On dördüncü yüzyıl Alman Dominiken mistiği Henry Suso, Meister Eckhart'ın en sevilen öğrencilerinden biriydi. Onun kaleme aldığı Ebedi Hikmet Kitabı (Büchlein der ewigen Weisheit), Orta Çağ'ın sonlarında İsa'nın Taklidi eserinden önceki en yaygın tefekkür kitabıydı. Suso bu eserde Ebedi Hikmet'i, yani İncil'deki dişil Sophia figürüyle özdeşleştirdiği Mesih'i, kendi hizmetkarına seslenirken tasvir eder. Aşağıdaki pasajda Hikmet, ıstırap içinde çökmüş ruha döner ve şefkatin dipsiz uçurumundan seslenir. Bu satırlar, Suso'nun mistik teolojisinin özünü taşır: bedensel ve zamansal olan her şey, ruhun derinliklerinde manevi bir sürece dönüşür.
Beni tanımıyor musun? Nasıl bu denli çökmüşsün, yoksa yüreğinin ıstırabından kendinden mi geçtin, ey nazlı çocuğum? İşte bak, benim ben; merhametli Hikmet benim. Bütün azizlerden dahi gizli kalan o dipsiz şefkat uçurumunu ardına kadar açan, seni ve bütün pişman yürekleri sevgiyle bağrına basmak isteyen benim.
Tatlı Ebedi Hikmet benim; seni kendi değerine eriştirmek için orada yoksul ve zavallı olan benim. Seni yeniden yaşatmak uğruna acı bir ölümü tadan benim. Babamın çetin yargısı ile senin aranda, çarmıhın o yüce darağacında durduğum gibi, işte burada solgun, kanlar içinde ve sevimli duruyorum.
Kardeşin benim; bak, seninle evlenen benim. Bana karşı işlediğin her şeyi, sanki hiç olmamış gibi bütünüyle unuttum; yeter ki bütün varlığınla bana dönesin ve bir daha benden ayrılmayasın.
Tatlı Ebedi Hikmet benim; seni yeniden yaşatmak uğruna acı bir ölümü tadan benim.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Bu pasaj, Suso'nun mistik teolojisinin kalbindeki tersine çevirmeyi gösterir: Hıristiyan tasavvurundaki bedensel ve zamansal olan her şey, ruhun kuytularında manevi ve idealize bir sürece dönüşür. Suso'nun Hikmet'i, Eckhart'ın soyut Tanrılığından farklı olarak, yakınlaşılabilir, besleyici ve şefkatli bir yüzle konuşur. Çarmıh imgesi burada ceza değil, kucaklamadır; yargının çetinliği ile ruhun arasında duran, kanlar içindeki ama sevimli bir aracıdır. Suso için mistik yol, dışsal vahiyler veya hayaletsi görülerle değil, aklın ve iç dönüşümün yoluyla gerçek hakikate ulaşmaktır. Ruhun kendini bırakışı, benliğin yok oluşu değil, Hikmet ile bir olma arzusunun yankısıdır.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- Mystics of the Renaissance (Rudolf Steiner, 1911), "The Friendship of God" bölümü, s. 145-146; Henry Suso'nun Ebedi Hikmet Kitabı (Büchlein der ewigen Weisheit, c. 1328-1330) eserinden alıntı
- Neşir
- Rudolf Steiner, Mystics of the Renaissance (İngilizce çeviri, 1911), G. Metaxa çevirisi
- Konum
- Sayfa 145-146, "The Friendship of God" bölümü, Ebedi Hikmet'in hizmetkarına seslenişi
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
