Zorunlu Varlığa Kesintisiz Tanıklık
İbn Rüşd (Averroes) portresi, Louis Le Breton, 1863. İbn Tufeyl'in himaye edip saraya takdim ettiği çağdaşı ve Endülüs felsefe geleneğinin diğer büyük ismi.
Neoplatonizm

Zorunlu Varlığa Kesintisiz Tanıklık

İbn Tufeyl· 1671· Özgün: İngilizce· Source Library
NeoplatonizmTürkçe çeviriAçık erişim

İbn Tufeyl'in Hayy bin Yakzan'ı, ıssız bir adada tek başına büyüyen ve hiçbir öğretmeni olmaksızın aklının basamaklarını tırmanarak en yüksek hakikate ulaşan bir insanın öyküsüdür. Aşağıdaki pasaj, kahramanın seyir yolculuğunun doruğunu anlatır. Nefsin olgunluğu ve gerçek hazzı, artık duyulur dünyanın dağınıklığında değil, Zorunlu Varlığa aralıksız bakışta bulunur. Fakat bedenin ihtiyaçları, açlık, soğuk, bir sesin kulağa çarpması bu temaşayı durmadan böler. Bu, Yeni Eflatuncu düşüncenin özüdür: ruhun asıl vatanı bedenin ötesindedir ve mutluluk, bir an için bile ayrılmadan İlk İlke'ye yönelmiş kalmakta yatar.

Türkçe çeviri · Çeviren Şira Nur Uysal

Nefsinin olgunluğunun ve hazzının ancak o Zorunlu Varlığa sürekli tanıklıkta, bir an bile ondan yüz çevirmeksizin fiilen ebediyen süren bir tanıklıkta bulunduğu ona açıkça belli olunca, öyle ki ölüm kendisine bu fiilî tanıklık hâlindeyken erişsin ve hazzı hiçbir acıyla kesintiye uğramadan sürüp gitsin, işte o zaman bu fiilî tanıklığın süreklilik kazanmasının kendisi için nasıl mümkün olabileceğini, ondan hiçbir yüz çevirmenin vaki olmayacağı bir hâlin nasıl elde edileceğini düşünmeye başladı.

Bir süre o Varlığın düşüncesinde sebat ediyordu; ne var ki mutlaka bir duyulur nesne gözüne görünür, ya da bir hayvanın sesi kulağını deler, ya da zihnine bir hayal gelir, ya da uzuvlarının birinde bir acı belirir, yahut açlık, susuzluk, soğuk veya sıcak ona çarpar, yahut ihtiyacını gidermek için kalkması gerekirdi. Böylece düşüncesi bulanır, içinde bulunduğu hâlden ayrılır ve daha önce eriştiği o tanıklık hâline ancak büyük bir çabadan sonra dönebilirdi.

Nefsinin olgunluğu ve hazzı, ancak o Zorunlu Varlığa bir an bile yüz çevirmeksizin sürekli tanıklıkta bulunuyordu.
Özgün metin (İngilizce)
When it became clear to him that the perfection of his essence and its pleasure consists only in the witnessing of that Necessary Being perpetually, a witnessing in act forever, so that he does not turn away from Him for the blink of an eye, so that his death may befall him while he is in the state of witnessing in act, then his pleasure connects without being interrupted by pain. Then he began to think about how this permanence of witnessing in act could come about for him, so that no turning away would occur from him. He would persist in the thought of that Being for a time, but it was only that some sensory object would appear to his sight, or the sound of some animal would pierce his hearing, or some fantasy would occur to him, or he would experience pain in one of his limbs, or hunger, thirst, cold, or heat would strike him, or he would need to get up to relieve himself, so his thought would be disturbed and he would depart from what he was in, and it would be difficult for him to return to the state of witnessing he had been in, except after great struggle.

Bu metin neden önemli

On ikinci yüzyıl Endülüs'ünün büyük hekim ve filozofu İbn Tufeyl'in yazdığı Hayy bin Yakzan, felsefi bir alegoridir. Yalnız aklıyla hakikate ulaşan insan fikri, Yeni Eflatunculuğun sudur ve nefsin yükselişi öğretilerini İslam felsefesi geleneğiyle birleştirir. Buradaki metin, eserin 1671'de Oxford'da Edward Pococke tarafından Arapça aslı ve Latince tercümesiyle birlikte basılan Philosophus Autodidactus baskısından çevrilmiştir. Bu baskı, Avrupa düşüncesinde derin izler bırakmış, kendi kendini eğiten akıl imgesi Aydınlanma çağına dek yankılanmıştır. Pasajda anlatılan mushahede yani kesintisiz temaşa hâli, hem Plotinos'un Bir'e yükseliş öğretisini hem de tasavvufun fenâ deneyimini birlikte yansıtır; nitekim metinde Sufilerin önderi Cüneyd'e de gönderme yapılır.

Bülten

Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol

Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.

Künye
Kaynak eser
حي بن يقظان / Philosophus Autodidactus (İbn Tufeyl), Edward Pococke baskısı, Oxford, 1671
Neşir
Oxford: excudebat H. Hall academiae typographus, 1671 (Arapça asıl ile karşılıklı Latince tercüme; Edward Pococke neşri)
Konum
Sayfa 150 (tanıklık ve temaşa pasajı), İngilizce tercüme katmanı
Çeviren
Şira Nur Uysal
Dijital nüsha
Source Library
Bu Türkçe çeviri © Şira Nur Uysal, CC BY 4.0 ile paylaşılmıştır (serbestçe kullanın, kaynak gösterin). Kullanım & lisans →
← Kütüphaneye dön