Tanrıların Şanlı Mabedi: Stonehenge'e Yaklaşırken
William Stukeley, "Kutsalların Kutsalına Bir Bakış" (A peep into the Sanctum sanctorum): Bir trilitonun ardından iç çembere ve yüce sunağa doğru uzanan görünüm. "Stonehenge" (1740) eserinden gravür.
Mit ve Kutsal Anlatı

Tanrıların Şanlı Mabedi: Stonehenge'e Yaklaşırken

William Stukeley· 1740· Özgün: İngilizce· Source Library
Mit ve Kutsal AnlatıTürkçe çeviriAçık erişim

Onsekizinci yüzyılın antikacı hekimi William Stukeley, Salisbury Ovası'ndaki taş çemberi kuru bir arkeolojik kalıntı olarak değil, kadim bir tapınağın diriltilmiş hâtırası olarak görür. Ona göre Stonehenge, Britanya Druidlerinin elinden çıkmış bir mabettir ve Tufan'dan az sonra adaya gelen kadim bir kavmin, İbrahim'in dinine yakın bir "atalar inancını" taşıdığının canlı tanığıdır. Aşağıdaki pasajda yazar, ziyaretçiyi anıta doğru yürütür. Uzaktan görünen heybet, avlanan yolun sonunda gözü dolduran devasa hat ve ışıkla gölgenin oyunu, taş çemberi bir mimari harabeden çıkarıp kutsal bir anlatının merkezine yerleştirir. Stukeley'nin kaleminde Stonehenge, eskilerin mabetler için kullandığı o yüce unvana lâyık hâle gelir: Tanrıların şanlı evi.

Türkçe çeviri · Çeviren Şira Nur Uysal

Anıt hafif bir yükseltinin üzerinde durur ve çevreleyen çemberin dörtte üçünden fazlasında ona alçak topraktan pek yumuşak bir eğimle çıkılır. Yarım mil uzaktan görünüşü vakur ve ürperti verici, hakikaten muhteşemdir. Yaklaştıkça, hele kuzeydoğuya uzanan yolu tırmanırken, hattının o baş döndürücü büyüklüğü gözü şaşırtıcı bir tarzda doldurur. En etkileyici manzara, bu yolun girişinden bakıldığında önden görünen cephedir.

Yüce sunağın üzerine eğilen yapı, büyük yahut asıl girişin ardından seçilebilir; zira gözlemci daha alçak bir zeminde durmaktadır. Stonehenge'in yuvarlak biçiminin doğurduğu çeşitlilik ve üzerindeki ışıkla gölgenin çarpıcı oyunu, ona düşünülebilecek her görsel üstünlüğü kazandırır.

Böylece bu anıt, eski yazarların, Theocritus ile Herodotos'un mabetler için kullandığı o unvana hakikaten lâyık olur: Tanrıların şanlı evi. Konumu da kadim ölçülere uygundur; nitekim tarihçi Pausanias, Boiotia'daki Tanagra halkını, mabetlerini alelâde yapılardan ve alışverişin gürültüsünden uzak, temiz ve ayrı yerlere kurdukları için över.

Yarım mil uzaktan görünüşü vakur ve ürperti verici, hakikaten muhteşemdir.
Özgün metin (İngilizce)
The monument stands on a slight elevation, and for more than three-quarters of the surrounding circle, you ascend to it very gently from the lower ground. At a distance of half a mile, its appearance is stately and awe-inspiring—truly majestic. As you move closer, especially when walking up the avenue to the north-east, the sheer scale of its outline fills the eye in an astonishing manner. The most impressive view is the front prospect seen from the entrance of the avenue. The structure that leans over the high altar is visible through the grand or principal entrance because the observer stands on lower ground. The dramatic play of light and shadow at Stonehenge, as well as the variety created by its circular form, gives it every possible visual advantage, making it truly deserve the title of: The glorious house of the Gods, as the ancient writers Theocritus and Herodotus generally call temples. Its situation also matches ancient ideals. The historian Pausanias praises the Tanagrei people in Boeotia for placing their temples in clean, distinct areas, far removed from common buildings and the noise of trade.

Bu metin neden önemli

William Stukeley (1687-1765), Aydınlanma çağı Britanya'sının önde gelen antikacılarından biriydi ve Stonehenge ile Avebury'yi ilk defa dizgeli biçimde ölçüp resmeden kişiydi. 1740 tarihli bu eserin tam adı "Stonehenge, Britanya Druidlerine Yeniden Kazandırılmış Bir Mabet"tir. Stukeley, Inigo Jones'un anıtı bir Roma yapısı sayan görüşüne karşı çıkarak onu Druidlere atfetti ve taş çemberi, İbrahim'in atalar dinine benzeyen saf bir tek tanrıcılığın yadigârı olarak yorumladı. Bu okuyuş, arkeolojik gözlemi mitsel ve kutsal bir anlatıyla harmanlar; nitekim Stukeley'nin çizimleri günümüze ulaşmayan taşların kaydını tutması bakımından hâlâ paha biçilmezdir. Seçilen pasaj, eserin "Tasvir Edilen" bölümünden alınmıştır ve yazarın anıtı bir tapınak olarak yücelten bakışını en yoğun biçimde yansıtır.

Bülten

Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol

Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.

Künye
Kaynak eser
Stonehenge, a Temple Restor'd to the British Druids
Neşir
Londra, 1740 (birinci baskı)
Konum
Bölüm: "Described" (Tasvir Edilen), s. 57
Çeviren
Şira Nur Uysal
Dijital nüsha
Source Library
Bu Türkçe çeviri © Şira Nur Uysal, CC BY 4.0 ile paylaşılmıştır (serbestçe kullanın, kaynak gösterin). Kullanım & lisans →
← Kütüphaneye dön