İsmailî düşüncenin en derin şairlerinden Nâsır Hüsrev, Sefernâme'nin girişine yerleştirdiği bu özyaşamsal manzumede, kırk iki yılın ardından kendisini "yüce akıl"ı aramaya iten o büyük iç sarsıntıyı anlatır. Bütün kitapları okumuş, çağdaşlarının hepsini geride bırakmış bir bilge olarak, yaratılmışların ötesinde daha yetkin bir varlığın bulunması gerektiğini sezer. Kuşlar arasında doğan, taşlar arasında yakut, yıldızlar arasında güneş nasıl en soylusuysa, varlık mertebelerinin de bir doruğu olmalıdır. Bu, ruhun cehaletten bilgiye yükselişini anlatan katıksız bir Yeni Eflatuncu tasavvurdur.
Gök kubbe benim için kırk iki yılı ölçüp biçmişti. Söz nimetiyle donatılmış varlığım, yüce aklı tanımak için çabalıyordu. Bir bilginin, göğün düzeni, günlerin dönüşü ve yaratılmış olan her şey üzerine verdiği dersleri dinlemiş, bütün kitapları okumuştum. Kendimi bütün akranlarımdan üstün buluyordum; lâkin içimden diyordum ki, bütün yaratılmışlardan daha yetkin bir varlık olmalı: nitekim kuşlar arasında doğan, hayvanlar arasında deve, ağaçlar arasında hurma ve taşlar arasında yakut böyledir; kitaplar arasında Kur'an, mâbetler arasında Kâbe böyledir; tıpkı kalbin insanın en soylu parçası, güneşin de yıldızların ilki oluşu gibi.
Cehaletin verdiği keder, yüzüme sarı bir gülün rengini vermiş; boyumun servisini vakitsizce bir kubbe gibi eğmişti. İnsan miske benzer, fakat bilgi onun kokusudur; âlim bir madene benzer, bilgi ise onun içindeki değerli taştır.
İnsan miske benzer, fakat bilgi onun kokusudur; âlim bir madene benzer, bilgi ise onun içindeki değerli taştır.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Bu satırlar, Nâsır Hüsrev'in (1004-1088) gençlik dönemine dair bir kasidesinden alınmış olup Charles Schefer'in 1881 tarihli Fransızca Sefernâme çevirisinin girişinde aktarılır. Şair, İsmailî davetine bağlanmadan ve o meşhur yedi yıllık yolculuğuna çıkmadan önce, kâtiplik hayatını bırakıp hakikati aramaya koyulmasına yol açan iç dönüşümü anlatır. Metnin özü Yeni Eflatuncudur: varlık, cansız maddeden bitkiye, hayvana, insana ve nihayet meleğin ötesindeki idrak edilemez mertebeye doğru yükselen bir hiyerarşi olarak tasavvur edilir. Her âlemde bir "en yetkin"in bulunması gerektiği düşüncesi, Plotinos'tan İslam felsefesine geçen Bir'e yükseliş öğretisinin İsmailî hikmet diline tercüme edilmiş hâlidir.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- Safar-nameh (Book of Travels), giriş bölümü, çeviren Charles Schefer, s. 32-33
- Neşir
- Publications de l'École des Langues Orientales Vivantes, Paris, 1881 (Fransızca tenkitli çeviri)
- Konum
- Giriş (Introduction), sayfa 32-33; Nâsır Hüsrev'in gençliğine dair kaside
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
