Altın Kavrayış: Kendini Bilmenin Aynası
Valentin Weigel'in gravür portresi (1617), oval çerçeve içinde kaide üzerinde tasvir edilmiş Alman ilahiyatçı ve filozof.
Mistik Teoloji

Altın Kavrayış: Kendini Bilmenin Aynası

Valentin Weigel· 1649· Özgün: İngilizce· Source Library
Mistik TeolojiTürkçe çeviriAçık erişim

Alman gizemci ilahiyatçı Valentin Weigel için bilgi, dışarıdan devşirilen bir hazine değil, insanın kendi özünde uyuyan bir hakikatin uyanışıdır. Ölümünden sonra yayımlanan ve 1649 yılında Londra'da İngilizceye kazandırılan bu satırlarda, öğrenmenin aslında bir kendine dönüş olduğu söylenir. İnsan, evrenin bütününden yoğrulmuş olduğu için, ne öğrenirse öğrensin, kendi mayasını tanımaktan başka bir şey yapmaz. Weigel'in "altın kavrayış" olarak adlandırdığı sezgi tam da budur: aramanın nesnesiyle arayanın bir ve aynı olduğu o sarsıcı fark ediş.

Türkçe çeviri · Çeviren Şira Nur Uysal

Ve böylece biz Tanrı'yı kendi içimizde taşırız, Tanrı da bizi kendinde taşır. Tanrı bizi kendisiyle birlikte tutar ve bize bizden daha yakındır. Bilelim ya da bilmeyelim, Tanrı her yerde bizimledir. Dünyayı içimizde taşırız, dünya da bizi kendinde taşır.

Bu yüzden algıladığımız, hissettiğimiz, dokunduğumuz, tattığımız, kokladığımız, işittiğimiz, gördüğümüz, hayal ettiğimiz, düşündüğümüz, tasavvur ettiğimiz, öğrendiğimiz, kavradığımız, sezdiğimiz, bildiğimiz, yiyip içtiğimiz her şey ve yürüdüğümüz her yer, kökenimizi kendisinden aldığımız o aynı kaynaktır. Yapıldığımız şeylerle daima âşinâyızdır.

Zira insan bütün evrenin merkezidir. Öyleyse bizden önce var olan, yapıldığımız ve öğrenmeye başlamadan önce içimizde gizlenmiş bulunan o aynı şeyden başka bir şey öğrenmeyiz. Gerçekten de kendimizden başka hiçbir şey öğrenmez, aramaz ve bilmeyiz: yani geldiğimiz ve varlığımızı kendisinden aldığımız o kaynağı öğrenir, arar ve biliriz.

Kendimizden başka hiçbir şey öğrenmez, aramaz ve bilmeyiz.
Özgün metin (İngilizce)
And so we bear God within us, and God bears us in himself. God holds us with himself and is nearer to us than we are to ourselves. We have God everywhere with us, whether we know it or not. We bear the World in us, and the World bears us in itself. Therefore, whatever we perceive, feel, touch, taste, smell, hear, see, imagine, think, speculate, learn, understand, savour, know, eat, and drink, and wherever we walk, this is the very same source from which we have drawn our origin. We are always familiar with those things of which we are made. For Man is the center of the whole universe. So we learn nothing else but the very same thing that was before us, and of which we are made, and which lies hidden in us before we begin to learn. Indeed, we learn, search for, and know nothing else than our selves: namely, learning, searching, and knowing that from which we come, and from which we have received our being.

Bu metin neden önemli

Valentin Weigel (1533-1588) Zschopau'da papazlık yapmış, Alman mistik geleneğinin Meister Eckhart ile Jakob Böhme arasındaki sessiz halkasını oluşturan bir ilahiyatçıydı. Yapıtları yaşarken saklanmış, ancak ölümünden onlarca yıl sonra basılabilmiştir. Bu pasaj, 1649'da Londra'da "Astrology Theologized" başlığıyla yayımlanan İngilizce çevirisinden alınmıştır ve Weigel'in "doğanın ışığı" ile kendini bilme öğretisini özetler. Ona göre mikrokozmos olan insan, makrokozmosun bütününü içinde barındırır; bu yüzden her dış bilgi edinimi aslında içsel bir hatırlayıştır. Bu düşünce, Rönesans hermetizmi ile Paracelsus tıbbının kavramlarını Hristiyan mistisizmiyle harmanlar.

Bülten

Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol

Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.

Künye
Kaynak eser
Astrology Theologized (Astrologie Theologized)
Neşir
London, 1649 (İngilizce çeviri, ilk baskı)
Konum
Sayfa 8-9 (imza B - B2), Source Library nüshası
Çeviren
Şira Nur Uysal
Dijital nüsha
Source Library
Bu Türkçe çeviri © Şira Nur Uysal, CC BY 4.0 ile paylaşılmıştır (serbestçe kullanın, kaynak gösterin). Kullanım & lisans →
← Kütüphaneye dön