On yedinci yüzyıl Fransisken rahibi ve engizisyon danışmanı Ludovico Maria Sinistrari, "Demoniality" başlıklı incelemesinde incubus ve succubus denen varlıkları yalnızca kâbusun bir gölgesi olarak değil, akıl sahibi ve cismani varlıklar olarak ele alır. Aşağıdaki bölüm, yazarın kendi tanıklığına dayanarak birinci ağızdan aktardığı bir anlatıdır. Pavia'da yaşayan, ahlakı lekesiz Hieronyma adlı evli bir kadının bir gece yarısı işitilen incecik bir sesle nasıl karşılaştığını anlatır. Sinistrari, insan aklının kolayca inanamayacağı bu olayı naklederken doğruluğuna Tanrı'yı şahit tutar.
Bundan yaklaşık yirmi beş yıl önce, Pavia'daki Kutsal Haç Manastırı'nda Kutsal İlahiyat hocalığı yaptığım sıralarda, o şehirde ahlakı lekesiz, evli bir kadın yaşıyordu. Kendisini tanıyan herkes, özellikle de rahipler nezdinde büyük itibar görürdü. Adı Hieronyma idi ve Aziz Mikael cemaatinde otururdu. Bir gün bu kadın evinde ekmek hamuru yoğurdu ve pişirilmek üzere dışarı verdi. Fırıncı, hazır olduklarında somunlarını kendisine geri getirdi; yanında da o şehirde âdet olduğu üzere tereyağı ve Venedik hamur işiyle yapılmış, tuhaf biçimli iri bir çörek vardı. Kadın çöreği içeri almaya yanaşmadı, böyle bir şey yapmadığını söyledi.
Yine de ikna oldu ve çöreği kocası, üç yaşındaki kızı ve hizmetçisiyle birlikte yedi. Ertesi gece, kadın kocasının yanında yatarken ve ikisi de uykudayken, son derece cılız bir sesle uyandı; kulağına fısıldayan, tiz bir ıslığı andıran, ama sözcükleri gayet açık seçik bir sesti bu. Ses, çöreğin hoşuna gidip gitmediğini soruyordu. Korkudan tir tir titreyen kadın, kendisini Haç işaretiyle korumaya ve durmadan İsa ile Meryem'in adlarını anmaya başladı. Ses ona karşılık verdi; korkmamasını, kendisine zarar vermek istemediğini, aksine onu hoşnut edecek her şeyi yapmaya hazır olduğunu söyledi. Güzelliğine tutulduğunu, onun kucaklaşmasının tadını çıkarmaktan başka bir şey arzulamadığını dile getirdi. O anda kadın, birinin yanaklarını öptüğünü hissetti; ama bu dokunuş öylesine hafif ve yumuşaktı ki, en ince taranmış pamukla okşanıyormuş gibiydi.
Güzelliğine tutulduğunu ve onun kucaklaşmasından başka bir şey arzulamadığını söyledi. O anda kadın yanaklarının öpüldüğünü hissetti; ama bu dokunuş öylesine hafif ve yumuşaktı ki, sanki en ince taranmış pamukla okşanıyordu.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Ludovico Maria Sinistrari (1622-1701), Ameno doğumlu bir Fransisken rahibi, ilahiyat hocası ve Roma Engizisyonu danışmanıydı. "Demoniality; Or, Incubi and Succubi" adlı incelemesi, uzun süre kayıp sayılan Latince el yazmasının on dokuzuncu yüzyılda Londra'da bulunmasının ardından 1879'da Isidore Liseux tarafından Latince aslı ve İngilizce çevirisiyle birlikte yayımlandı. Eser, incubus ve succubus varlıklarını skolastik bir titizlikle akıl sahibi cismani yaratıklar olarak tanımlamasıyla döneminin genel demonoloji anlayışından ayrılır. Buradaki Pavia anlatısı, Sinistrari'nin soyut tartışmasını canlı bir tanıklıkla desteklediği, kitabın en çok anılan bölümlerinden biridir.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- Demoniality; Or, Incubi and Succubi
- Neşir
- Isidore Liseux baskısı, Paris/Londra, 1879 (Latince asıl ve İngilizce çeviri); Source Library dijital nüshası
- Konum
- Sayfa 37-38 (kitap sayfaları), tarama sayfaları 68-69; "28." numaralı paragraf
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
