Parıldayan Taş: Tanrı ile Birleşmenin Üç Yolu
Hildegard von Bingen, Scivias'tan tezhip: Gerçek Birlik içinde Gerçek Üçlük. Ortaçağ mistik teolojisinde ilahi birleşmenin üçlü suretini yansıtan aydınlatılmış el yazması sahnesi.
Mistik Teoloji

Parıldayan Taş: Tanrı ile Birleşmenin Üç Yolu

Jan van Ruusbroec (Maurice Maeterlinck derlemesinde, İngilizceye çeviren Jane T. Stoddart)· 1894· Özgün: İngilizce· Source Library
Mistik TeolojiTürkçe çeviriAçık erişim

On dördüncü yüzyıl Flaman mistiği Jan van Ruusbroec ruhun Tanrı ile birleşmesini aklın ötesinde bir sadeliğe bağlar. Aşağıdaki parçada akıl ve bütün belirli edimler susar. Ruh her şeyden boşalmış saf bir çıplaklığa çekilir ve Baba kendi ilahi parlaklığını ancak bu boşlukta gösterir. Ruusbroec birleşmeyi üç imgede toplar: göz göze, ayna aynaya, suret surete. Bu üç şeyle biz Tanrı'ya benzer kılınır ve O'na bağlanırız.

Türkçe çeviri · Çeviren Şira Nur Uysal

Bakınız şimdi. Burada aklımız ve bütün belirli edimlerimiz geri çekilmelidir. Zira güçlerimiz aşk içinde sadeleşir ve Baba'nın kendini gösterişi önünde susarak eğilir. Çünkü Baba'nın kendini gösterişi ruhu aklın üstüne yükseltir ve onu benzetmelerden yoksun bir çıplaklığa taşır. Orada ruh sade, arı ve her şeyden boşalmıştır. İşte bu arı boşlukta Baba kendi ilahi parlaklığını gösterir. O parlaklığa ne akıl ne duyular ne gözlem ne de ayırt ediş girebilir. Bütün bu şeyler onun altında kalmalıdır. Zira o ölçüsüz parlaklık ruhun gözlerini öyle kamaştırır ki kapakları bu akıl almaz ışıltı altında kapanmak zorunda kalır.

Ne var ki aklın üstündeki, kavrayışın en derin katlarındaki çıplak göz daima açıktır. O ışığı yine o ışığın kendisiyle çıplak bir görüşle temaşa eder ve seyreder. İşte orada göz göze, ayna aynaya, suret surete oluruz. Bu üç şeyle biz Tanrı'ya benzer kılınır ve O'na bağlanırız. Zira çıplak gözümüze çarpan bu görü, Tanrı'nın kendi sureti üzere yarattığı diri bir aynadır. O'nun sureti kendi ilahi parlaklığıdır. Tanrı bu parlaklıkla ruhumuzun aynasını taşacak kadar doldurmuştur. Öyle ki oraya başka hiçbir parlaklık ve başka hiçbir suret giremez.

İşte orada göz göze, ayna aynaya, suret surete oluruz. Bu üç şeyle biz Tanrı'ya benzer kılınır ve O'na bağlanırız.
Özgün metin (İngilizce)
See now, here must our reason and all definite actions give way; for our powers become simple in love, and are silent and bend low before the manifestation of the Father; for the manifestation of the Father raises the soul above reason, into nakedness without similitudes. There the soul is simple, pure, and emptied of everything, and in that pure emptiness the Father shows His divine brightness. Into that brightness there can enter neither reason nor the senses, observation nor distinction. All these things must remain underneath it, for that measureless brightness dazzles the eyes of the spirit, so that their lids must close under its inconceivable radiance. But the naked eye, above reason, and in the inmost depths of intelligence, is always open, and beholds and contemplates with naked vision that light by that light itself. There we have eye to eye, glass to glass, image to image. By these three things we are like unto God, and are united to Him. For this vision which strikes upon our naked eye is a living mirror which God has made in His image. His image is His divine brightness, and with it He has filled to overflowing the mirror of our soul, so that no other brightness and no other image can enter there.

Bu metin neden önemli

Jan van Ruusbroec (1293-1381), Brüksel yakınındaki Groenendael ormanında yaşamış, Flaman mistisizminin en derin sesi sayılan bir din adamıdır. Çağdaşları onu Admirabilis, yani Hayranlık Uyandıran diye anmıştır. Bu parça Belçikalı yazar ve Nobel ödüllü Maurice Maeterlinck'in 1894 tarihli Ruysbroeck and the Mystics derlemesinden alınmıştır. Maeterlinck, Ruusbroec'in Orta Felemenkçe yazdığı incelemeleri modern okura tanıtan kişidir ve buradaki metin mistiğin kendi sözlerinin İngilizce çevirisidir. Ruusbroec ruhu Tanrı'nın aynası olarak tasavvur eder. Bu aynada beliren suret ilahi hikmetin ebedi aynası olan Oğul'dur. Yazar burada dikkatle panteizmden kaçınır: ruh Tanrı'nın aynasıdır ama aynanın kendisi değildir. Çünkü Tanrı yaratık olmaz.

Bülten

Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol

Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.

Künye
Kaynak eser
Ruysbroeck and the Mystics, With Selections from His Writings — Maurice Maeterlinck (İngilizceye çeviren Jane T. Stoddart), Londra, 1894
Neşir
İlk İngilizce baskı, 1894 (George Allen, Londra)
Konum
Sayfa 56-58 (Maeterlinck'in girişinde çevirdiği parça)
Çeviren
Şira Nur Uysal
Dijital nüsha
Source Library
Bu Türkçe çeviri © Şira Nur Uysal, CC BY 4.0 ile paylaşılmıştır (serbestçe kullanın, kaynak gösterin). Kullanım & lisans →
← Kütüphaneye dön