Simya Nedir: Libavius'un Tanımı
Libavius'un Alchymia'sından (1597) simya sürecinin aşamalarını gösteren gravür: tabanda ilk maddeyi temsil eden çift gövdeli aslan, zirvede ise kimyasal evliliği simgeleyen Kral ile Kraliçe.
Simya

Simya Nedir: Libavius'un Tanımı

Alchemia, Liber Primus, Caput I: Quid Alchemia
Andreas Libavius· 1597· Özgün: İngilizce· Source Library
SimyaTürkçe çeviriAçık erişim

Andreas Libavius'un 1597 tarihli Alchemia'sı, çoğu kez ilk sistematik kimya kitabı olarak anılır. Aşağıdaki pasaj, eserin ilk kitabının açılışıdır: Libavius burada simyayı gizemli bir öğreti olarak değil, doğayı taklit eden bir sanat olarak tanımlar. Metin, sanatın kökenini madenlerden özsuların çıkarılıp arıtılmasına dayandırır ve onu Tubalkain'den Hermes'e, oradan Arap hekimlere ve Paracelsus'a uzanan bir soyağacı içinde konumlandırır.

Türkçe çeviri · Çeviren Şira Nur Uysal

SIMYA, karışımlardan bedeni ayırarak üstün bileşikleri kusursuzlaştırma ve saf özleri çıkarma sanatıdır. Bu iki görev alışılmış olarak çalışmak sözcüğüyle anlaşıldığından, ona iyi çalışma sanatı ya da saf olanı safsız olandan özsu ve eritme yahut çözme yoluyla ayırma sanatı da denilebilir. Sanatın adının da bu üstün kısımdan doğduğuna hükmedilir.

Kaynağını doğadan alır; ilk zanaatkarlar onu emekleriyle taklit etmeye çalışmışlardır. Bu, özellikle başlangıçta maden damarlarından özsuları çıkarıp arıtmakta görülür. Doğanın kendisi de madenlerden saf metalleri ve özsuları böyle üretir, öyle ki bunlar bugün bile damarlarından dışarı çıkmış halde görülebilir. Böylece geçmişte madencilikte büyük değer taşımıştır. Şimdi ise daha çok tıbba hizmet eder ve yalnızca minerallerde değil, insanın kullanımı ve sağlığın korunması için hayvanlarda ve bitkilerde de emek verir, üstelik yaşama nice süs de katar.

Bunun ilk mucidinin, kutsal yazılarda geçen ve Vulcanus dedikleri o Tubalkain olduğuna inanılır; çünkü simyanın bir parçası olan madencilikte ilk çalışanın o olduğu yazılıdır. Mısır'da ise onun öncüsü, soylu dönüşümü keşfeden Hermes yani Mercurius Trismegistus olmuştur. Sanatın bazı şeyleri hala ondan adını taşır: Hermes kabı ya da pelikan, Hermes kuşları, Hermetik mühür gibi. Ondan ötürü sanatın kendisine Hermes sanatı denir ve dönüştürücü olarak anlaşılır. Bizim çağımızda Paracelsus onu kendi kibriyle en yüce şeylere ekledi ve Paracelsusçuların o tuhaf hizbini doğurdu.

Simya, karışımlardan bedeni ayırarak saf özleri çıkarma sanatıdır. Kaynağını doğadan alır; ilk zanaatkarlar onu emekleriyle taklit etmeye çalışmışlardır.
Özgün metin (İngilizce)
ALCHEMIA is the art of perfecting magisteria and extracting pure essences from mixtures by separating the body. Since these two offices are commonly understood by the term "laboring," it happens that it can also be named the art of laboring well, or of the segregation of the pure from the impure by way of juice and the mode of fusion or solution, on account of the excellence of this part, whence the name of the art is also judged to have arisen. It has its origin in nature, which the first artisans strove to imitate by industry, and that especially in the beginning in extracting juices from mineral veins and purifying them, in which manner nature itself produces pure metals and juices from mines, so that they may even be seen today protruding from their veins. Thus, in the past, it was of great value in metallurgy. Now it serves medicine rather, and labors not only in minerals, but also in animals and vegetables for human uses and the preservation of health, although it also contributes many ornaments of life. The first inventor of this is believed to be that Tubalcain known in sacred writings, whom they call Vulcan. For he is written to have been the first to labor in metallurgy, which is a part of Alchemy. In Egypt, Hermes, or Mercurius Trismegistus, was its celebrant, having discovered the noble transmutation, from whom certain things of the art still have their name, such as the vessel of Hermes or the pelican, the birds of Hermes, the Hermetic seal, etc. From him, the art itself is called the art of Hermes, and is understood to be transmutatory. In our time, Paracelsus added it to the highest things in his confidence and begat the peculiar faction of the Paracelsians.

Bu metin neden önemli

Andreas Libavius (yaklaşık 1555-1616) Alman hekim ve kimyagerdi. 1597'de Frankfurt'ta basılan Alchemia, dağınık simya pratiklerini düzenli, okul düzeyinde öğretilebilir bir alana dönüştürme çabasıyla yazıldı ve bu yönüyle ilk sistematik kimya ders kitabı sayılır. Libavius, homunculus efsanesi gibi gizemli ve batıl öğeleri reddederek nesnel laboratuvar yöntemini savundu; aynı zamanda Paracelsus ve izleyicilerinin sert bir eleştirmeniydi. Bu açılış bölümü, onun tanım verme ve sınıflandırma tutkusunu, simyayı bir soyağacı ve yöntem içinde konumlandırma biçimini örnekler.

Bülten

Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol

Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.

Künye
Kaynak eser
Alchemia (Andreas Libavius, 1597), Liber Primus, Caput I
Neşir
Frankfurt, 1597 (birinci baskı)
Konum
Sayfa 23 (Liber I, De Encheria, Caput I: Quid Alchemia)
Çeviren
Şira Nur Uysal
Dijital nüsha
Source Library
Bu Türkçe çeviri © Şira Nur Uysal, CC BY 4.0 ile paylaşılmıştır (serbestçe kullanın, kaynak gösterin). Kullanım & lisans →
← Kütüphaneye dön