Tommaso Campanella'nın 1602'de bir zindanda kaleme aldığı Güneş Kenti, aklın ve doğa yasasının yönettiği ütopik bir topluluğun tasviridir. Bir Cenevizli gemi kaptanı, yedi surla çevrili, tepe üzerine kurulu bu kenti ve zirvesindeki büyük tapınağı Büyük Üstat'a anlatır. Aşağıdaki pasaj, kentin kalbindeki dairesel tapınağın kozmik döşemesini betimler: burada gök kubbe bizzat evrenin bir haritasına dönüşmüştür.
Sunağın üzerinde büyük bir küreden başka hiçbir şey görünmez; bu kürenin üstüne gök cisimleri resmedilmiştir. Yanında bir küre daha durur ki onda da yeryüzünün bir sureti bulunur. Dahası, kubbenin tavanında birinci büyüklükten altıncı büyüklüğe dek göğün bütün yıldızlarının tasvirleri seçilebilir. Her birinin kendi adı ve yeryüzü şeyleri üzerindeki etki gücü, üçer küçük dize hâlinde işaretlenmiştir.
Yerin gerçek enlemine göre çizilmiş kutuplar, büyük ve küçük daireler de oradadır; ancak bunlar tam değildir, çünkü altta bir duvar yoktur. Öyle görünür ki bunlar sunağın üzerindeki kürelerle olan bağıntılarına göre yapılmıştır. Tapınağın döşemesi değerli taşlarla ışıldar.
Yedi altın kandili daima yanar durumda asılıdır ve bu kandiller yedi gezegenin adlarını taşır. Binanın en üst kısmında, küçük kubbenin çevresini küçük ve güzel odacıklar sarar. Dış ve iç sütunların kemerleri üstündeki düz alanın ardında ise, kırk dokuz sayısınca rahibin ve din görevlisinin ikamet ettiği irili ufaklı pek çok hücre bulunur.
Böylece tapınağın kubbesi, göğün kendisinin bir sureti gibi yükselir; yıldızlar, gezegenler ve yerin küresi tek bir mekânda toplanmıştır. İnsan buraya girdiğinde, sanki evrenin küçültülmüş bir örneğinin içinde durur ve göklerin düzenini başının üzerinde okuyabilir.
Yedi altın kandili daima yanar durumda asılıdır ve bu kandiller yedi gezegenin adlarını taşır.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Bu pasaj, Rönesans hermetizminin merkezî düşüncesini görünür kılar: yukarıda olan, aşağıda olanın örneğidir. Campanella'nın tapınağı yalnızca bir ibadet yeri değil, göklerin düzenini insanın gözü önüne seren bir kozmik modeldir. Tapınağın kubbesine resmedilen yıldızlar ve yedi gezegen kandili, evrenin bir mikrokozmosu olarak kenti anlamanın anahtarıdır.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- The City of the Sun (Civitas Solis)
- Neşir
- Merchant Books, 1929 (İngilizce çeviri); özgün metin 1602
- Konum
- Sayfa 11 (kitabın 15. görüntü sayfası), tapınak betimlemesi
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
