Onsekizinci yüzyıl simyasının en çok okunan metinlerinden biri olan Aurea Catena Homeri, yani Homeros'un Altın Zinciri, göğü ve yeri birbirine bağlayan görünmez bir zincir tasavvur eder. Aşağıdaki bölüm eserin en temel iki başlığından gelmektedir: Doğa'nın ne olduğu ve her şeyin nasıl bir ilk kaostan doğduğu. Metin, ruhun madde içine inişini ve maddenin ruhla arınışını tarif eden simyasal dünya görüşünün çekirdeğini oluşturur.
Birinci Bölüm. Doğa Nedir. Doğa, görünen bu dünyanın Kadir Yaratıcısı tarafından, içine bağlanmış her şeyle, hatta biz görünür ruhlarla birlikte bir araya getirilmiş bedendir. Daha iyi anlaşılması için bunların görünmez tabii bir kısma ayrıldığı düşünülür; ancak bu, bizi burada oyalamaz, zira her şeyin ve her nesnenin Tanrı tarafından Kaos'tan ve tabii bir yoldan var edildiği kanaatindeyiz.
İkinci Bölüm. Her Şey Neden Doğar. İdrak edilemeyen Tanrı, lütufkâr iradesiyle her şeyi yokluktan çağırdı. Zira iyilik dolu ağzından Kutsal Söz olan Ruhunu bırakıverdiği anda her şey oldu; ölçüsüz bir buhar, sis ve dumana dönüştü. Onu hiç bırakmayan kucağı bu buhara dokundu ve onu çözüp yoğunlaştırarak, herkesin bildiği o Kaotik esere çevirdi; bütün süsleriyle koca âlemin kendisinden derildiği şey işte budur.
Ve Tanrı, bütün tabii şeylerin, dünyanın başından sonuna dek, ilk kökenini buradan almasını açıkça diler. Bu eserin kökeni ise, gösterildiği üzere, ebedî Tanrı'dır; O'ndan doğan ve kudretle dolu Ruhu olan eseridir. Sonunda bu, bir buhar ve sis olarak görünür oldu, hatta bir esere dönüştü ve kendini bize şu yalın biçim altında sunar: birde var olan iki şey, yani görünmez bir eser ile onun içinde gizlenip gözden kaçan görünmez bir ruh.
Örtünün özelliği de şudur: ruh olmadan o yalnızca bir kabuktur, çekirdeği olmayan bir kabuk. Ruh ise çekirdeksiz değildir; fakat bir temeli olmadıkça hiçbir şey de değildir, çünkü ruhun cismanî yahut insanî şeyler yapabilmesi için bir bedeni olması gerekir. Zira Tanrı bunu böyle diledi: ruh, eser aracılığıyla her şeyde her şeyi işler; çünkü ruh bütün şeylerle son derece kolay karışır ve bu sayede her şeye erişebilir, nüfuz edebilir, her şeyi doğurabilir ve yeniden yok edebilir.
İdrak edilemeyen Tanrı, lütufkâr iradesiyle her şeyi yokluktan çağırdı; ölçüsüz bir buhar, sis ve dumana dönüştü.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Aurea Catena Homeri, ilk kez 1723'te Almanca yayımlanan ve Avusturyalı simyacı Anton Joseph Kirchweger'e atfedilen anonim bir eserdir. Adını, Homeros'un İlyada'sında Zeus'un göğü yere bağlayabileceği altın zincir imgesinden alır; simyacılar bu imgeyi, kozmik ruhun yukarıdaki gökten aşağıdaki maddeye inişini ve yeniden yükselişini anlatan bir alegoriye çevirmişlerdir. Metin, doğanın tek bir ilk maddeden, yani Kaos'tan ya da evrensel tohumdan doğduğunu; güherçile (nitre), tuz ve evrensel ruh gibi unsurların bu tek kökten türediğini savunur. Eser onsekizinci yüzyıl boyunca Alman Hermetik ve Paracelsusçu çevrelerde büyük etki uyandırmış, Goethe'nin genç yaşta okuduğu ve simyaya dair anlayışını biçimlendiren temel kaynaklardan biri olmuştur.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- Aurea Catena Homeri (Homeros'un Altın Zinciri), Anton Joseph Kirchweger; onsekizinci yüzyıl elyazması, 1740. Kaynak: Source Library (sourcelibrary.org).
- Neşir
- 18. yüzyıl elyazması (yayım 1740); Almanca aslından İngilizce çeviri. Alıntı: Bölüm 1-2, sayfa 15.
- Konum
- Sayfa 15 (Bölüm 1: Doğa Nedir; Bölüm 2: Her Şey Kimden Doğar)
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
