Büzülmüş Göz: Kendini Gizemine Kapatan Tanrı
Robert Fludd, Sonsuz Uçurum (Utriusque Cosmi Historia, 1617): merkezî karanlık boşluğun eşmerkezli halkalar hâlinde dışa doğru yayılışı, yaratılıştan önceki ilahi birliğin ve Ungrund'un görsel tasviri.
Mistik Teoloji

Büzülmüş Göz: Kendini Gizemine Kapatan Tanrı

John Pordage· 1683· Özgün: İngilizce· Source Library
Mistik TeolojiTürkçe çeviriAçık erişim

John Pordage'ın 1683 tarihli Theologia Mystica adlı yapıtı, İngiliz Hristiyan mistisizminin en derin metinlerinden biridir ve büyük ölçüde Jacob Böhme'nin kozmolojisinden beslenir. Aşağıdaki pasaj eserin özünü oluşturan öğretiyi, Ebediyet Gözü'nün büzülüp kendi merkezine kapanmasını anlatır. Pordage burada Tanrı'nın kendini kendi gizemine nasıl kapattığını, bir dairenin görünmez ve parçasız merkez noktasının bu mutlak, bölünmez Varlığı nasıl temsil ettiğini betimler.

Türkçe çeviri · Çeviren Şira Nur Uysal

İlk kısımla, yani dış avluyla başlıyorum. Az önce değinildiği gibi bu avluda Ebediyet Gözü büzülmüştür; yani Tanrı'nın kendisini kendi Gizemine kapattığı hâldir bu. Gözün bu büzülüşü, yahut Tanrı'nın kendini kapatma edimi, dış avluyu oluşturan şeydir. Burada Ebediyet Gözü yalnızca Ebediyet Küresi'nin noktası ve merkezi olarak görünür; ne var ki o noktanın içine bütün Tanrılık kapatılmıştır, daha doğrusu kendi Gizemi içinde gizlenmiştir. Bütün Tanrılık derken, tüm özsel nitelikleri, kudreti ve erdemleriyle Kutsal Üçleme'yi anlamalısın. Bunların hepsi bu büzülmüş Göz'de, yani Ebediyet Küresi'nin merkezinde saklıdır. Kısacası Tanrılığın bütün doluluğu bu büzülmüş Göz'de kapatılmış ve âdeta kilitlenmiştir; dış avluya varlık veren de budur.

İşte bu büzülmüş Göz yahut merkez, kendi Gizemi içinde gizlenen Tanrılığı pek yerinde biçimde temsil eder; çünkü o, en mutlak ve ilk birliktir. Görünmezdir, bölünmezdir, uzuvsuz, biçimsiz ve şekilsizdir. Böyle bir Varlığı temsil etmek için, kendisi görünmez, parçasız, şekilsiz ve biçimsiz olan bir çemberin noktasından yahut merkezinden daha uygun ne olabilir? Nurla aydınlanmış Jacob Böhme, Tanrılığın bu büzülmüş Gözü hakkında bize şu izahı verir: Odur, der o, Uçurumun Gözü; öyle bir şey ki onu yazmaya yahut söylemeye ne kalemimiz, ne dilimiz, ne de sözümüz yeter. Yalnızca Ebediyet Gözü, ruhun gözünü ona doğru götürür ve böylece onu görürüz; yoksa suskunlukta kalmak zorundadır ve bu el ondan hiçbir şey betimleyemezdi.

Tanrılığın bütün doluluğu bu büzülmüş Göz'de kapatılmış ve âdeta kilitlenmiştir.
Özgün metin (İngilizce)
I begin with the first part, namely the outward Court. In this court, as was just mentioned, the Eye of Eternity is contracted—that is, the state in which God encloses himself in his own Mystery. This contraction of the Eye, or God's act of shutting himself up, is what constitutes the outward Court. Here, the Eye of Eternity appears only as the point and center of the Globe of Eternity; yet within that point, the total Deity is enclosed, or rather hides himself in his own Mystery. By "total Deity," understand the Holy Trinity with all their essential attributes, power, and virtues. All of these are hidden in this contracted Eye, or center of the Globe of Eternity. In short, the whole fullness of the Deity is contained and, as it were, locked up in this contracted Eye, which gives being to the outward Court. Now, this contracted Eye or center very properly represents the Deity as he hides himself in his own Mystery; for he is the most absolute and first unity. He is invisible, indivisible, and without organs, shape, or figure. What could be more proper to represent such a Being than the point or center of a circumference, which in itself is invisible and without parts, shape, or figure? The highly enlightened Jacob Boehme gives us the following account concerning this contracted Eye of the Deity: It is, says he, the Eye of the Abyss concerning which we have no pen, tongue, nor utterance to write or speak of it. Only the Eye of Eternity leads the eye of the soul into it, and so we see it; otherwise it must remain in silence, and this hand could not describe anything of it.

Bu metin neden önemli

Pordage (1607-1681), Böhme geleneğini İngiltere'ye taşıyan Philadelphia mistikler çevresinin öncüsüydü. Buradaki "Ebediyet Gözü", "Uçurum" ve "Ungrund" kavramları doğrudan Böhme'den gelir: Tanrı'nın henüz kendini açığa vurmadan önceki dipsiz, temelsiz saf potansiyel hâli. Pordage bu soyut ilahiyatı görsel bir imgeyle, çemberin merkez noktasıyla anlatarak mutlak Varlığın görünmezliğini ve bölünmezliğini kavranır kılmaya çalışır. Metin, yaratılıştan önceki Tanrı'nın kendi içine kapanışını betimleyen erken modern İngiliz mistisizminin en yoğun anlatımlarından biridir.

Bülten

Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol

Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.

Künye
Kaynak eser
Theologia Mystica, or The Mystic Divinitie of the Aeternal Invisibles
Neşir
Erken İngilizce Basımlar (EEBO) koleksiyonu, 1683 baskısı; Internet Archive dijital nüshası.
Konum
Sayfa 144 (basılı s. 24), "Concerning the outward Court of the Eternal World" bölümü.
Çeviren
Şira Nur Uysal
Dijital nüsha
Source Library
Bu Türkçe çeviri © Şira Nur Uysal, CC BY 4.0 ile paylaşılmıştır (serbestçe kullanın, kaynak gösterin). Kullanım & lisans →
← Kütüphaneye dön