Onsekizinci yüzyılın antikacı hekimi William Stukeley, Salisbury Ovası'ndaki taş çemberi kuru bir arkeolojik kalıntı olarak değil, kadim bir tapınağın diriltilmiş hâtırası olarak görür. Ona göre Stonehenge, Britanya Druidlerinin elinden çıkmış bir mabettir ve Tufan'dan az sonra adaya gelen kadim bir kavmin, İbrahim'in dinine yakın bir "atalar inancını" taşıdığının canlı tanığıdır. Aşağıdaki pasajda yazar, ziyaretçiyi anıta doğru yürütür. Uzaktan görünen heybet, avlanan yolun sonunda gözü dolduran devasa hat ve ışıkla gölgenin oyunu, taş çemberi bir mimari harabeden çıkarıp kutsal bir anlatının merkezine yerleştirir. Stukeley'nin kaleminde Stonehenge, eskilerin mabetler için kullandığı o yüce unvana lâyık hâle gelir: Tanrıların şanlı evi.
Anıt hafif bir yükseltinin üzerinde durur ve çevreleyen çemberin dörtte üçünden fazlasında ona alçak topraktan pek yumuşak bir eğimle çıkılır. Yarım mil uzaktan görünüşü vakur ve ürperti verici, hakikaten muhteşemdir. Yaklaştıkça, hele kuzeydoğuya uzanan yolu tırmanırken, hattının o baş döndürücü büyüklüğü gözü şaşırtıcı bir tarzda doldurur. En etkileyici manzara, bu yolun girişinden bakıldığında önden görünen cephedir.
Yüce sunağın üzerine eğilen yapı, büyük yahut asıl girişin ardından seçilebilir; zira gözlemci daha alçak bir zeminde durmaktadır. Stonehenge'in yuvarlak biçiminin doğurduğu çeşitlilik ve üzerindeki ışıkla gölgenin çarpıcı oyunu, ona düşünülebilecek her görsel üstünlüğü kazandırır.
Böylece bu anıt, eski yazarların, Theocritus ile Herodotos'un mabetler için kullandığı o unvana hakikaten lâyık olur: Tanrıların şanlı evi. Konumu da kadim ölçülere uygundur; nitekim tarihçi Pausanias, Boiotia'daki Tanagra halkını, mabetlerini alelâde yapılardan ve alışverişin gürültüsünden uzak, temiz ve ayrı yerlere kurdukları için över.
Yarım mil uzaktan görünüşü vakur ve ürperti verici, hakikaten muhteşemdir.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
William Stukeley (1687-1765), Aydınlanma çağı Britanya'sının önde gelen antikacılarından biriydi ve Stonehenge ile Avebury'yi ilk defa dizgeli biçimde ölçüp resmeden kişiydi. 1740 tarihli bu eserin tam adı "Stonehenge, Britanya Druidlerine Yeniden Kazandırılmış Bir Mabet"tir. Stukeley, Inigo Jones'un anıtı bir Roma yapısı sayan görüşüne karşı çıkarak onu Druidlere atfetti ve taş çemberi, İbrahim'in atalar dinine benzeyen saf bir tek tanrıcılığın yadigârı olarak yorumladı. Bu okuyuş, arkeolojik gözlemi mitsel ve kutsal bir anlatıyla harmanlar; nitekim Stukeley'nin çizimleri günümüze ulaşmayan taşların kaydını tutması bakımından hâlâ paha biçilmezdir. Seçilen pasaj, eserin "Tasvir Edilen" bölümünden alınmıştır ve yazarın anıtı bir tapınak olarak yücelten bakışını en yoğun biçimde yansıtır.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- Stonehenge, a Temple Restor'd to the British Druids
- Neşir
- Londra, 1740 (birinci baskı)
- Konum
- Bölüm: "Described" (Tasvir Edilen), s. 57
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
