Paracelsus, "Filozofların Şafağı" (Aurora Philosophorum) adlı incelemesinin açılış bölümünde simya sanatının soyağacını kadim rahip krallara dayandırır. Ona göre gerçek hikmet Keldanilerden, Perslerden ve Mısırlılardan miras kalmış; krallık ancak bilgeliğe layık olana verilmiştir. Aşağıdaki pasaj, bu kesintisiz altın zincirin Hermes Trismegistus ve Zerdüşt'e dek uzanan halkalarını anlatır.
Eski Bilge Kişiler bu doğal ve mistik sanat aracılığıyla Tanrı'yı hakkıyla tanımayı öğrendiler. Onlar O'nun yasalarına göre yaşadılar ve büyük bir sebatla O'nun hükümlerinde yürüdüler. Samuel Kitabı'nda da açıkça görülür ki Beril bakıcıları şeytanın safında yer almadılar, bilakis ilahi izinle görümlere ve gerçek belirişlere ortak oldular. Bu armağan, Rab Tanrı tarafından ilahi buyruklarda yürüyen o rahiplere bahşedilir.
Perslerin arasında, gerçekte olduğu kadar adıyla da seçkin bir Bilge Kişi olmadıkça hiç kimseyi kral kabul etmemek bir gelenekti. Bu, krallarının ortak adından bellidir, zira onlara Bilge Kişiler denirdi. İşte Rab İsa'yı aramak üzere Doğu'dan gelen ve tabii rahipler diye anılan o Bilge Kişiler ve Pers Magi'leri böyleydiler.
Mısırlılar dahi bu büyüyü ve felsefeyi Keldanilerden ve Perslerden edinerek rahiplerinin aynı hikmeti öğrenmesini istediler; ve bunda öylesine verimli ve başarılı oldular ki bütün komşu ülkeler onlara hayranlık duydu. İşte bu yüzden Hermes, pek yerinde olarak Trismegistus diye adlandırıldı, çünkü o bir kral, bir rahip, bir peygamber, bir büyücü ve tabiat şeylerinin bir âlimiydi. Zerdüşt de bir başka böyle kişiydi.
Hermes, pek yerinde olarak Trismegistus diye adlandırıldı, çünkü o bir kral, bir rahip, bir peygamber, bir büyücü ve tabiat şeylerinin bir âlimiydi.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Aurora Philosophorum, Paracelsus'a atfedilen ve simya bilgisini Musa, Daniel, Süleyman ve Doğu'nun Magi'lerine dek uzanan kesintisiz bir hikmet geleneği içine yerleştiren hermetik bir incelemedir. Metin, simyayı yalnızca bir maden dönüştürme zanaatı olarak değil, ilahi bir bilgi olarak sunar. Bu açılış bölümü, sanatın Keldani, Pers ve Mısır rahip krallarından Yunanlara ve oradan Latinlere geçen soyağacını çizer; Hermes Trismegistus'u ise bu geleneğin doruğu olarak anar. Buradaki İngilizce metin A. E. Waite'in 1894 tarihli standart çevirisinden alınmıştır.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- The Hermetic and Alchemical Writings of Paracelsus, Cilt I, "The Aurora of the Philosophers", Bölüm I (çev. ve ed. Arthur Edward Waite, Londra, 1894); metin s. 49 (özgün baskı sayfalaması)
- Neşir
- Arthur Edward Waite (ed. ve çev.), James Elliott and Co., Londra, 1894, Cilt I
- Konum
- Bölüm I, özgün baskı sayfa 49 (görüntü sayfası 68)
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
