İbn Sînâ'nın ruh öğretisi, Yeni Eflâtuncu düşüncenin İslam felsefesindeki en arı ifadelerinden biridir. Onun tasavvurunda insan aklı, bilgiyi kendi içinden üretmez; onu yüksek bir kaynaktan, Suretleri Bağışlayan Faal Akıl'dan alır. Aşağıdaki pasaj, bu birleşmeyi çarpıcı bir benzetmeyle anlatır: ateşin içine uzun süre bırakılan demir nasıl kızarıp ateşle bir olursa, güç halindeki akıl da ilahî olanın makul suretiyle birleştiğinde ilahî olanla bir olur. Metin, 1546 tarihli Latince baskıdan alınmış olup İbn Sînâ'nın Arapça özgün risalesine dayanır.
Şunu da belirtelim ki Araplar der ki, tıpkı kızarmış demirde ateşin etkisini gördüğümüz gibi, öyle ki demir ile ateşin tek bir şey olduğunu söyleyebiliriz, aynı biçimde makul suret ile faal akıldan da tek bir şey meydana gelir. Bundan ötürü, güç halindeki akıl belli bir suretle fiile geçirildiğinde ve gerçekten düşünmekte olduğunda, o zaman fiil halindeki aklın hem düşünen hem de düşünülen olduğunu söyleriz.
Ve tıpkı demirin, uzun süre ateşe verildiğinde kızıp ateşle birleşerek ateşin işlerini görmesi gibi, güç halindeki akıl da ilahî olanın makul suretiyle birleştiğinde bizzat ilahî olanla birleşir. Kimi zaman ise bu birleşmeden, Tanrı'nın akıttığı inayet sayesinde ilahî fiilleri işler, ve ruhun Tanrı ile birliği gerçekleşir.
Demir uzun süre ateşe verildiğinde kızıp ateşle bir olur ve ateşin işlerini görür; işte güç halindeki akıl da ilahî olanın suretiyle birleştiğinde bizzat ilahî olanla bir olur.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Bu metin, İbn Sînâ'nın "Kitâbü'n-Nefs" geleneğine bağlı Ruh Risalesi'nin (Compendium de anima) 1546 tarihli Latince baskısından gelir. Yeni Eflâtuncu kozmolojide bilgi, sudûr yoluyla yukarıdan aşağıya akar; en aşağıda insan aklını aydınlatan Faal Akıl, yani Suretleri Bağışlayan bulunur. Buradaki demir ve ateş benzetmesi, İskender Afrodisiaslı'dan miras kalan ve Arap felsefecilerince geliştirilen aklın ittihadı öğretisini özetler: potansiyel akıl, düşündüğü makul sureti kendi özüne katarak onunla bir olur. İbn Sînâ bu birleşmenin en yüksek basamağını ilahî olanın bilgisine ulaşan, böylece Tanrı ile birleşen ruhta görür. Bu tasavvur, hem ortaçağ hem de Rönesans psikolojisinin köşe taşı olmuş, Latin dünyasında yüzyıllarca okunmuştur.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- Compendium de anima (Ruh Üzerine Muhtasar), İbn Sînâ; Latinceye çeviri Andreas Alpagus
- Neşir
- Latince baskı, 1546 (Arapçadan çeviren Andreas Alpagus / Bellunolu Andreas)
- Konum
- Sayfa 56 (translation içeriği); metinde Roma Vittorio Emanuele ve Napoli Ulusal Kütüphanesi damgaları
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
