Bilme Arzusu: İnsana Ekilmiş İlk Tohum
Giambattista della Porta'nın "Magia Naturalis" (Doğal Büyü) eserinin gravür frontispisi, 1658. Doğal büyüyü kadim bir bilim olarak sunan bu alegorik levha, Vaughan'ın savunduğu geleneğin görsel bir ifadesidir.
Simya

Bilme Arzusu: İnsana Ekilmiş İlk Tohum

Thomas Vaughan (Eugenius Philalethes)· 1650 (bu baskı 1749)· Özgün: İngilizce· Source Library
SimyaTürkçe çeviriAçık erişim

Thomas Vaughan, on yedinci yüzyıl İngiliz simyacısı ve Hermetik düşünürü, "Magia Adamica, yahut Büyünün Kadimliği" adlı eserinde büyüyü seküler bir hüner değil, doğrudan tanrısal olana kök salmış kadim ve meşru bir bilgi olarak savunur. Okuyucuya seslendiği bu bölümde, insanı bütün bilme çabasının kaynağına götürür: Tanrı insanı yarattığında ona her şeyi bilebilecek bir kapasiteyle birlikte, bu kapasitenin boşa gitmemesi için ateşli bir bilme arzusu da ekmiştir. Vaughan bu iddiasını soyut bir teolojiyle değil, henüz konuşmayı bile bilmeyen küçük çocukların merakıyla kanıtlar. Böylece büyü, ona göre, doğanın gizli düzenini kavrama yönündeki bu doğuştan gelen özlemin en eski ve en asil biçiminden başka bir şey değildir.

Türkçe çeviri · Çeviren Şira Nur Uysal

Tanrı insanı ilk yarattığında, ona her şeyi bilebilecek bir kudretle donatılmış bir ruh ekti; bu kudret âtıl kalmasın diye de yanına en yakıcı bilme arzusunu kattı. Bu hakikat, insan soyunun bütün nesillerinde apaçık görünür. Zira küçük çocuklar, daha konuşmasını dahi bilmezken, kendilerine yabancı gelen her şeye gözlerini diker; onu ellerine geçirene dek ağlar ve huzur bulmazlar, ki dokunup baksınlar, kendi kapasiteleri ölçüsünce onun ne olduğunu bir nebze bilebilsinler.

Cahil bir dadı, bütün bunları yaptıklarını gördükleri şeyle oynama arzusuna verecektir. Oysa çocukların kendileri bize bunun tam tersini söyler. Çünkü bebeklik çağını geçip dili kullanmaya başladıklarında, karşılarına yeni bir şey çıkınca onunla oynamak istemezler; size onun ne olduğunu sorarlar, zira bilmek isterler. İşte bu bilme arzusu onlarla birlikte doğar ve doğalarının en iyi, en esrarengiz yanıdır.

Bu bilme arzusu onlarla birlikte doğar ve doğalarının en iyi, en esrarengiz yanıdır.
Özgün metin (İngilizce)
God, when he first made man, planted in him a spirit of such capacity that he might know all, adding thereto a most fervent desire to know, lest that capacity should be useless. This truth is evident in the posterity of man: for little children, before ever they can speak, will stare upon anything that is strange to them; they will cry and are restless until they get it into their hands, that they may feel it and look upon it, that they may know what it is in some degree and according to their capacity. Now, some ignorant nurse will think they do all this out of a desire to play with what they see, but they themselves tell us the contrary. For when they are past being infants and begin to make use of language, if any new thing appears, they will not desire to play with it, but they will ask you what it is, for they desire to know. Now, this desire to know is born with them, and it is the best, and most mysterious part of their nature.

Bu metin neden önemli

Vaughan bu satırlarda, kendi çağının üniversitelerinde hüküm süren Aristocu skolastik mantığa karşı sessiz bir dava açar. Ona göre bilgi, kısır bir muhakemeyle değil, Tanrı'nın insan doğasına baştan yerleştirdiği doğal bir açlıkla peşinden koşulan bir şeydir. Çocuğun bir şeyi görmekle yetinmeyip elleyip tadına bakması, insanın hakikati birden çok duyuyla, bütün varlığıyla sınama itkisinin masum bir resmidir. Büyü ve simya, Vaughan'ın gözünde işte bu itkinin en kadim, en soylu meyvesidir: Yasak bir hüner değil, yaratılışla birlikte verilmiş bilme çağrısının doğaya doğru uzanışı.

Bülten

Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol

Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.

Künye
Kaynak eser
Magia Adamica, or The Antiquitie of Magic
Neşir
1749 baskısı (eserin ilk yayımı 1650)
Konum
To the Reader (Okuyucuya) bölümü, sayfa 40-41
Çeviren
Şira Nur Uysal
Dijital nüsha
Source Library
Bu Türkçe çeviri © Şira Nur Uysal, CC BY 4.0 ile paylaşılmıştır (serbestçe kullanın, kaynak gösterin). Kullanım & lisans →
← Kütüphaneye dön