Giordano Bruno, 1584 yılında Londra'da kaleme aldığı "Kül Çarşambası Akşam Yemeği" (La cena de le Ceneri) adlı diyalogda, Kopernik'in açtığı yolu çok daha ileriye taşır ve göksel kürelerin kristalden duvarlarını yıkarak tek bir sonsuz evren tasavvurunu ilan eder. Birinci Diyalog'un doruğunda yer alan aşağıdaki bölümde, "Nolalı" olarak andığı kendi felsefesinin insan aklını nasıl özgürleştirdiğini anlatır. Ayın ya da başka yıldızların üzerinde yaşasaydık dahi kendimizi bu dünyadan pek farklı bir yerde bulmayacağımızı söyleyen Bruno, sayısız gök cismini birer canlı âlem olarak görür ve hepsini kuşatan tek bir uçsuz bucaksız esîr bölgesinden söz eder. Bu görüşler, onu 1600 yılında Roma Engizisyonu'nun ateşine götürecek olan düşüncelerin özüdür.
Böylece biliriz ki, ayın ya da başka yıldızların üzerinde bulunsaydık, buradan pek de farklı bir yerde olmazdık, hatta belki daha kötü bir yerde olurduk; nitekim başka cisimler de bu cisim kadar iyi, hatta kendi içlerinde ve kendi canlı sakinlerinin daha büyük mutluluğu bakımından daha da iyi olabilir. İşte böylece pek çok yıldızı, pek çok gök cismini, pek çok ilâhî varlığı tanırız; bunlar, o ilk, evrensel, sonsuz ve ebedî fâil sebebe hizmet ve tefekkür ile eşlik eden yüz binlercesidir.
Aklımız artık şu sekiz, dokuz ya da on hayalî hareketli kürenin ve onları döndürenlerin zincirlerine mahkûm değildir. Biliriz ki yalnız tek bir gök vardır, tek bir uçsuz bucaksız esîr bölgesi; bu görkemli ışıklar, ebedî hayata iştirak etmek uğruna kendi aralarında uygun mesafelerini korurlar. Bu alev alev yanan cisimler, Tanrı'nın izzet ve azametinin yüceliğini haber veren o elçilerdir.
Biliriz ki yalnız tek bir gök vardır, tek bir uçsuz bucaksız esîr bölgesi.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Bruno bu satırları, Kopernik heliyosentrizmini kendi Nolalı felsefesiyle aşan Birinci Diyalog'da yazar. Onun için Kopernik yalnızca bir başlangıçtır; asıl devrim, evreni sınırlayan kristal kürelerin tamamen ortadan kaldırılması ve yıldızların her birinin kendi canlılarını barındıran birer güneş olarak görülmesidir. Sonsuz evren, âlemlerin çokluğu ve dünyanın merkez olmadığı fikri, dönemin hem Aristocu doğa felsefesine hem de kilise öğretisine doğrudan meydan okuyordu. Metindeki gökbilimsel iddialar, Bruno'nun panteist eğilimli tanrı anlayışıyla iç içedir: sonsuz sebep, sonsuz eserinde kendini gösterir.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- La cena de le Ceneri (Kül Çarşambası Akşam Yemeği), Birinci Diyalog, Opere di Giordano Bruno Nolano içinde (1830 derlemesi)
- Neşir
- Opere di Giordano Bruno Nolano, Adolfo Wagner derlemesi, 1830 (özgün metin: La cena de le Ceneri, 1584); İngilizce çeviri Source Library aracılığıyla
- Konum
- Birinci Diyalog, s. 172 (Source Library sayfalandırması)
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
