Geç antik çağın en dizgeli metafizikçisi Proklos, Atina Akademisi'nin başında Platon'un mirasını devasa bir tanrısal mimariye dönüştürdü. Platoncu Teoloji'de bütün gerçekliği aşkın ve yalın bir kaynaktan, Bir'den yahut İyi'den türeyen mertebeler halinde düzenler. Bu kaynaktan doğrudan sudur eden ilk çokluk, tanrıların kendi varoluşlarını (hipostazlarını) borçlu oldukları tanrısal birlikler yani henadlardır. Aşağıdaki pasaj tam da bu sırrı ele alır: Bir, kendi arılığında hiç eksilmeden kalırken nasıl olur da her şeyin doğurucusu olur. Proklos'un yanıtı çarpıcıdır. Kaynak, bağışlarken azalmaz; bilakis her şeyden bağışık ve pay edilemez kaldığı için taşkın bir bereketle varlıkları var eder.
İlk ilkeye dair yegâne hakikat işte budur ve Platoncu varsayımla olağanüstü uyumlu tek bir gerekçeyi taşır. Şöyle ki bu ilke tanrılardaki bütün mertebelerden önce vardır, tanrıların iyilik biçimindeki özüne kaynaklık eder, öz üstü iyiliğin pınarıdır ve kendisinden sonra gelen her şey ona doğru uzanarak iyilikle dolar, tarif edilmez bir tarzda ona birleşir ve onun çevresinde tek biçimli olarak varlığını sürdürür.
Çünkü onun birlik taşıyan doğası kısır değildir. Tam tersine kendi varlığa sahip şeylerden bağışık bir birliği önceden tesis ettiği ölçüde başka şeyleri daha da bereketli biçimde doğurur. Onun verimliliği çokluğa ve bölünmeye yönelmez. Aksine lekesiz bir arılıkla erişilmez yerlerde gizlenmiş olarak kalır. Zira ondan sonra gelen doğalarda dahi her yerde görürüz ki tam olan doğurmayı arzular ve dolu olan doluluğunu başka şeylere aktarmaya koşar.
Öyleyse çok daha büyük bir ölçüde şu zorunludur ki bütün kemalleri tek bir birlikte barındıran, belirli bir iyi değil bizzat iyiliğin kendisi olan ve söylemesi meşruysa taşkın derecede dolu olan doğa, her şeyin doğurucusu olmalı ve onlara varlık kazandırmalıdır. Bunu her şeyden bağışık kalarak ve pay edilemez olarak yapar ve böylece varlıkların hem ilkini hem de sonuncusunu benzer biçimde doğurur.
Onun verimliliği çokluğa ve bölünmeye yönelmez. Aksine lekesiz bir arılıkla erişilmez yerlerde gizlenmiş olarak kalır.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Bu satırlar Platoncu Teoloji'nin İkinci Kitabından, Bir'in sudur öğretisinin kalbinden alınmıştır. Proklos burada Neoplatonik metafiziğin en ince meselesini çözer. Aşkın kaynak, mutlak yalınlığından hiç taviz vermeden nasıl bir çokluk doğurabilir. Yeni Eflatuncu gelenekte tanrılar, Bir'den doğrudan çıkan tanrısal birlikler yani henadlar aracılığıyla var olur. Proklos, bu birliğin bağışlarken bölünmediğini, hareket etmediğini, çoğalmadığını vurgular. İyi, taşkın doluluğu sayesinde tam da bağışık ve pay edilemez kalarak her şeyi var eder. Çevirmen Thomas Taylor, Yunanca henas kavramını birlik olarak karşılar. Sudur ile içkin kalışın bu paradoksal birlikteliği, Plotinos'tan Ficino'ya ve Pseudo Dionysios'un semavi hiyerarşisine uzanan bütün bir tanrısal mertebeler düşüncesinin temelini kurar.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- The Six Books of Proclus on the Theology of Plato (İkinci Kitap, VII. Bölüm), çev. Thomas Taylor, Londra: A. J. Valpy, 1816. Yunanca aslından İngilizceye klasik akademik çeviri. Kaynak nüsha: Internet Archive, ia: sixbooksproclus00unkngoog (University of Michigan / Google Books sayısallaştırması).
- Neşir
- A. J. Valpy baskısı, Londra, 1816 (İngilizce çeviri: Thomas Taylor)
- Konum
- İkinci Kitap, VII. Bölüm, basılı sayfa 127-128
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
