Yolcunun Rehberi: Yedi Gezegenin Dağları
Maier'in "Viatorium" eserinin gravürlü ön kapağı: ortada yazarın portresi, çevresinde yedi gezegen tanrısı ve karşılık geldikleri metaller. Rouen, 1651.
Simya

Yolcunun Rehberi: Yedi Gezegenin Dağları

Michael Maier· 1651· Özgün: İngilizce· Source Library
SimyaTürkçe çeviriAçık erişim

Michael Maier'in "Viatorium" adlı eseri, adını Latince "yolcunun rehberi" anlamına gelen sözcükten alır. Tam başlığıyla "Yedi Gezegenin, yani Metallerin Dağları Üzerine" diye anılan bu risale, simyasal büyük işi bir yolculuk olarak tasavvur eder. Aşağıdaki bölümde Maier, yedi kapılı surlarla çevrili bir şehir alegorisi anlatır. Şehre yedi kapıdan da girilir, ama en yüksek kaleye çıkış yalnızca bir kapıdan mümkündür. Elinde "viatorium" denen yön bulma aygıtını taşıyan yolcu, surların çevresinde döne döne doğru kapıyı arar. Bu, hakikati arayan ruhun sabrının ve yönteminin bir temsilidir.

Türkçe çeviri · Çeviren Şira Nur Uysal

Bu kapıların her birinden şehre giriş açıktı, ancak yalnızca birinden onun en müstahkem ve en güzel kalesine çıkış vardı. Haftanın her gününde bu kapılardan biri açık durur, diğerleri ise kilitli olup bir bekçi tarafından tutulurdu. Buraya gelen bütün yabancılar o en süslü kaleyi hemen görürlerdi, ne var ki içeri girmenin yolunu bilmezlerdi. Bu yüzden en büyük kaygılar ve zahmetlerle yorgun düşerlerdi.

Diğerleri arasında, bir adam Zephyros'un yani batı rüzgârının estiği yönden yaklaştı. Kaleyi büsbütün ele geçireceğini sanırken umudunda hüsrana uğrayınca, şehrin ortasından çekilip surların dışına çıktı. Onların çevresinde bir tur atarken, her yeni kapıya yaklaştığında elindeki viatoriumu ile hangi hattın kaleye daha doğrudan uzandığını gözledi. Şehir ne denli büyükse, onu bütünüyle dolaşmadan bunu bilemezdi.

Nihayet şehre girdiğinde, kaleye götüren yolu bulacağından hiç kuşku duymadı. Ben yalnızca şunu biliyorum: onun kalenin en yüksek doruklarına ulaşacak gücü ve yöntemi eksik değildi.

Buraya gelen bütün yabancılar o en süslü kaleyi hemen görürlerdi, ne var ki içeri girmenin yolunu bilmezlerdi.
Özgün metin (İngilizce)
Through each of these gates, entrance lay open into the city, but through only one of them was there an ascent into its most fortified and beautiful citadel. On each day of any week, one of these stood open, while the others were locked and obstructed by a guard. All the strangers who came here indeed saw that most decorated citadel immediately, but they were ignorant of the way of entering. Whence they were fatigued by the greatest cares and pains. Among others, a certain man approached from that part where the Zephyr blows. While he thought he would entirely occupy the citadel, being frustrated in his hope, he withdrew from the middle of the city outside the walls. While he made a circuit around them, as often as he approached some new gate, he observed with his Viatorium which line was more direct to the citadel. He could not indeed know this before he had circled the whole city, as large as it was. When he had entered the city, he did not doubt that he would find the path leading to the citadel. I only know that he did not lack the power and the method to obtain the highest peaks of the citadel.

Bu metin neden önemli

Michael Maier (1568-1622), İmparator II. Rudolf'un hekimi ve dönemin en etkili simya yazarlarındandır. "Viatorium" ilk olarak 1618'de Latince yayımlandı; buradaki metin 1651 Rouen baskısından yapılan İngilizce çeviriye dayanır. Eserin çekirdek imgesi, yedi metalin yedi gezegenle özdeşleştirildiği bir "dağlar" dizisidir ve simyacının bu dağları teker teker aşması gerekir. Bu şehir alegorisinde yedi kapı yedi gezegen kapısına, en yüksek kale ise Kızıl Kaya'da gizlenen aranan cevhere karşılık gelir. Yolcunun elindeki "viatorium" aygıtı, Maier'in kitabın kendisine yüklediği işlevin simgesidir: labirentteki Ariadne ipliği, ya da simyasal hataların engin okyanusundaki Kutup Yıldızı.

Bülten

Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol

Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.

Künye
Kaynak eser
Viatorium, hoc est, de montibus planetarum septem seu metallorum (Yedi Gezegenin yani Metallerin Dağları Üzerine)
Neşir
Rouen: Jean Berthelin, 1651 (Latince aslından İngilizce çeviri)
Konum
Sayfa 65-66, "Gezegenlerin Dağları" bölümü, Merkür'ün kullanımı üzerine alegori
Çeviren
Şira Nur Uysal
Dijital nüsha
Source Library
Bu Türkçe çeviri © Şira Nur Uysal, CC BY 4.0 ile paylaşılmıştır (serbestçe kullanın, kaynak gösterin). Kullanım & lisans →
← Kütüphaneye dön