Şimşek Çakışları: Tanrı'yı İdrak Mertebeleri
Musa bin Meymun'un Doctor Perplexorum (More Nevochim, Şaşkınlar İçin Kılavuz) eserinin Birinci Bölüm, Birinci Fasıl açılış sayfası; Johannes Buxtorf'un Latince çevirisi, Basel 1629. Tezhipli baş harf ve süsleme frizinin yer aldığı bu sayfa, buradaki şimşek pasajının alındığı asıl baskıdır.
Kabbalah

Şimşek Çakışları: Tanrı'yı İdrak Mertebeleri

Musa bin Meymun (Maimonides)· 1629· Özgün: İngilizce· Source Library
KabbalahTürkçe çeviriAçık erişim

Musa bin Meymun'un Şaşkınlar İçin Kılavuz eserinin önsözünden gelen bu ünlü pasaj, hakikatin insan zihnine karanlıkta çakan bir şimşek gibi ancak anlık parıltılarla göründüğünü anlatır. Meymun, ilahi sırların hiçbir ölümlü tarafından tam olarak bilinemeyeceğini, peygamberlerden sıradan insanlara dek herkesin bu ışığı farklı sıklık ve berraklıkta gördüğünü söyler. Böylece idrak, bir mertebeler silsilesine dönüşür. Metin, Yahudi ezoterik düşüncesinin kalbindeki gizli bilgi öğretisini, yani Tanrı'nın hakikatinin ancak örtülü, işaretli ve dereceli biçimde açığa çıktığı fikrini özlü bir imgeyle taşır.

Türkçe çeviri · Çeviren Şira Nur Uysal

O derin Sırlara gelince, bunların herhangi bir insan tarafından tam ve eksiksiz biçimde bilindiğini sanma; hayır, asla. Bilakis hakikat kimi zaman bize gündüz aydınlığı gibi parıldar ve ışıldar, lakin ardından kimi kez tabiat kimi kez alışkanlık yüzünden yeniden gizlenir; öyle ki neredeyse eski karanlığımıza döneriz. Biz, gecenin en koyu zulmetinde ara sıra şimşeğin aydınlattığı kimseler gibiyiz.

Kimileri için çakışlar öyle sık ve birbirini öyle yakından izler ki neredeyse hiçbir aralık sezmezler; kendilerini kesintisiz bir ışıkta yaşıyor sanırlar ve gece onlara gündüz gibi gelir. Peygamberlerin aydınlanmasındaki o yüce mertebe işte budur. Kimileri içinse şimşek çakışları öyle seyrektir ki biri ile ötekisi arasında uzun bir fasıla bulunur; peygamberlerin çoğunun ortak mertebesi budur. Kimileri için ise bütün gece boyunca yalnızca tek bir çakış belirir.

Bir de öyleleri vardır ki karanlıkları hiçbir şimşekle değil, ancak bir taş, bir cevher yahut karanlıkta ışık saçmaya alışkın benzeri saf, parlak ve ışıldayan bir cisimle aydınlanır. İnsanlar Tanrı'yı idrak edişlerinde işte bu mertebelere göre birbirinden ayrılır.

Biz, gecenin en koyu zulmetinde ara sıra şimşeğin aydınlattığı kimseler gibiyiz.
Özgün metin (İngilizce)
As for those profound Mysteries, do not think that they are perfectly and precisely known to any human: not at all. Rather, sometimes the truth seems to shine and sparkle for us like light or day, but afterwards it is hidden again, either by Nature or by Habit, so that we almost return to our former darkness. We are like those whom lightning occasionally illuminates in the thickest gloom of night. In this way, for some, the flashes are so frequent and follow one another so closely that they can perceive almost no interval; they seem to themselves to live in continuous light, and the night is like day to them. Such is the great degree of illumination of the Prophets. For others, the lightning flashes are so spaced that there is a long interval between one and the next. This is the common degree of the greater part of the Prophets. For others, only a single flash appears throughout the whole night. There are also some who clearly do not reach such a degree where their darkness is illustrated by lightning, but only by some pure, bright, and shining body, like a stone, a gem, or similar things, which are accustomed to scatter light in the darkness. And these are the degrees according to which men are distinguished in their perception of God.

Bu metin neden önemli

Musa bin Meymun (1138-1204), Endülüs doğumlu Yahudi filozof, hekim ve hukukçudur. Aslen Arapça yazdığı Delâletü'l-Hâirîn (Şaşkınlar İçin Kılavuz), Kutsal Kitap'ın lafzî diliyle akıl ve doğa biliminin sonuçlarını bağdaştırmakta güçlük çeken talebesi Rabbi Yusuf için kaleme alınmıştır. Meymun, en derin ilahi hakikatlerin cahil kalabalıktan gizlenmesi gerektiğini savunan ezoterik bir yazım yöntemi benimser. Bu pasaj eserin önsözünden gelir ve Yaratılış İşi (Ma'aseh Bereşit) gibi sırların ancak mesel ve bilmecelerle aktarılabileceği öğretisine bağlanır. Buradaki Latince metin, Johannes Buxtorf'un 1629 Basel baskısıdır; Samuel ibn Tibbon'un İbranice çevirisi üzerinden Batı'ya ulaşmıştır.

Bülten

Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol

Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.

Künye
Kaynak eser
Liber [more nevuchim] doctor perplexorum (The Guide for the Perplexed), Basel 1629, önsöz, s. 42; Latince çeviri Johannes Buxtorf, Samuel ibn Tibbon'un İbranice metninden
Neşir
Basel, 1629 (Buxtorf Latince baskısı); Source Library sayısal nüshası
Konum
Önsöz, sayfa 42 (çeviri alanı)
Çeviren
Şira Nur Uysal
Dijital nüsha
Source Library
Bu Türkçe çeviri © Şira Nur Uysal, CC BY 4.0 ile paylaşılmıştır (serbestçe kullanın, kaynak gösterin). Kullanım & lisans →
← Kütüphaneye dön