Ahlak ve Dogma: Çırak Derecesi, Kör Güç ve Akıl
Albert Pike (1809-1891), İskoç Ritüeli Güney Yargı Bölgesi Yüce Meclisi Büyük Kumandanı.

Ahlak ve Dogma: Çırak Derecesi, Kör Güç ve Akıl

Morals and Dogma of the Ancient and Accepted Scottish Rite of Freemasonry
Albert Pike· 1871· Özgün: İngilizce· Source Library
Gizli CemiyetlerTürkçe çeviriAçık erişim

Amerikan Masonluğunun en etkili metni olan Ahlak ve Dogma, otuz üç dereceyi tek tek yorumlayan devasa bir derlemedir; Pike önsözde kitabın yarısının kendi kaleminden, yarısının başka düşünürlerden alınıp harmanlandığını açıkça itiraf eder. Çırak (Birinci Derece) üzerine bu açılış bölümü, kitabın ana temasını kurar: düzenlenmemiş, kör Güç'ün yıkıcılığı ile Akıl'ın ona yön veren pusulası arasındaki karşıtlık.

Türkçe çeviri (önizleme) · Çeviren Şira Nur Uysal

Düzenlenmemiş ya da kötü düzenlenmiş Güç, yalnızca boşlukta boşa harcanmaz, açık havada yakılan barut ya da bilimin dizginlemediği buhar gibi; karanlıkta vurduğunda, darbeleri yalnız havayı bulup geri teper ve kendini yaralar. O, yıkımdır, harabedir. Yanardağdır, deprem­dir, kasırgadır, büyüme ve ilerleme değil. Kör edilmiş Polyphemos'tur, rastgele vuran, kendi darbelerinin ivmesiyle sivri kayaların arasına baş aşağı düşen.

Halkın kör Gücü, tıpkı buharın kör gücünün ağır demir kollarını kaldırıp büyük çarkları döndürerek topu delip perdahlamaya ve en narin danteli dokumaya nasıl koşulmuşsa öyle, tutumlu kullanılması ve aynı zamanda yönetilmesi gereken bir güçtür. Akıl tarafından düzenlenmelidir. Akıl, halka ve halkın Gücüne, geminin ince pusula iğnesinin gemiye ne ise odur; o kütle demir ve tahta yığınına durmadan yol gösteren, durmadan kuzeyi işaret eden ruhtur. İnsanlığın çevresinde batıl inançların, despotizmlerin ve önyargıların ördüğü kaleleri kuşatmak için Gücün bir beyni ve bir yasası olmalıdır. Ancak o zaman cüretkâr eylemleri kalıcı sonuçlar doğurur, ancak o zaman gerçek bir ilerleme, yüce fetihler olur. Düşünce bir güçtür, felsefe de insanlığın iyileştirilmesinde amacını ve etkisini bulan bir enerji olmalıdır. İki büyük itici güç Hakikat ile Sevgi'dir. Bütün bu güçler birleşip Akıl tarafından yönlendirildiğinde, Doğruluk, Adalet ve birleşik, düzenli bir çaba Kuralı'yla düzenlendiğinde, çağların hazırladığı büyük devrim yürüyüşe geçer. Tanrının kendi kudreti bile hikmetiyle denge halindedir; bu yüzden yalnızca ahenk sonuç verir.

Devrimlerin başarısızlığa uğramasının nedeni, Gücün kötü düzenlenmiş olmasıdır. Bu yüzdendir ki, ahlaki ufka hükmeden o yüce dağlardan, idealin en saf karından yoğrulmuş Adalet'ten, Hikmet'ten, Akıl'dan, Hak'tan gelen ayaklanmalar, kayadan kayaya uzun bir düşüşün ardından, gökyüzünü berraklıklarında yansıttıktan ve yüzlerce kolla beslenip kabardıktan sonra, zaferin o görkemli yolunda, birdenbire bir Kaliforniya nehrinin kumlarda kaybolması gibi bataklıklarda yitip gider.

İnsanlığın ilerleyişi, çevresindeki yüksekliklerin soylu ve kalıcı cesaret derslerinin ışığıyla parıldamasını gerektirir. Cüretkâr eylemler tarihi göz kamaştırır, insanın rehber ışıklarından bir sınıfı oluşturur; halkta içkin olan o Güç'ün, elektriğin büyük denizinden fışkıran yıldızlar ve kıvılcımlardır bunlar. Çabalamak, bütün riskleri göze almak, yok olmak, sebat etmek, kendine sadık kalmak, kaderle göğüs göğüse boğuşmak, yenilgiyi verdiği ufak korkuyla şaşırtmak, kâh haksız iktidara meydan okumak kâh sarhoş bir zafere kafa tutmak, uluslara gereken örnekler ve onları elektrikleyen ışık işte bunlardır.

Toplumun altındaki kötülüğün büyük mağaralarında engin Güçler vardır; büyük şehirlerin halk altındaki halkının karanlığında tütüp kaynayan iğrenç aşağılanma, sefalet, yoksulluk, ahlaksızlık ve suçlar. Orada bencillikten uzak durma diye bir şey kalmaz, herkes kendi payına ulumaz, arar, el yordamıyla dolaşır, kemirir. Fikirler görmezden gelinir, ilerlemeye dair hiçbir düşünce yoktur. Bu ayak takımının iki anası vardır, ikisi de üvey ana: Cehalet ve Sefalet. Yoksunluk onların tek kılavuzudur, yalnız iştahın doyurulmasını isterler. Yine de bunlar bile kullanılabilir. Ayak altında çiğnediğimiz sıradan kum, ocağa atılıp erir, ateşle arınırsa, parlak bir billura dönüşebilir. Onlarda çekicin ham gücü vardır, ama darbeleri, hikmet ve sağduyunun tuttuğu cetvelin çizdiği sınırlar içinde vurulduğunda büyük davaya hizmet eder.

Ne var ki, zorbaların surlarını ören de, tam da halkın bu Gücü, devlerin bu Titanik kudretidir.

Bu metin neden önemli

Amerikan Masonluğunun kendi kendini nasıl anladığının en yetkin ifadesidir. Kütüphanedeki Avrupa kökenli Tapınakçı ve inisiyasyon belgelerinden farklı olarak, Pike burada kadim bir efsaneyi değil, on dokuzuncu yüzyıl Amerika'sının kendi siyasi kaygılarını (kitlesel Güç'ün yönetilmesi, ilerleme, adalet) mason simgeciliğine giydiren canlı bir felsefi söylev sunar.

Bülten

Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol

Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.

Künye
Kaynak eser
Morals and Dogma of the Ancient and Accepted Scottish Rite of Freemasonry
Neşir
Masonic Publishing Co., New York, 1871
Konum
I. Çırak (Apprentice), açılış bölümü
Çeviren
Şira Nur Uysal
Dijital nüsha
Internet Archive
Bu Türkçe çeviri © Şira Nur Uysal, CC BY-SA 4.0 ile paylaşılmıştır (serbestçe kullanın, kaynak gösterin, değiştirirseniz aynı lisansla paylaşın). Kullanım & lisans →
← Kütüphaneye dön