Viyanalı psikanalist Herbert Silberer, on altıncı ve on yedinci yüzyıl Gül Haçlılarına ait bir meselin izini sürerken, simyanın yalnızca madde biliminin bir öncüsü değil, aynı zamanda rüyaların ve mitlerin diline yakın duran bir simgeler evreni olduğunu öne sürer. Aşağıdaki bölümde hermetik sanatın simya, kabala ve Gül Haç geleneğiyle nasıl iç içe geçtiğini, hatta çoğu zaman aynı adla anıldığını açıklar. Silberer için bu sanat, araştırmacıyı pek çok farklı alana götüren, birbirine bağlı dallardan oluşan geniş bir bahçedir.
Burada ele alındığı biçimiyle hermetik sanat, ilkeleri bugün bize düşsel görünse de, kimileri itibarını yitirmiş birçok gizli bilim ve topluluğa akrabadır: büyü, kabala, Gül Haççılık ve benzerleri. Bu sanat özellikle simyaya öylesine sıkı bağlıdır ki hermetik sanat ve simya terimleri, hatta kraliyet sanatı adı bile çoğu kez eşanlamlı olarak kullanılır. Kendisine haksız sayılamayacak bir gerekçeyle verdiği bu adla anacağımız bu sanat, çok sayıda dala ayrılışı sayesinde bizi pek çok farklı alana taşır ve araştırmamıza değerli bir malzeme sunar.
Bu yüzden önce, bilinçli olarak tek bir hat üzerinde ilerleyerek, meseli bir rüya ya da bir masal gibi ele alacak ve onu psikanalitik yöntemle çözümleyeceğim. Ardından, işin köküne inmeyi sürdürerek, meselin resimli dilinin simgelediği öğretileri tanıtacağım. Simyanın kimyasal bakış açısını, hermetik felsefeyi ve onun resim yazısına dayalı eğitim yöntemlerini göz önünde bulunduracağım. Böylece görünüşte birbiriyle çelişen iki yorumun, aslında tek bir gelişim sürecinin iki kutbu olduğunu göstermeyi umuyorum.
Hermetik sanat ve simya terimleri, hatta kraliyet sanatı adı bile çoğu kez eşanlamlı olarak kullanılır.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Herbert Silberer (1882-1923), rüya simgeciliği ve içe bakış üzerine çalışmalarıyla erken dönem psikanaliz çevresinin bir üyesiydi. 1914 tarihli bu eseri (İngilizceye 1917'de Problems of Mysticism and Its Symbolism adıyla çevrildi), bir Gül Haç meselini hem psikanalitik hem de hermetik açıdan okuyarak, simyanın ruhsal bir dönüşüm dili olduğu yorumunu Jung'dan önce dile getiren öncü metinlerden biri sayılır. Bu bölüm, kitabın kavramsal zeminini kurar: simya, kabala ve Gül Haç geleneğinin ortak simgesel dilini tanıtır.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- Problems of Mysticism and Its Symbolism
- Neşir
- İngilizce çeviri, 1917 (özgün Almanca baskı: Probleme der Mystik und ihrer Symbolik, 1914)
- Konum
- Kısım II, "Mesel" bölümü, s. 16 (kitap sayfası 34)
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
