkçe okura neden önemli
Ficino olmasaydı, Batı'nın hermetik ve neoplatonik mirasının büyük bölümü Rönesans'a ulaşmayabilirdi; kütüphanedeki sekiz eseri, hem onun kendi düşüncesini hem de o mirası hangi çerçevede yeniden yorumladığını doğrudan görme imkânı verir.