Aranan birincil kaynak olan Tyruslu Maximus'un daimon üzerine söylevleri kütüphanede yalnızca 1525 tarihli Yunanca baskının makine çevirisiyle, kopuk ve okunması güç bir OCR halinde bulunuyordu. Bu nedenle aynı geleneğin ve aynı temanın en yakın gerçek birincil metnine yöneldik: Apuleius'un "Sokrates'in Tanrısı" (De Deo Socratis) adlı incelemesi. Bu metin, Orta Platonculuğun ve Neoplatonik geleneğin kişisel koruyucu daimon üzerine yazılmış temel eseridir. Aşağıdaki pasaj, klasik Platoncu çevirmen Thomas Taylor'ın Ingilizce çevirisinden alınmıştır. Apuleius burada Platon'un öğretisini aktarır: her insana, hayatı boyunca ona tanıklık eden ve onu gözeten bir daimon ayrılmıştır. Görünmez ama daima hazır bulunan bu varlık, yalnızca eylemlerimizin değil düşüncelerimizin de gözeticisidir ve ruhun en derin köşesinde, vicdanın yerinde ikamet eder.
Daimonların bu daha yüce mertebesinden yola çıkarak Platon, her insana kendine özgü bir daimonun ayrıldığı kanısındadır. Bu daimon, kişinin hayattaki davranışlarının bir tanığı ve bir koruyucusudur; kimseye görünmeksizin daima hazır bulunur ve yalnızca eylemlerinin değil düşüncelerinin bile gözeticisidir.
Ne var ki hayat sona erdiğinde ve ruhun kendi yargıçlarına dönmesi gerektiğinde, ona başkanlık etmiş olan bu daimon onu hemen kavrar ve kendi emaneti olarak yargıya götürür; ruh davasını savunurken orada onunla birlikte bulunur. Ruhu, herhangi bir yalanla suçluysa kınar; doğru olanı ileri sürüyorsa söylediklerini destekler; ve onun tanıklığına uygun olarak hüküm verilir.
Öyleyse Platon'un benim açıkladığım bu ilahi görüşünü işiten sizler, yapacağınız her işe ya da üzerine düşüneceğiniz her konuya zihinlerinizi öyle uydurun ki, bu koruyucuların gözünden ne zihnin içinde ne de dışında hiçbir şeyin gizli kalmadığını bilen kimseler olun. Zira daimon bütün bu meselelere titizlikle katılır, her şeyi görür, her şeyi anlar ve zihnin en derin köşelerinde, vicdanın yerinde ikamet eder.
Görünmez ama daima hazır olan bu daimon, yalnızca eylemlerimizin değil düşüncelerimizin de gözeticisidir ve zihnin en derin köşesinde, vicdanın yerinde ikamet eder.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Apuleius (yaklaşık MS 125 sonrası), Kuzey Afrikalı bir Platoncu hatip ve düşünürdü. "Sokrates'in Tanrısı" adlı Latince söylevi, Sokrates'in kendisini kimi zaman uyaran o içsel sesini (daimonion) bir çıkış noktası yaparak, daimonlar hakkındaki Platoncu öğretinin sistemli bir açıklamasını sunar. Apuleius, daimonları tanrılarla insanlar arasında duran, hem ölümsüzlüğe hem de tutkulara ortak, aracı varlıklar olarak tanımlar. Bu pasajın alındığı bölümde ise en yüce mertebeden, her insana kişisel olarak ayrılmış koruyucu daimondan söz eder. Bu düşünce, koruyucu daimonu adeta vicdanla özdeşleştiren sonraki Neoplatoncularda (Olympiodoros, Proklos) daha da derinleşecektir. Buradaki çeviri, kadim metinlerin en önemli Ingiliz çevirmenlerinden Thomas Taylor'a aittir ve 1878 tarihli Bohn Klasik Kütüphanesi baskısından alınmıştır.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- Apuleius, The God of Socrates (De Deo Socratis), Thomas Taylor çevirisi; "The Works of Apuleius" içinde
- Neşir
- London: George Bell and Sons, 1878 (Bohn's Classical Library)
- Konum
- "The God of Socrates" bölümü, s. 365 (basılı sayfa 365; kitap sayfası 383)
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
