On yedinci yüzyıl İngiliz hekimi ve Hermetik filozof Robert Fludd, kadim hafıza sanatını göksel bir mimariye dönüştürdü. Aşağıdaki bölüm, zihnin içinde kurulan iki tiyatronun tarifidir: gündüzü ve aydınlık edimleri temsil eden, Doğuya yerleştirilmiş beyaz ve parlak bir sahne ile geceyi ve karanlığı haber veren, Batıya yerleştirilmiş kara ve loş bir sahne. Bu tiyatrolar taştan değil, esirî bir buhardan yapılmış gibi hayal edilir ve içleri, hatırlanacak fikirleri canlandıran suretlerle, yani hafıza imgeleriyle doldurulur.
Ben "tiyatro" derken, tıpkı komedyaların ve trajedyaların oynandığı umumi bir tiyatroda olduğu gibi, bütün edimlerin (ister sözcüklerin, ister cümlelerin, ister söz dizisinin parçalarının, ister konuların) sergilendiği o yeri kastediyorum. Bu tiyatrolardan birini Doğunun noktasında konumlanmış olarak hayal edeceksiniz; onu gerçek yahut cismani bir şey gibi değil, esirî bir buhardan yapılmış gibi düşünmelisiniz. O tiyatro gölgesi, edimde bulunan ruhların suretleriyle dolsun.
Böylece ilk tiyatro beyaz bir renge sahip olacak, aydınlık ve görkemli, gündüzü ve gündüze ait edimleri temsil edecektir. Bu sebeple Doğuya yerleştirilecektir; çünkü Doğudan yükselen Güneş güne başlar ve dünyaya parlaklık vaat eder. İkincisi ise siyah, loş ve karanlık bir renge bürünmüş olarak tasavvur edilecektir; onu Batıya yerleştirilmiş olarak hayal edeceksiniz, zira Batıda bulunan Güneş, gecenin ve karanlığın az sonra geleceğini haber verir. Bu tiyatroların her biri, birbirinden ayrı ve neredeyse eşit aralıklı beş kapıya sahip olacaktır; bunların kullanımlarını ileride göstereceğiz.
O tiyatro gölgesi, edimde bulunan ruhların suretleriyle dolsun.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Bu bölüm, Fludd'un iki dünyanın tarihini anlattığı büyük eserinin mikrokozmosa ayrılan ikinci cildinden, hafıza sanatına dair kısımdan alınmıştır. Fludd burada kadim Yunan ve Roma retoriğinden miras kalan \"yerler ve imgeler\" tekniğini (loci et imagines) alır ve onu kozmik bir çerçeveye oturtur: hafıza mekanları artık salt hayal edilen odalar değil, göksel kürelere ve gündüz ile gecenin akışına eşlenmiş sahnelerdir. Doğunun beyaz tiyatrosu ile Batının kara tiyatrosu, hatırlanacak her şeyin canlı imgeler halinde yerleştirildiği iki büyük sahnedir. Bu \"dairesel sanat\", odaların gerçekten var olmasını isteyen \"dörtgen sanat\" ile birlikte, Fludd'un hafıza öğretisinin iki kanadını oluşturur ve Rönesans hafıza tiyatrosu geleneğinin en görkemli anıtlarından biridir.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- Tomus secundus de supernaturali, naturali, praeternaturali et contranaturali microcosmi historia (Mikrokozmos Tarihi, II. Cilt), Robert Fludd, 1619; Utriusque Cosmi Historia külliyatının bir parçası. Birinci İnceleme, İkinci Kısım, Üçüncü Bölüm, Birinci Kitap, Bölüm X: Doğu ve Batı tiyatrosunun tarifi üzerine (sayfa 299).
- Neşir
- Oppenheim/Frankfurt, Johann Theodor de Bry, 1619 (Utriusque Cosmi Historia, ikinci cilt)
- Konum
- Birinci İnceleme, İkinci Kısım, Üçüncü Bölüm, Birinci Kitap, Bölüm X, sayfa 299
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
