Roma tahtına oturan son pagan imparator Julian, Hristiyanlığın yükselişine karşı yalnızca siyasi değil felsefi bir cephe de açtı. Galileleere Karşı adlı yapıtında Neoplatonik bir evren tasavvuru ortaya koyar. Bu tasavvurda tek ve aşkın bir Baba, her şeyin ortak kaynağı ve kralıdır; ne var ki yönetimi, her ulusun ve her kentin başına dikilmiş ikincil tanrılar aracılığıyla dünyaya yayılır. Aşağıdaki pasajda Julian, İbranilerin kıskanç ve tek bir kavme bağlı tanrısını, kendi öğretisinin çok katmanlı ilahi düzeniyle karşılaştırır.
Şimdi kendi öğretilerinizi bizimkilerle karşılaştırın. Bizim yazarlarımız der ki Yaratıcı, her şeyin ortak Babası ve Kralıdır; ancak belirli halkları yöneten ulusal tanrılara ve çeşitli kentleri koruyan koruyucu tanrılara başka görevler tahsis etmiştir. Bu ilahların her biri kendi alanını, kendi özgül doğasına göre yönetir. Her şey Baba'da eksiksiz ve birleşik olduğu halde, tekil ilahlarda belirli nitelikler öne çıktığından, Ares savaşçı ulusları yönetir; Athena hem bilge hem de savaşta yürekli olanları; Hermes ise atılgan olmaktan çok kurnaz olanları yönetir. Kısacası bu tanrıların başında bulunduğu uluslar, kendi özel ilahlarının temel karakterini yansıtır.
Şimdi, eğer deneyim öğretilerimizin doğruluğunu kanıtlamıyorsa, o zaman geleneklerimizin yalnızca bir uydurma olduğunu kabul edelim. Ama tersine, kadim çağlardan bu yana insanlığın deneyimi bizim sözlerimize tanıklık ediyorsa ve sizin öğretilerinizde hiçbir şey dünyanın gerçekliğiyle uyuşmuyorsa, o hâlde neden böylesine inatçı bir çekişmeye tutunuyorsunuz?
Her şey Baba'da eksiksiz ve birleşiktir; oysa tekil ilahlarda belirli nitelikler öne çıkar.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Julian, 361-363 yılları arasında hüküm süren ve Hristiyanlar arasında Apostata (Dönek) olarak anılan imparatordur. Galileleere Karşı, imparatorluğun son yıllarında kaleme aldığı ve Hristiyan öğretisini sistemli biçimde eleştirdiği bir polemiktir. Bu satırlarda Julian, Neoplatonik bir sudur (emanation) mantığını işletir: aşkın ve bölünmez Baba'dan yayılan ilahi güç, uluslara ve kentlere bakan ikincil tanrılar aracılığıyla çokluğa açılır. Böylece halkların birbirinden farklı mizaçları, tek bir kıskanç tanrının keyfi tercihine değil, her ulusa özgü koruyucu ilahın doğasına bağlanır. Metin, Iamblikhos ve Plotinos çizgisindeki geç antik Neoplatonizmin siyasi bir teolojiye dönüştüğü ender anlardan biridir.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- Works of the Emperor Julian, Vol. 3 (Against the Galileans)
- Neşir
- Wilmer Cave Wright çevirisi, Loeb Classical Library dizisi, cilt 3, 1913
- Konum
- s. 419-420 (Neumann kenar numaraları 115-116); "Against the Galilaeans" başlıklı incelemenin gövdesi
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
