1694 tarihli bu isimsiz risale, simya ile ilgilenen kişiye seslenir ve maddi dönüşümün peşine düşmeden önce ruhsal olgunluğun kazanılması gerektiğini savunur. Yazar, çağının simyacılarındaki gizlilik ve açgözlülüğü eleştirir; bilginin nihai amaç değil, ilahi bir zincirin yalnızca bir halkası olduğunu hatırlatır. Aşağıdaki bölüm, eserin ana metninin açılışıdır ve tüm risalenin özünü, yani sevginin bilgiden üstün oluşunu ortaya koyar.
Bilginin ardından koşan bu kadar çok kişiyi görüp de doğru yolu tutan yahut bu bilgiyi hakkıyla değerlendiren pek azına rastlamak, gerçekten de yürek burkan bir haldir. Bu vesileyle içimdeki gayreti sevinçle açığa vururdum; ne var ki bu ilimde çalışanların çoğunun böyle satırları sabırsızlıkla ve büyük bir ihmalle geçiştirdiğini tecrübeyle bilirim. Zira zihinleri yalnızca simyanın icrasına yönelmiştir ve bununla ilgili olmayan hemen her satırı reddederler.
Bu sanatın sırrının yalnızca arzu edilir değil, hakikaten yüce olduğunu itiraf etmeliyim. Onun aracılığıyla ilahi hakikatlerin sezdirildiğini de kabul ederim. Yine de şunu söylerim ki o hakikatlerin gerçek sahipliğini bahşetmez; bu sahiplik yalnızca asla eksilmeyen o ilahi meziyete, sevgiye mahsustur. Zira kehanetler varsa geçip gidecek, diller varsa susacak, bilgi varsa yok olacaktır; ama Rabbin sözü ebediyen bakidir.
Öyleyse çalışanlara öğüdüm şudur ki bilginin peşinden kendi doğru yolu üzerinde gitsinler. O zaman doğru bir değerlendirme yapacak ve bilginin nihai varış değil, ilahi zincirin yalnızca bir halkası olduğunu göreceklerdir. Nasıl ki bilgiye götüren basamaklar varsa, onun ötesine geçen basamaklar da vardır. Kutsal kişinin ilhamla bildirdiği üzere, bilgiden önce iman ile erdem gelmeli; sonra bilgiye özdenetim, özdenetime sabır, sabıra tanrı korkusu, ona kardeş şefkati ve nihayet kardeş şefkatine sevgi eklenmelidir. Ne mutlu erişe! Ne yüce yetkinlik zinciri! Bütün sırları ve bütün bilgiyi kavrasak dahi sevgimiz olmasaydı, bunun bize hiçbir faydası dokunmazdı.
Bütün sırları ve bütün bilgiyi kavrasak dahi sevgimiz olmasaydı, bunun bize hiçbir faydası dokunmazdı.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Philadelphia (Yunanca kardeş sevgisi) adlı bu risale 1694 yılında Londra'da isimsiz olarak yayımlandı. On yedinci yüzyıl İngiltere'sinin Hermetik ve Rozikrusyen çevrelerinde dolaşan bu tür metinler, simyayı yalnızca metal dönüştürme sanatı olarak değil, ahlaki ve ruhsal bir arınma yolu olarak sunar. Yazar burada Yeni Ahit'ten (Pavlus'un Korintlilere Birinci Mektubu ile Petrus'un İkinci Mektubu) doğrudan beslenir ve simya arayışını Hristiyan erdem öğretisinin içine yerleştirir. Bilgiyi tek başına yücelten çağdaşlarına karşı sevgiyi (agape) en üst basamağa koyması, dönemin Rozikrusyen ruhaniyetinin tipik bir ifadesidir.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- Philadelphia, or brotherly love to the studious in the hermetick art
- Neşir
- Anonim, 1694 (İngilizce basım)
- Konum
- Ana metnin açılışı, sayfa 1-4 (dijital sayfa 41-44)
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
