Albertus Magnus, Mineraller Kitabı: Taşların Gizli Gücü Üzerine
Albertus Magnus öğrencilerine ders verirken, tonozlu bir iç mekânda; Aristoteles doğa felsefesi derlemesinden ahşap baskı gravür, 1496.
Simya

Albertus Magnus, Mineraller Kitabı: Taşların Gizli Gücü Üzerine

De mineralibus
Albertus Magnus· 1491· Özgün: İngilizce· Source Library
SimyaTürkçe çeviriAçık erişim

On üçüncü yüzyılın büyük Dominiken filozofu Albertus Magnus, Mineraller Kitabı'nda dünyayı unsurların karışımı ve göksel etki merceğinden çözümler. Bu pasaj, eserin ikinci kitabının açılışından, kıymetli taşların şifa veren, zehri kovan ve gönülleri barıştıran mucizevi güçlerinin kaynağını tartışır. Albertus, taşların ruh taşıdığını öne süren kadim görüşü reddeder, ancak onların şaşırtıcı etkilere sahip olduğunu deneyle doğrulanmış bir gerçek olarak savunur.

Türkçe çeviri · Çeviren Şira Nur Uysal

Kıymetli taşları ele alırken, rengin sebebinden, edilginliklerinden, sertliklerinden yahut bu türden hiçbir şeyden söz etmeyeceğiz, çünkü bütün bunlar önceki kitapta açıklanmıştı. En çok araştırılması gereken üç şey vardır: taşların gücünün sebebi, her birinin tek tek betimlenmesi ve bazılarının üzerinde nakşedilmiş bulunan mühürler. Taşların gücünün sebebi ise pek gizli ve çeşitlidir, doğa bilginlerinin çoğu bu konuda farklı görüşler taşımış görünürler.

Kimileri, karbonkül şişini iyileştirmek, zehirleri kovmak, insanların gönüllerini barıştırmak ve zafer getirmek gibi taşlarda görülen güçlerden hiçbirinin onlara ait olduğundan kuşku duyar. Bunları oluşturan unsurlardan taşlara yalnızca sıcaklık, nemlilik, sertlik ve benzeri ilinekler geldiğini, dolayısıyla böylesi işleyişlerin bileşenlerden doğamayacağını ileri sürerler.

Oysa bunun tersi en bilgece biçimde tecrübe edilmiştir. Mıknatısın demiri çektiğini, elmasın ise mıknatıstaki bu gücü dizginlediğini görüyoruz. Kimi safirlerin karbonkül şişini dağıttığı da denenmiştir, biz böyle bir taşı kendi gözlerimizle gördük. Herkesin ortaklaşa söylediği bir şeyin doğru olmaması ise mümkün değildir.

Bazıları taşlara özel güçler atfetmiş, hatta bunu taşların ruhundan kaynaklandığını söylemiştir. Pisagorcuların okulu ile onları izleyen Democritus, taşların ruhu olduğunu öne sürmüş, her şeyin tanrılarla dolu olduğunu dogma edinmişti. Ne var ki bu görüşler son derece saçmadır. Bu benzeri şeyleri alaya alınacak safsatalar olarak bir yana bırakarak deriz ki, taşlar hiçbir kuşkuya yer bırakmaksızın mucizevi etkilerin gücünü taşırlar, ve bu güçler onlara bileşenlerinden değil, aşağıda belirleyeceğimiz bir sebepten gelir.

Taşlar hiçbir kuşkuya yer bırakmaksızın mucizevi etkilerin gücünü taşırlar.
Özgün metin (İngilizce)
Making a consideration of precious stones, we will not speak of the cause of their color, nor of their passibility, nor of their hardness, or anything of this kind, because all these things were explained in the previous book. But there are three things that must be investigated most especially: the cause of their virtue, namely, and their description one by one, and the seals that are found depicted in some of them. The cause of the virtue of stones, however, is very hidden and varied, and many of the physiologists seem to have had different opinions about it. Many also seem to doubt whether any virtue of those things that are seen to be in them is inherent in stones, such as curing anthrax, putting poisons to flight, reconciling the hearts of men, bringing about victory, and things of this kind, asserting that nothing of these is in them by their composition. The contrary of this, however, has been experienced most wisely, since we see the magnet attract iron, and the diamond restrain that power in the magnet. Moreover, it has been experienced that some sapphires put anthrax to flight, and we have seen one such with our own eyes. Let us say that stones, without any ambiguity, have the power of miraculous effects, which virtues do not follow them from their components, but follow the composite from a cause which we will determine below.

Bu metin neden önemli

Bu metin, taşların ruhu olduğunu savunan Pisagorcu ve Orfik kadim gelenekle, her etkiyi kaba unsurlara indirgeyen görüş arasındaki büyük tartışmanın tam ortasında durur. Albertus, her ikisini de aşarak taşların gücünü ne ruha ne de yalnızca unsurlara bağlar, göksel sebepten türeyen bir gerçeklik olarak temellendirir. Böylece skolastik doğa felsefesi ile simyacı gelenek arasında köprü kuran bir eşik metnidir.

Bülten

Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol

Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.

Künye
Kaynak eser
De mineralibus (On Minerals), İkinci Kitap, Birinci Bölüm: Kıymetli taşların güçlerinin sebebi ve taşlarda güç olmadığını söyleyenlerin çürütülmesi
Neşir
1491 Latince baskısı
Konum
Sayfa 17 (İkinci Kitap açılışı), Source Library sayı 17-18
Çeviren
Şira Nur Uysal
Dijital nüsha
Source Library
Bu Türkçe çeviri © Şira Nur Uysal, CC BY 4.0 ile paylaşılmıştır (serbestçe kullanın, kaynak gösterin). Kullanım & lisans →
← Kütüphaneye dön