Thomas Vaughan, on yedinci yüzyıl İngiliz simyacısı ve Hermetik düşünürü, "Magia Adamica, yahut Büyünün Kadimliği" adlı eserinde büyüyü seküler bir hüner değil, doğrudan tanrısal olana kök salmış kadim ve meşru bir bilgi olarak savunur. Okuyucuya seslendiği bu bölümde, insanı bütün bilme çabasının kaynağına götürür: Tanrı insanı yarattığında ona her şeyi bilebilecek bir kapasiteyle birlikte, bu kapasitenin boşa gitmemesi için ateşli bir bilme arzusu da ekmiştir. Vaughan bu iddiasını soyut bir teolojiyle değil, henüz konuşmayı bile bilmeyen küçük çocukların merakıyla kanıtlar. Böylece büyü, ona göre, doğanın gizli düzenini kavrama yönündeki bu doğuştan gelen özlemin en eski ve en asil biçiminden başka bir şey değildir.
Tanrı insanı ilk yarattığında, ona her şeyi bilebilecek bir kudretle donatılmış bir ruh ekti; bu kudret âtıl kalmasın diye de yanına en yakıcı bilme arzusunu kattı. Bu hakikat, insan soyunun bütün nesillerinde apaçık görünür. Zira küçük çocuklar, daha konuşmasını dahi bilmezken, kendilerine yabancı gelen her şeye gözlerini diker; onu ellerine geçirene dek ağlar ve huzur bulmazlar, ki dokunup baksınlar, kendi kapasiteleri ölçüsünce onun ne olduğunu bir nebze bilebilsinler.
Cahil bir dadı, bütün bunları yaptıklarını gördükleri şeyle oynama arzusuna verecektir. Oysa çocukların kendileri bize bunun tam tersini söyler. Çünkü bebeklik çağını geçip dili kullanmaya başladıklarında, karşılarına yeni bir şey çıkınca onunla oynamak istemezler; size onun ne olduğunu sorarlar, zira bilmek isterler. İşte bu bilme arzusu onlarla birlikte doğar ve doğalarının en iyi, en esrarengiz yanıdır.
Bu bilme arzusu onlarla birlikte doğar ve doğalarının en iyi, en esrarengiz yanıdır.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Vaughan bu satırlarda, kendi çağının üniversitelerinde hüküm süren Aristocu skolastik mantığa karşı sessiz bir dava açar. Ona göre bilgi, kısır bir muhakemeyle değil, Tanrı'nın insan doğasına baştan yerleştirdiği doğal bir açlıkla peşinden koşulan bir şeydir. Çocuğun bir şeyi görmekle yetinmeyip elleyip tadına bakması, insanın hakikati birden çok duyuyla, bütün varlığıyla sınama itkisinin masum bir resmidir. Büyü ve simya, Vaughan'ın gözünde işte bu itkinin en kadim, en soylu meyvesidir: Yasak bir hüner değil, yaratılışla birlikte verilmiş bilme çağrısının doğaya doğru uzanışı.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- Magia Adamica, or The Antiquitie of Magic
- Neşir
- 1749 baskısı (eserin ilk yayımı 1650)
- Konum
- To the Reader (Okuyucuya) bölümü, sayfa 40-41
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
