Magî İlmi: İnisiyatik Bir Bilim Olarak Okültizm
La science des mages (1892) başlık sayfası. Papus, okültizmi dogmatik bir inanç değil inisiyatik bir bilim olarak tanımlar.
İnisiyasyon

Magî İlmi: İnisiyatik Bir Bilim Olarak Okültizm

La science des mages et ses applications théoriques et pratiques
Papus (Gérard Encausse)· 1892· Özgün: İngilizce· Source Library
İnisiyasyonTürkçe çeviriAçık erişim

On dokuzuncu yüzyıl sonunda Fransız okült uyanışının önderi Papus, okültizmin batıl bir inanç değil kadim bir bilim olduğunu savunur: kökleri Mısır misteryalarına uzanan, sözlü ve inisiyatik yolla aktarılan bir bilgi geleneği. Aşağıdaki bölüm, bu bilimin tanımını, aktarım biçimini ve inisiyenin yolunu ana hatlarıyla verir.

Türkçe çeviri (önizleme) · Çeviren Şira Nur Uysal

Okültizm, diğer tüm doktrinler kadar değeri olan bir doktrindir. Ele aldığı hususlarda Hakikat’e yalnızca kendisinin vakıf olduğu iddiasında bulunmaktan son derece uzaktır. Fakat ortaya koyduğu teoriler, mistisizmin yerini her yerde muayyen bir rasyonalizmin alması eğilimini taşır. Bilhassa spiritüalist hadiselerin incelenmesinde okültizm, bazı durumlarda vefat etmiş varlıkların şahsî mevcudiyetlerinin müdahalesini inkâr etmeksizin, bu varlıklara atfedilebilecek rolü epey sınırlandırır ve bu hadiselerin çoğunu, esasen medyumdan ve hazır bulunanlardan yayılan kuvvetlerin meydana getirdiği aşkın bir hipnotizma fenomenine indirgemeyi iddia eder.

Okültizmin münevver zihinler nezdinde mazhar olduğu teveccühün kaynağını ve Fransa’daki hızlı muvaffakiyetinin sebebini burada aramak icap eder, keza okültizmin bazı spiritüalist yazarlar tarafından maruz bırakıldığı ve bırakılacağı acımasız hücumların varlık sebebini de yine burada görmek gerekir. Meydana gelen hadiselerin gerçekliğini inkâr etmemek, aksine bu hadiselerin mevcudiyetini ispatlayan tüm eserlerin neşrini ve tüm tecrübeleri takdirle karşılamak, fakat bununla birlikte Bay Henry Lacroix’nın Alfred de Musset ile gerçekleştirdiği spiritüalist tecrübeleri yahut Victor Hugo ve Jeanne d’Arc’ın irtibatlarını, bir evladın babasıyla kurabileceği muhtemel iletişimi asla inkâr etmeksizin, basit psikiyatri vakalarına indirgemeye çalışmak, her şeyden evvel teselli bulmak isteyenlerin düşmanlığını üzerine çekmek demektir. Okültizm, ekseriyetle hiç bilinmeden hırpalanmıştır, bizler bu risalede meseleyi hakiki zeminine oturtmak için gayret gösterdik.

Bu risaleye verilen başlığın, elimizden geldiğince açıklamaya çalıştığımız doktrinlerin tarihî kökenine işaret etmekten başka bir iddiası yoktur. Okültizm doğrudan doğruya Magî İlmi’ne bağlanır ve bunu ispat etmek üzere, Zend Avesta ve Kabala devrinden 1825 senesine kadar tüm asırlardan seçilmiş müelliflerden iktibaslar yapmaya özen gösterdik, bu hususta bilhassa dikkate şayan olan on altıncı asır üzerinde durduk.

İktibaslarımız, bir müellifin düşüncesine ihanet etmekle itham olunmamamız adına, ekseriyetle Üniversitemizin azaları tarafından yapılmış tercümelerden alınmıştır. Nihayetinde, icap ettiği takdirde "sic vos non vobis" diyebilmek gayesiyle, mütercimlerin isimlerini ve bölüm referanslarını kendimize saklayarak doğrudan müellife atıfta

Psişik Varlık, kelimenin tam manasıyla, astral bedenin ulvileşme ve yoğunlaşma merkezidir. Kendine mahsus fiziksel dolaşım ve faaliyet organları mevcuttur.

Psişik Varlık'a hususi olarak tahsis edilmiş fiziksel organlar, ganglionik sinir sistemini ve onun tüm uzantılarını, yani beyincik, büyük sempatik sinir ve vazomotor sinirleri oluşturan organlardır.

Dolayısıyla Psişik Varlık'ın faaliyet merkezi Başta, arka ile alt kısımda bulunur. Organik işlevleri, kan vasıtasıyla taşınan ve Beyinciğin tesiriyle sinirsel kuvvete dönüştürülen hayati gücün etkisi altında sürdürülür.

Organik hayatın sinirsel aygıtı, hareketi organizmanın her noktasına yayar ve bilinçli Ruh'a, Düşünce'nin işlenmesi için gerekli unsurları temin eder.

Sezginin rehberlik ettiği Psişik Varlık, Ruh'a İlham vasıtasıyla tezahür eder.

BİLİNÇLİ RUH

Bütün bir insan varlığını yöneten, hisseden, düşünen ve arzulayan, organik teslisi Bilincin birliğine indirgeyen şey, ölümsüz Ruh'tur.

Ruh, insan varlığında, kendine has bir faaliyet merkezi, organları ve iletkenleri olan, sınırları kesin olarak çizilmiş bir etki alanına sahiptir.

Ruh'a hususi olarak tahsis edilmiş fiziksel organlar, tüm uzantılarıyla birlikte bilinçli sinir sistemini oluşturan organlardır.

Dolayısıyla Ruh'un faaliyet merkezi Baş'tır. Fiziksel beden ona bilinçli sinir sisteminin maddesini sağlar, astral beden bu maddeye can veren hayati gücü temin eder, psişik varlık ise onun faaliyeti için gerekli olan sinirsel kuvveti sunar. Dahası, bu üç prensibin her biri, ruh için bir veya birkaç duyu organı temin eder.

Fiziksel beden Ruh'a dokunma ve tat alma duyularını sağlar, astral beden ona koku almayı temin eder, Psişik Varlık ise işitme ve görmeyi sunar.

Bu muhtelif duyular, Ruh'u dış dünya ile temasa geçirir.

Ruh, diğer taraftan, kendisine hissi, tutkulu veya fikri dürtülerle tezahür eden içsel varlık ile de irtibat halindedir.

Bilinçli Ruh ile insan varlığının üç organik merkezinin, yani Karın, Göğüs ve Başın her biri arasındaki iletişim, omurilik, arka kısım vasıtasıyla kurulur.

Ruh'un Özü, içsel varlıktan gelen dürtülere kendini bırakma yahut onlara direnme Özgürlüğünde yatar. Özgür irade, esasen bu asli yetide mevcuttur.

Ruh, kendi içinde bu üç organik merkezin her birinden bağımsız olsa da, yine de onlar üzerinde doğrudan değil, vasıtalı olarak etki gösterir.

Ruh, sindirim organlarının işleyişini doğrudan değiştiremez, lakin gıdaların seçiminde tam bir iktidara sahiptir ve karın bölgesinin giriş kapısı olan ağız, duyusal bir yardımcı olarak Tat alma duyusuyla birlikte, tamamen Ruh'un hakimiyeti altındadır.

Ruh, dolaşım organlarının işleyişini doğrudan değiştiremez, lakin solunum ortamının seçiminde tam bir iktidara sahiptir ve göğsün giriş kapısı olan burun boşlukları, duyusal bir yardımcı olarak Koku alma duyusuyla birlikte, Ruh'un hakimiyeti altındadır.

Buradan şu sonuç çıkar ki, Ruh, gıdaları uygun şekilde değiştirerek fiziksel bedenin yapısını iradi olarak değiştirebilir, bu pratik majinin birinci safhasıdır, ve yine Ruh, solunum ritmine etki ederek ve solunan atmosfer havasını hususi kokularla değiştirerek astral beden üzerinde de tesir icra edebilir, bu da pratik majinin ikinci safhasıdır.

Nihayet, Ruh'un gözler ve kulaklar üzerindeki etkisi, bilinçli durugörü ve duruişitinin geliştirilmesine imkan tanır, bu ise pratik majinin üçüncü safhasıdır.

Gıdalarla, solunan havayla ve duyumlarla Ruh, içsel varlığa etki eder; uzuvlarıyla ise Tabiat üzerinde tesir gösterir.

İfade organları olarak kabul edilen gırtlak ve gözler ile yine aynı şekilde kabul edilen ağız, Ruh'un diğer insanlar ve dış dünya, yani ben-olmayan üzerindeki bilinçli eyleminde uzuvlara eklenir.

Özetle, Ruh'un işlevleri şu verilere indirgenir:

Felsefi anatomi ve fizyoloji: İçsel varlığın üç prensibi tarafından kendisine sağlanan maddi, hayati ve psişik unsurlar sayesinde Ruh, hususi eylem vasıtalarına sahiptir.

Hisseden yönü, şunları alır:

* İçsel Varlık'tan hissi, ruhi ve fikri dürtüler,

* Ben-Olmayan'dan muhtelif duyumlar.

Düşünen yönü, bu muhtelif psişik durumlardan türeyen fikirleri algılar, onları karşılaştırır, sınıflandırır, bunlardan bir hüküm çıkarır ve nihayet iradesini formüle eder.

Arzulayan yönü, ardından şöyle eyler:

* Kendi hakimiyeti altında bulunan üç merkezin giriş kapıları vasıtasıyla ve bu üç merkezin her birine dahil edilen unsurlar aracılığıyla İçsel Varlık üzerinde etki gösterir.

* Uzuvları vasıtasıyla kendi Varlığının çeperi üzerinde de etki gösterebilir.

* Kendi hakimiyetine verilmiş uzuvlar ve diğer bazı ifade organları, yani Ses, Bakış, Jest vb. vasıtasıyla Ben-Olmayan üzerinde etki gösterir.

Hisseden ve arzulayan yönler, bedensel organlarla doğrudan ilişki içindedir; düşünen yön ise aksine onlara hükmeder.

Karın bölgesinin Ben-Olmayan, yani gıda üzerindeki etkisinden kilus meydana gelir; Göğsün Ben-Olmayan, yani hava üzerindeki etkisinden kanın dinamizmi doğar; Başın organ, yani duyum üzerindeki etkisinden ise fikir hasıl olur.

Öyleyse, bilinçli Ruh'un hem İçsel Varlık hem de dış dünya üzerindeki etkisinden ne hasıl olur?

KADER ÜZERİNE

Bir bütün olarak telakki edilen insan Varlığı, iradesinin kendisine emanet edilen unsurları serbestçe kullanması vasıtasıyla, gelecekteki tekamülü için şans yahut şanssızlık imal eder. Beşeri Monad'ın kaderini bizzat tayin eden şey, özgür iradedir.

Şeklin Açıklaması

Bu yarı şematik şekil, insandaki Bilinçdışı ile bilinçli Ruh'un kendi alanlarını temsil etmektedir.

Beyaz olan her şey, Bilinçdışının idaresi altındadır yahut bu Bilinçdışının tesirine maruz kalmaktadır. Siyaha boyanmış olan her şey ise, aksine, bilinçli İradenin idaresi altındadır. Gri renkle gösterilen kısımlar, insan Varlığının bilinçli duyusal kısmını temsil ederken, siyah kısımlar motor kısımları göstermektedir.

§ 2. MAKROKOZMOS YAHUT TABİAT

İnsan muhteşem şehirler inşa etmiştir; bu şehirlerin etrafında iyi işlenmiş tarlalar uzanmıştır; çayırlarda, tam bir huzur içinde otlayan güzel sürüler görülmüştür; sosyal organları ve milli kabiliyetleriyle bir insan cemiyeti, bu harikulade Mısır ülkesine yerleşmiştir.

Fakat medeniyetlerin manyetik ekseni bir derece kaymış, savaş ve yangın şehirleri kasıp kavurmuş, muhteşem şehirlerin yerini harabeler almış, işlenmiş tarlaların yerini yaban otları ve ormanlar kaplamış, semiz sürülerin yerini yırtıcı hayvanlar ve zehirli yılanlar almış ve artık bu çöllerde hiçbir insan cemiyeti görünmez olmuştur.

İnsanların eserlerini böylece yerle bir eden bu gizemli kudret nedir, insan mücadeleyi bıraktığı anda kendi mülkünü karış karış geri alan bu gizli düşman kimdir: Bu, Tabiattır. Tabiat, Güneş'ten bir ot yaprağına kadar, insanın Kâinat'ta etrafında gördüğü her şeyi sevk ve idare eden mukadder kuvvettir. İnsan, ancak her an mücadele etmek pahasına, ancak İradesinin gayretlerini durmaksızın ortaya koyarak Tabiat'a hükmetmeyi ve onu Geleceğe doğru yürüyüşünde kıymetli bir yardımcı kılmayı başarır. Beşeri İrade, tabii Mukadderat kadar güçlüdür; bunlar, Mutlak'ta tezahür etmiş en yüce kozmik kuvvetlerden ikisidir.

...yapılması gerekenler, kaçınılması gereken şer üzerine ve bize daha bu hayattayken daha hayırlı bir hayatı müjdeler (Bilinçli Ruh).

3° Ruh yahut insan şahsiyeti; zekayı (Boc), muhakemeyi, tahayyülü (ronan) ve ruhun öz cevherini (Ferouer) ihtiva eder (Psişik Varlık).

Ölüm anında Akko göğe döner ve ruh, iyi yahut kötü amellerimizden tek başına mesul kalır.

ZERDÜŞT (Sad-der) (M.Ö. 500)

Bu metin neden önemli

Papus, modern Batı ezoterizminin biçimlendiği dönemin kilit ismidir. Bu metin, antik inisiyasyon fikrinin on dokuzuncu yüzyılda nasıl yeniden canlandırıldığını ve bugünkü okült geleneğin entelektüel çerçevesinin nasıl kurulduğunu birinci elden gösterir.

Bülten

Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol

Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.

Künye
Kaynak eser
La science des mages et ses applications théoriques et pratiques
Neşir
Fransızca, Source Library sayısallaştırması (İngilizce çevirisiyle)
Konum
Sayfa 9-24
Çeviren
Şira Nur Uysal
Dijital nüsha
Source Library
Bu Türkçe çeviri © Şira Nur Uysal, CC BY-SA 4.0 ile paylaşılmıştır (serbestçe kullanın, kaynak gösterin, değiştirirseniz aynı lisansla paylaşın). Kullanım & lisans →
← Kütüphaneye dön