Madauralı Apuleius, ikinci yüzyılın Platoncu hatibi, Sokrates'in gizemli iç sesini, o ünlü daimonunu bir dogmanın çekirdeği hâline getirir. Erişilmez ve yüce yaratıcı ile insanın dünyevi sürgünü arasındaki uçurumu nasıl kapatabiliriz? Apuleius'un yanıtı, sonraki bütün Neoplatonik meleklerbilimin habercisidir: havanın orta bölgesinde, yer ile gök arasında, dualarımızı yukarı taşıyan ve tanrısal lütfu aşağı indiren aracı varlıklar yaşar. Aşağıdaki pasaj, bu aracı daimonlar öğretisinin en berrak ifadesidir.
Bunların yanı sıra, orta bir tabiata sahip belli tanrısal güçler vardır. Bunlar en yüce esîr ile aşağıdaki yer arasında, havanın bu aralığında konumlanmışlardır ve özlemlerimiz ile hak edişlerimiz onlar aracılığıyla Tanrılara iletilir. Yunanlıların adıyla bunlara daimonlar denir. Yerin sakinleri ile göğün sakinleri arasına ulaklar olarak yerleştirilmişlerdir. Bir taraftan öbürüne duaları ve lütufları, yakarışları ve yardımı taşırlar. İki taraf için de bir çeşit yorumcu ve haber taşıyıcısıdırlar.
Platon'un Şölen adlı eserinde söylediği gibi, bütün vahiyler, büyücülerin çeşitli mucizeleri ve her türden kehanet, işte bu aynı daimonlar aracılığıyla gerçekleşir. Zira bu topluluğun özel olarak görevlendirilmiş bireyleri, her birine ayrılan alana göre her şeyi yönetirler. Kimi düşler kurarak, kimi iç organlarda uğursuz yarıklar açarak, kimi bazı kuşların uçuşunu yöneterek, kimi başkalarına ötüşü öğreterek, kimi kâhinlere ilham vererek, kimi yıldırımlar salarak, kimi bulutlarda şimşek çaktırarak, kimi de gelecek olayların bilgisini edinmemizi sağlayan başka şeyleri vuku buldurarak.
Yerin sakinleri ile göğün sakinleri arasına ulaklar olarak yerleştirilmişlerdir; bir taraftan öbürüne duaları ve lütufları taşırlar.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Bu pasaj, Apuleius'un öğretisinin dönüm noktasıdır. Platon'un "hiçbir Tanrı insanlarla karışmaz" ilkesini alıntıladıktan sonra ortaya çıkan bir itiraza yanıt verir: eğer tanrılar bizden büsbütün ayrıysa, dualarımız kime ulaşır? Apuleius'un çözümü, evreni tanrılar, daimonlar ve insanlar diye üçe bölen Platoncu şemadır. Daimonlar, havanın orta bölgesinde yaşayan, ne tanrıların ölümsüz saflığına ne de insanın çürüyen doğasına sahip aracı varlıklardır. Sokrates'in daimonu da işte bu düzenin en yüksek basamağındandır. Apuleius'un burada çizdiği kozmoloji, İamblikhos ve Proklos'un geliştireceği geç antik Neoplatonizmin ve dolaylı olarak Hristiyan meleklerbiliminin de zeminini kurar.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- On the God of Socrates (De Deo Socratis), in The Works of Apuleius, Thomas Taylor çevirisi, Bohn's Classical Library
- Neşir
- The Works of Apuleius (Londra, 1842); Thomas Taylor'un İngilizce çevirisi
- Konum
- Sayfalar 372-373 (özgün numaralandırma), "On the God of Socrates" bölümü
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
