Tommaso Campanella, "De Sensu Rerum et Magia" (Şeylerin Duyusu ve Büyü Üzerine) adlı eserinde, doğayı edilgen ve cansız kabul eden yaygın Aristotelesçi görüşe karşı çıkar. Eserin bütününü taçlandıran bu son bölümde (Epilogus), Campanella düşüncesini en cüretkâr biçimiyle özetler: bütün dünya baştan sona duyudur, yaşamdır, ruhtur. Aşağıdaki pasaj, panpsişist kozmolojinin en berrak ifadelerinden biridir. İnsanı, tüm evreni kucaklayan bu büyük canlının içinde onu seyreden ve tanıyan bir varlık olarak konumlandırır.
Öyleyse bütün dünya baştan sona duyudur, yaşamdır, ruhtur, bedendir ve Yüce Tanrı'nın bir heykelidir; O'nun kendi görkemi için, kudretle, bilgelikle ve sevgiyle kurulmuştur. Sebepsiz yere acı çekmez. Onun içinde nice ölümler ve nice yaşamlar vuku bulur, hepsi de onun büyük yaşamına hizmet eder. Ekmek bizde ölür ve hazmedilmiş öze dönüşür; o öz ölür ve kana dönüşür; kan ölür ve ete, sinire, kemiğe, canlı soluğa ve tohuma dönüşür. Böylece çeşit çeşit yaşamlara, ölümlere, acılara ve hazlara katlanır, yine de bunların hepsi bizim yaşamımıza hizmet eder.
İşte tıpkı böyle, bütün dünya için her şey sevinç ve fayda kaynağıdır, çünkü her şey bütünün uğruna vardır; bütün ise Tanrı'nın uğruna, O'nun görkemi için vardır. Onlar, bir hayvanın karnındaki kurtçuklar gibi kalırlar; tüm canlılar dünyanın karnındadır ve dünyanın duyduğunu düşünmezler, tıpkı karnımızdaki kurtçukların bizim duyduğumuzu asla bilmedikleri gibi. Dünyanın, kendilerininkinden çok daha ilahî bir ruhu olduğuna da inanmazlar. Ne var ki canlılar, dünyanın kutlu ruhunun canlandırmasıyla değil, her biri kendi ruhuyla canlanır; tıpkı içimizdeki kurtçukların bizim gibi akıl sahibi olmaması gibi.
Öyleyse insan, bütün dünyanın sonsözüdür; onu işleyen ve ona hayran olandır; çünkü uğruna yaratıldığı Tanrı'yı tanımak ister. Dünya bir heykeldir, bir suret, yaşayan bir Tapınak ve Tanrı'nın bir kitabıdır. Tanrı bu kitaba sonsuz güzellikte şeyleri, kendi zihninde tasarladığı gibi yazmış ve resmetmiştir; kendi kavrayışlarını dile getirmiş, onları gökyüzünde canlı ve yalın heykellerle, yeryüzünde ise cansız ve karışık heykellerle bezemiştir. Peki tüm bunlar aracılığıyla biz Tanrı'ya yükseltiliyor muyuz?
Dünya bir heykeldir, bir suret, yaşayan bir Tapınak ve Tanrı'nın bir kitabıdır.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Bu pasaj, eserin son bölümü olan "Epilogus"tan, alt başlığıyla "De sensu Universi" (Evrenin Duyusu) kısmından alınmıştır. Campanella, Napoli Krallığı'nda İspanyol egemenliğine karşı komplo kurmaktan uzun yıllar hapis yatan bir Dominiken keşiş ve filozoftu. "Şeylerin Duyusu" öğretisi, sonuçların duyuya sahip olmasından yola çıkarak sebeplerinin de duyuya sahip olması gerektiğini ve böylece evrenin bütün ögelerinin canlı olduğunu savunur. Bu görüş, modern panpsişizmin erken bir öncüsü sayılır ve Campanella'yı çağdaşı Aristotelesçi ortodoksiyle karşı karşıya getirmiştir. Metnin özgün dili Latincedir; burada verilen İngilizce, kütüphanenin çeviri katmanından alınmıştır.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- De Sensu Rerum et Magia (On the Sense of Things and on Magic), Epilogus, De sensu Universi
- Neşir
- Latince özgün, 1620 (Frankfurt baskısı geleneği); İngilizce çeviri Source Library çeviri katmanından
- Konum
- Sayfa 422 (Epilogus), book_id 6990652d726f64800c109dae
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
