Vezüv'ün Kalbinde: Doğa'nın Yeraltı Ocağı
Yeraltı Ateş Kanalları Sistemi (Pyrophylacia): Kircher'in Mundus Subterraneus eserinden, yeryüzünün içini merkezî bir ateşle dolu ve yüzeydeki yanardağlara bağlanan ateş kanallarından oluşan bir küre olarak gösteren gravür.
Kozmoloji

Vezüv'ün Kalbinde: Doğa'nın Yeraltı Ocağı

Mundus Subterraneus in XII libros digestus
Athanasius Kircher· 1678· Özgün: İngilizce· Source Library
KozmolojiTürkçe çeviriAçık erişim

Cizvit polihistör Athanasius Kircher, yeraltı dünyasını konu alan devasa eseri Mundus Subterraneus'un önsözünde, Vezüv Yanardağı'nın kraterine gece yarısı bizzat inişini anlatır. Şafak sökerken, elindeki ölçüm aletiyle kraterin çevresini ve derinliğini hesaplamaya girişir. Bu satırlarda gözlem ile kozmolojik hayranlık iç içe geçer; Kircher için yanardağ, Doğa'nın yeryüzünün merkezinde kurduğu ateşten bir ocağın, canlı bir organizma gibi işleyen kozmik bir düzenin görünen ağzıdır.

Türkçe çeviri · Çeviren Şira Nur Uysal

Şafak sökerken, dağın içyapısının tümünü olabildiğince büyük bir titizlikle keşfedebilmek için, ayağımı sağlam basabileceğim güvenli bir yer seçtim. Burası düz yüzeyli, kocaman bir kayaydı; dağın yamacı boyunca belli bir mesafeye kadar ona erişim açıktı. Oraya indim ve Pantometrum adını verdiğim ölçüm aletimi çıkararak dağı ölçmeye başladım.

Geometrik akıl yürütmeyle keşfettim ki kraterin çevresi neredeyse üç yüz bin adım, derinliği ise sekiz yüz adım tutuyordu. Dağ her yandan sarptı; içeriye erişim sağlayacak hiçbir eğim yoktu ve çevresi boyunca oyulmuş bir silindir biçiminde aşağıya iniyordu. Dibin uzaktan gözümüze daha dar bir çember içine alınmış görünmesi, yalnızca büyük uzaklık ve derinlikten ötürü, optik yasaların bir sonucuydu.

Doğa, sanki kendi ocağını dibin tam merkezine kurmuş gibiydi; gerçekten de sonu gelmeyen bir duman ve alev akışıyla kızgın, Vulkan'ın mutfaklarına benzer bir atölye. Burada kükürt, zift ve daha başka maden türleri kaynatılıp eritiliyor, yakılıyor ve gizli bir emekle, az sonra dünyaya salınacak ölümcül kıyımlar hazırlanıyordu.

İçeride hapsolan buharlar nasıl dizginleneceklerini bilmedikleri için, üzerlerine yüklenen ağırlığı öyle bir hız ve şiddetle, öyle korkunç çatırtılarla sarsıyorlardı ki dağ bir depremle titriyor gibi görünüyordu. Bu her olduğunda, küllerden ve maden artıklarından oluşmuş yumuşak üst tabakalar, sarsıntıyla gevşeyip tepeler gibi uçurumun dibine yıkılıyordu.

Doğa, sanki kendi ocağını dibin tam merkezine kurmuş gibiydi; sonu gelmeyen bir duman ve alev akışıyla kızgın, Vulkan'ın mutfaklarına benzer bir atölye.
Özgün metin (İngilizce)
As the dawn was breaking, I chose a safe place, secure for firm footing, in order to explore the entire constitution of the interior of the mountain with as much diligence as possible. It was a huge rock with a flat surface, to which access was open for some distance along the slope of the mountain. I descended to it and, taking out my Pantometrum, began to measure the mountain. I discovered through geometric reasoning that the circumference of the crater contained almost 300,000 paces, and its depth 800 paces. The mountain was precipitous on all sides; no slope was given by which access to the interior could be found, and it descended in the form of an excavated cylinder in its circumference. Although the bottom appeared to our eyes to be enclosed by a narrower periphery, this happened according to optical reasons and laws only because of the great distance and depth from the innermost surface of the crater. Nature seemed to have established its own hearth in the center of the bottom; truly a workshop of Vulcanian kitchens, hot with an eternal flow of smoke and flames, occupied in boiling down sulfur, bitumen, and other species of minerals, smelting and burning them, and in preparing through some hidden labor the deadly slaughters that were to be delivered shortly after.

Bu metin neden önemli

Bu pasaj, on yedinci yüzyıl doğa felsefesinin doğrudan gözlem ile kozmolojik hayranlığı nasıl birleştirdiğinin çarpıcı bir örneğidir. Kircher, yeryüzünü merkezinde ateş barındıran, canlı bir organizma gibi işleyen bir beden olarak tasavvur eder; yanardağ da bu içsel ateşin görünen kapısıdır. Ölçüm aletiyle krateri hesaplaması, Rönesans hermetizminden erken jeolojiye geçişin habercisidir.

Bülten

Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol

Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.

Künye
Kaynak eser
Mundus Subterraneus in XII libros digestus (Athanasius Kircher), 1678 baskısı; Önsöz, Bölüm III: Vezüv Dağı'nın keşfi üzerine
Neşir
Amsterdam, Joannes Janssonius van Waesberge, 1678 (C.G. Jung kişisel kütüphanesi nüshası)
Konum
Sayfa 19 (Önsöz, Bölüm III)
Çeviren
Şira Nur Uysal
Dijital nüsha
Source Library
Bu Türkçe çeviri © Şira Nur Uysal, CC BY 4.0 ile paylaşılmıştır (serbestçe kullanın, kaynak gösterin). Kullanım & lisans →
← Kütüphaneye dön