Paracelsus'a göre dünyanın görünmez sakinleri ne melek ne de şeytandır. Onlar dört unsurun içinde dolaşan yarı insanlardır. Sularda Nymphalar, toprağın altında Sylphler ve Pygmeler yaşar. Bu satırlar, insanın onlarla kurabileceği tehlikeli yakınlığı ve kadim çağların onlara tapınma yanılgısını anlatır.
Bunlar dört unsurun içinde hüküm süren ve gezinen yarı insanlar olarak anlaşılmalıdır. Doğanın ilk ve el değmemiş çağlarında insanlar onları Tanrı yerine koyup tapınmışlardır. Yüce Tanrı ilk levhanın buyruğunda bizi işte bunlara karşı uyarır ve kendisinden başka hiçbir tanrımız olmayacağını söyler. Ne sularda Nymphaların anlaşıldığı yerde ne de toprağın altında ki orada Sylphleri yahut Pygmeleri kasteder. Zira Rabbimiz olan Tanrı kıskanç bir Tanrıdır ve böyle bir günahı babaların üzerinden çocuklara üçüncü ve dördüncü kuşağa dek cezalandırır.
İtalya'daki Venüs Dağı bu ruhlarla dolup taşmıştı. Çünkü Venüs'ün kendisi bir Nympha idi ve o dağ adeta onun krallığı ve cennetiydi. Ne var ki o öldü ve onunla birlikte krallığı da son buldu.
Onlar öyle bir yaradılış ve tabiattaydı ki kendilerini sevenleri sever kendilerinden nefret edenlerden nefret ederlerdi. Bu yüzden kendilerine söz verip bağlananlara bol bol sanatlar ve zenginlikler bahşederlerdi. Hem aklımızı hem düşüncelerimizi bilirler ve bu sebeple bizim tarafımızdan kolayca kendilerine çağrılmaya elverişlidirler.
Kendilerini sevenleri sever, kendilerinden nefret edenlerden nefret ederlerdi.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Paracelsus'un unsur ruhları öğretisi, görünmez varlıkları Hristiyan melek şeytan ikiliğinin dışına çıkarıp doğanın kendisine yerleştiren cüretkar bir düşüncedir. Robert Turner'ın 1656 Londra çevirisinde okuduğumuz bu satırlar, sularda yaşayan Nymphaları (Undineler), toprağın altındaki Sylph ve Pygmeleri (gnomlar) betimler. Bu varlıklar ne ölümsüz ruhlar ne de cinlerdir. Ölümlüdürler, tıpkı insan gibi doğar ve ölürler, ancak ebedi hayattan yoksundurlar. Venüs Dağı efsanesine yapılan gönderme, Ortaçağ Avrupasının Venusberg anlatısına, yani tanrıçanın dağın içinde bir gizli krallık kurduğu inanışına dayanır. Paracelsus için insanın bu varlıklarla kurduğu bağ bir büyü değil, ruhun kendi eğilimiyle benzerini çeken bir tür manyetik çekimdir.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- Paracelsus of the Supreme Mysteries of Nature (çev. Robert Turner, Londra, 1656), s. 78-79
- Neşir
- Robert Turner çevirisi, Londra 1656 (SourceLibrary dijital kopyası)
- Konum
- Sayfa 78-79 (translation alanı)
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
