Leone Ebreo, yani Yehuda Abravanel, İberya sürgününün yarattığı acıyı Rönesans Neoplatonizminin en zarif felsefi kurgularından biriyle harmanlayan bir hekim ve düşünürdü. Aşk Diyalogları, Filon ile Sofia arasında geçen bir söyleşi biçiminde ilerler ve aşkı yalnızca bir tutku olarak değil, ruhu eksik bilgiden kâmil birliğe yükselten kozmik bir güç olarak ele alır. Aşağıdaki pasajda Filon, aşkın bilgiyi önceden gerektirdiğini fakat asıl amacının bilinen şeyle birleşmek olduğunu, ekmeği tatmakla onu gerçekten bilmek arasındaki benzetmeyle açıklar.
Doğru ve zorunlu olan önermeler arasında biri şudur ki mutluluk, gerçek bir erek olarak ruhun son edimindedir. Bir diğeri ise mutluluğun, ruhun en soylu ve en tinsel gücünün ediminde bulunduğu, bunun da akılsal güç olduğudur. Aşkın bilgiyi önceden varsaydığı da yadsınamaz. Fakat bundan aşkın ruhun son edimi olduğu sonucu çıkmaz. Zira bilesin ki Tanrı katında sevilen ve arzulanan tüm şeyler iki tür bilgide bulunur. Biri, onun doğurduğu aşktan önce gelen ve henüz kusursuzca birleştirici olmayan bilgidir. Öteki ise aşktan sonra gelen, aşkın kendisinin doğurduğu bilgidir ki bu birleştirici idrak, kâmil birliğin meyvesidir.
Nitekim ekmeğin ilk bilgisi, aç olan kişinin onu sevmesine ve arzulamasına yol açar. Çünkü onu önceden bilmeseydi ne sevebilir ne de arzulayabilirdi. İşte bu sevgi ve arzu aracılığıyla ekmeğin gerçek birleştirici idrakine ulaşırız. Bu da onu fiilen yediğimiz andır. Zira ekmeğin hakiki bilgisi onu tatmaktır. Sevilen ve arzulanan her şeyde durum böyledir. Bunların tümünde sevgi ve arzu, bizi eksik bilgiden kâmil birliğe yükselten bir vasıtadır ki bu birlik, sevginin ve arzunun gerçek ereğidir.
Ekmeğin hakiki bilgisi onu tatmaktır. Sevgi ve arzu, bizi eksik bilgiden kâmil birliğe yükselten bir vasıtadır.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Bu pasaj, Neoplatonik aşk kuramının kalbindeki bir ayrımı ortaya koyar. Filon, Marsilio Ficino ve Floransa Platonculuğunun çizgisini izleyerek iki tür bilgiden söz eder. İlki, aşkı doğuran ön bilgidir. İkincisi ise aşkın kendisinin meyvesi olan ve sevileni bilenle birleştiren idraktir. Ekmeği tatmak benzetmesi, salt kavramsal bilginin ötesinde, birliğin ancak fiilî bir katılımla, yaşayarak gerçekleşeceğini anlatır. Böylece aşk, bir eksiklik ya da tutkudan çok, ruhu kusursuz birliğe taşıyan kozmik bir yükseliştir.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- Dialoghi di amore, composti per Leone medico hebreo (Aldine Press, Venedik, 1549)
- Neşir
- Aldine baskısı (Aldo Manuzio ve Andrea Torresano), Venedik, 1549
- Konum
- Diyalog I, s. 26 (dijital sayfa 60)
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
