Oxford'dan kıtaya
Oxford'da tıp eğitimi alan Fludd, kıta Avrupası'nda geçirdiği yıllarda simya ve hermetik felsefeyle tanıştı; İngiltere'ye döndüğünde hem başarılı bir hekim hem de döneminin en tartışmalı doğa filozoflarından biri oldu. Kepler ile matematiksel kozmoloji üzerine giriştiği polemik, sembolik ve nicel dünya görüşleri arasındaki gerilimi döneminin en canlı tartışmalarından birine dönüştürdü.
Hafıza, müzik ve gül haç
Hafıza Tiyatrosu'nda antik hafıza sanatını mimari bir düzene bağlarken, Dünya Monokordu'nda evreni tek bir kozmik enstrüman gibi tasavvur eder; Summum Bonum'da ise Gül Haç Kardeşliği'ni açıkça savunarak kendini bu tartışmalı hareketin en görünür sözcülerinden biri hâline getirir. Buğdayın Anatomisi ve Simya: Nurun Karanlıktan Doğuşu gibi eserlerinde ise doğa felsefesini doğrudan pratik gözleme bağlar.
Türkçe okura neden önemli
Fludd'un eserleri, hermetik felsefenin yalnızca antik bir miras değil, on yedinci yüzyılın bilimsel devrimiyle aynı anda, ona hem meydan okuyarak hem ondan beslenerek var olan canlı bir düşünce biçimi olduğunu gösterir; kütüphanedeki yedi eseri bu geniş yelpazeyi baştan sona sunar.