Evrenin Duyusu: Dünya, Yüce Tanrı'nın Yaşayan Bir Tapınağıdır
Campanella'nın "De Sensu Rerum et Magia" (1620) eserinin gravürlü başlık sayfası: iki hurma ağacı arasındaki metin panosu, tepede kişileştirilmiş güneş ve altta büyük bir çan. Çan, yazarın adına (Campanella) yapılan görsel bir cinastır; güneş ise evreni canlandırdığına inandığı yaşamsal ısıyı ve güneş merkezli kozmolojisini yansıtır.
Kozmoloji

Evrenin Duyusu: Dünya, Yüce Tanrı'nın Yaşayan Bir Tapınağıdır

Tommaso Campanella· 1620· Özgün: İngilizce· Source Library
KozmolojiTürkçe çeviriAçık erişim

Tommaso Campanella, "De Sensu Rerum et Magia" (Şeylerin Duyusu ve Büyü Üzerine) adlı eserinde, doğayı edilgen ve cansız kabul eden yaygın Aristotelesçi görüşe karşı çıkar. Eserin bütününü taçlandıran bu son bölümde (Epilogus), Campanella düşüncesini en cüretkâr biçimiyle özetler: bütün dünya baştan sona duyudur, yaşamdır, ruhtur. Aşağıdaki pasaj, panpsişist kozmolojinin en berrak ifadelerinden biridir. İnsanı, tüm evreni kucaklayan bu büyük canlının içinde onu seyreden ve tanıyan bir varlık olarak konumlandırır.

Türkçe çeviri · Çeviren Şira Nur Uysal

Öyleyse bütün dünya baştan sona duyudur, yaşamdır, ruhtur, bedendir ve Yüce Tanrı'nın bir heykelidir; O'nun kendi görkemi için, kudretle, bilgelikle ve sevgiyle kurulmuştur. Sebepsiz yere acı çekmez. Onun içinde nice ölümler ve nice yaşamlar vuku bulur, hepsi de onun büyük yaşamına hizmet eder. Ekmek bizde ölür ve hazmedilmiş öze dönüşür; o öz ölür ve kana dönüşür; kan ölür ve ete, sinire, kemiğe, canlı soluğa ve tohuma dönüşür. Böylece çeşit çeşit yaşamlara, ölümlere, acılara ve hazlara katlanır, yine de bunların hepsi bizim yaşamımıza hizmet eder.

İşte tıpkı böyle, bütün dünya için her şey sevinç ve fayda kaynağıdır, çünkü her şey bütünün uğruna vardır; bütün ise Tanrı'nın uğruna, O'nun görkemi için vardır. Onlar, bir hayvanın karnındaki kurtçuklar gibi kalırlar; tüm canlılar dünyanın karnındadır ve dünyanın duyduğunu düşünmezler, tıpkı karnımızdaki kurtçukların bizim duyduğumuzu asla bilmedikleri gibi. Dünyanın, kendilerininkinden çok daha ilahî bir ruhu olduğuna da inanmazlar. Ne var ki canlılar, dünyanın kutlu ruhunun canlandırmasıyla değil, her biri kendi ruhuyla canlanır; tıpkı içimizdeki kurtçukların bizim gibi akıl sahibi olmaması gibi.

Öyleyse insan, bütün dünyanın sonsözüdür; onu işleyen ve ona hayran olandır; çünkü uğruna yaratıldığı Tanrı'yı tanımak ister. Dünya bir heykeldir, bir suret, yaşayan bir Tapınak ve Tanrı'nın bir kitabıdır. Tanrı bu kitaba sonsuz güzellikte şeyleri, kendi zihninde tasarladığı gibi yazmış ve resmetmiştir; kendi kavrayışlarını dile getirmiş, onları gökyüzünde canlı ve yalın heykellerle, yeryüzünde ise cansız ve karışık heykellerle bezemiştir. Peki tüm bunlar aracılığıyla biz Tanrı'ya yükseltiliyor muyuz?

Dünya bir heykeldir, bir suret, yaşayan bir Tapınak ve Tanrı'nın bir kitabıdır.
Özgün metin (İngilizce)
The entire world, therefore, is sense, life, soul, body, and a statue of the Most High God, founded for His own glory, in power, wisdom, and love. It feels pain for no reason. Within it, so many deaths and lives occur, serving its great life. Bread dies in us and becomes chyle, which dies and becomes blood; blood dies and becomes flesh, nerve, bone, spirit, seed; and it suffers various lives, deaths, pains, and pleasures, yet they serve our life. Thus, to the whole world, all things are joy and utility, since all things exist for the sake of the whole; but the whole exists for the sake of God, for His glory. They remain like worms in the belly of an animal, all animals in the belly of the world, and they do not think the world feels, just as the worms in our belly do not know at all that we feel: nor do they believe it has a soul far more divine than they possess. Yet animals are not animated by the animation of the blessed soul of the world, but each by its own, like the worms in us, which are not rational as we are. Man, therefore, is the epilogue of the whole world, its cultivator and admirer, while he wishes to know God, for whose sake he was made. The world is a statue, an image, a living Temple, and a codex of God, where He has inscribed and depicted things of infinite beauty, conceived in His own mind, and expressed His own concepts, which He adorned with living, simple statues in heaven, and dead, mixed ones on earth. But from all these, are we lifted up to God?

Bu metin neden önemli

Bu pasaj, eserin son bölümü olan "Epilogus"tan, alt başlığıyla "De sensu Universi" (Evrenin Duyusu) kısmından alınmıştır. Campanella, Napoli Krallığı'nda İspanyol egemenliğine karşı komplo kurmaktan uzun yıllar hapis yatan bir Dominiken keşiş ve filozoftu. "Şeylerin Duyusu" öğretisi, sonuçların duyuya sahip olmasından yola çıkarak sebeplerinin de duyuya sahip olması gerektiğini ve böylece evrenin bütün ögelerinin canlı olduğunu savunur. Bu görüş, modern panpsişizmin erken bir öncüsü sayılır ve Campanella'yı çağdaşı Aristotelesçi ortodoksiyle karşı karşıya getirmiştir. Metnin özgün dili Latincedir; burada verilen İngilizce, kütüphanenin çeviri katmanından alınmıştır.

Bülten

Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol

Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.

Künye
Kaynak eser
De Sensu Rerum et Magia (On the Sense of Things and on Magic), Epilogus, De sensu Universi
Neşir
Latince özgün, 1620 (Frankfurt baskısı geleneği); İngilizce çeviri Source Library çeviri katmanından
Konum
Sayfa 422 (Epilogus), book_id 6990652d726f64800c109dae
Çeviren
Şira Nur Uysal
Dijital nüsha
Source Library
Bu Türkçe çeviri © Şira Nur Uysal, CC BY 4.0 ile paylaşılmıştır (serbestçe kullanın, kaynak gösterin). Kullanım & lisans →
← Kütüphaneye dön