Nûrun Mertebeleri: Ruhun İlâhî Emirden Taşması
Gezegenleri ve simya sembollerini gösteren Hermes Trismegistos'u betimleyen minyatür (1339). Hermes, Sühreverdî'nin hikmet silsilesinde İşrâkî bilgeliğin kadim kaynaklarından biri sayılır.
Neoplatonizm

Nûrun Mertebeleri: Ruhun İlâhî Emirden Taşması

Şihâbeddin Sühreverdî· 1920· Özgün: İngilizce· Source Library
NeoplatonizmTürkçe çeviriAçık erişim

İşrâk Hikmeti'nin kalbinde yatan istiare, ruhun güneş ışığı gibi bütün varlıklar üzerine taşan ilâhî bir feyz oluşudur. Sühreverdî bu pasajda, varlıkları bu nûru kabul edebilme kabiliyetlerine göre bir mertebeler silsilesi içinde sıralar. Işığı hiç kabul edemeyen havadan, onu en yüksek derecede yansıtan cilâlı aynaya uzanan bu tedric, Yeni Eflâtuncu südur ve mertebeli varlık öğretisinin İslâm irfanındaki en zarif ifadelerinden biridir.

Türkçe çeviri · Çeviren Şira Nur Uysal

Aynı şekilde ruh ilâhî emirdendir ve onun feyzi dâima bütün varlıklar üzerine akıp durmaktadır. Kimi varlıklar vardır ki ruhun tesirini kabul edecek istidattan yoksun oldukları için onlarda bu tesir zuhûr etmez. Cansız nesneler böyledir. Bunlar tıpkı güneşin ışığını kabul edecek kabiliyeti bulunmayan havaya benzerler.

Kimi varlıklar da vardır ki ruhun tesiri onlarda pek az belirir. Bitkiler böyledir. Bunlar yoğun cisimlere benzerler. Kimi varlıklarda ise ruhun tesiri en yüksek derecede tecellî eder. İşte hayvan cinsi budur. Bu cins, güneşin ışığının sûretiyle birlikte parıldadığı cilâlı cisimler gibidir.

Ruh ilâhî emirdendir ve onun feyzi dâima bütün varlıklar üzerine akıp durmaktadır.
Özgün metin (İngilizce)
In the same way, the soul is from the divine command, and its grace is always flowing upon all existents. Now, some existents are such that its effect does not appear in them because they lack the aptitude to accept the effect of the soul, such as inanimate objects, which are not alive. These are like air, which lacks the capacity to accept the light of the sun. Some existents are such that the effect of the soul appears in them very slightly, such as plants; these are like dense bodies. And some existents are such that the effect of the soul appears in them to the highest degree, and this is the animal species, which is like polished bodies in which the light of the sun, along with its form, shines.

Bu metin neden önemli

Sühreverdî (ö. 1191) İşrâkî (Aydınlanmacı) felsefenin kurucusudur. Onun düşüncesinde Nûrların Nûru olan mutlak varlıktan taşan ışık, mertebe mertebe alçalarak bütün mevcûdâtı var eder. Bu pasaj, ruhun güneş ışığına benzetildiği klasik südur istiaresini işler. Havanın ışığı geçirmesi, yoğun cisimlerin onu az yansıtması, cilâlı aynanın ise tam kabul edip yakıcı bir odağa dönüştürmesi, Yeni Eflâtuncu kabiliyet ve tedric anlayışının somut bir tasviridir. Metnin bu 1920 Lahor baskısı, Hikmet el-İşrâk'ın Urducaya aktarılmış bir tefsirli neşridir.

Bülten

Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol

Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.

Künye
Kaynak eser
Hikmat al-Ishraq (The Philosophy of Illumination), Şihâbeddin Sühreverdî, Urduca neşir, Lahor, 1920, s. 17 (translation field)
Neşir
Urduca tefsirli neşir, Lahor, 1920; 164 sayfa, tamamı çevrili
Konum
Sayfa 17 (dahili numaralandırma); API sayfa 23; translation alanı
Çeviren
Şira Nur Uysal
Dijital nüsha
Source Library
Bu Türkçe çeviri © Şira Nur Uysal, CC BY 4.0 ile paylaşılmıştır (serbestçe kullanın, kaynak gösterin). Kullanım & lisans →
← Kütüphaneye dön