Aşağıdaki bölüm, Mesnevî'nin Bulak baskısının başına konulmuş mensur mukaddimeden (dîbâce) alınmıştır. Metin, Hak ehlinin diliyle ruhun ve insanlığın dört mertebesini ve dört topluluğu (Şeriat, Tarikat, Marifet, Hakikat ehli) betimler; ardından bu haritayı Mevlânâ'nın makamına ve onun kendi Mesnevî önsözüne bağlar. Vahiy ile ilhamın tek bir kaynaktan doğduğunu, surette görülen farkın mecazi olduğunu bildiren bu satırlar, kadim mistik teolojinin özünü taşır.
Hak ehli buyurur ki insanlık mertebesi dörttür: beşeriyet, melekiyet, Rububiyet sırrı ve Uluhiyet sırrı. Bunların her biri, zuhur mertebesinden adım atan bir kemal tecellisidir. Anılan bu dört mertebe, Hakikat ehli, Marifet ehli, Tarikat ehli ve Şeriat ehli sözleriyle dile getirilir. Her makbul çağda, her peygamberin hizmetinde, anılan bu dört mertebeye göre ilahi ilham yoluyla bir veli zuhur eder.
Her muhterem veli, cömert bir peygamberin hizmetindedir; çünkü o, ilim nurunun ve o peygamberin kelamındaki sırrın vârisidir. Alimler peygamberlerin vârisleridir buyuran şerefli hadis, bu mana için kesin bir delil ve apaçık bir hüccettir. Peygamberlerde zuhur eden ilim ve kelam ilahi vahiy, velilerde zuhur eden ilim ve kelam ise ilahi ilhamdır; kaynakları birdir. Surette görülen fark mecazidir. Hakikatte söyleyen bakımından hiçbir fark yoktur.
Peygamberlik ilminin kapısından hakikat şehrine girmiş, birlik sarayına ermiş ve Uluhiyet meclisinin mahremleri olmuş olanlar için bu mukaddimeler bilinir bir haldedir; zira onlar, peygamberliğin hatmine ait ilmin vârisleri ve Bir olanın ilimlerinin mazharları olmuşlardır.
Peygamberlerde zuhur eden ilim ilahi vahiy, velilerde zuhur eden ise ilahi ilhamdır; kaynakları birdir. Surette görülen fark mecazidir.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Bu pasaj neden önemli: İslam tasavvufunun kalbindeki mistik teolojiyi tek bir haritada toplar. Ruhun Allah'a yolculuğu, dış kabuğundan (Şeriat) başlayarak Tarikat, Marifet ve nihayet Hakikat mertebelerine yükselir; bu dört basamak, aynı zamanda beşeriyet, melekiyet, Rububiyet sırrı ve Uluhiyet sırrı olarak da adlandırılır. Metin bu haritayı Mesnevî'nin mukaddimesine yerleştirir ve doğrudan Mevlânâ'nın makamına bağlayarak Mesnevî'yi Kur'an'ın bir açıklayıcısı ve keşşafı sayar. Metnin en cesur iddiası, peygamber vahyi ile veli ilhamının tek bir ilahi kaynaktan doğduğu, aralarındaki farkın yalnızca surette, yani biçimde kaldığıdır. Bu görüş, sonraki yüzyıllar boyunca Fars ve Anadolu tasavvufunun velayet (evliyalık) anlayışını şekillendiren temel taşlardan biri olmuştur.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- Masnavī-yi Maʻnavī (Mesnevî-i Mânevî), Kitaplar 1-2; Mevlânâ Celâleddîn Rûmî. Fars manzum eseri. Yayıncı: Bulak (1851). Bu pasaj, Bulak baskısının başına konulan mensur mukaddimeden (dîbâce) alınmıştır; sâlikin dört mertebesini betimledikten sonra doğrudan Mevlânâ'yı anar ve onun meşhur Mesnevî önsözünü aktarır.
- Neşir
- Bulak baskısı, 1851 (h. 1268); Fars aslından İngilizce çeviri Source Library tarafından üretilmiştir.
- Konum
- Kitap 1-2, giriş mukaddimesi, s. 20 (translation content, page 20)
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
