Marcus Minucius Felix'in "Octavius" adlı eseri, erken Hristiyanlığın en zarif metinlerinden biridir: bir pagan olan Caecilius ile Hristiyan Octavius arasında, deniz kıyısında yürünürken geçen bir diyalog. Aşağıdaki pasaj, eserin kalbini oluşturan on sekizinci bölümden gelir. Octavius burada, evrenin düzeninden ve doğanın her katmanındaki tekil egemenlikten yola çıkarak, göklerin bölünmüş bir iktidara değil, her şeyin kaynağı ve sonu olmayan tek bir Tanrı'ya işaret ettiğini savunur. Ardından metin, adlandırılamayan ve ölçülemeyen ilahi öze dair bir tefekküre dönüşür: Tanrı'yı hakkıyla ancak "ölçülemez" dediğimizde takdir edebileceğimiz düşüncesine.
Geri kalanına bir bakın: arılar arasında tek bir kral, sürüler arasında tek bir önder, koyunlar arasında tek bir yönetici vardır. Peki gökte en yüce iktidarın bölündüğüne, o gerçek ve ilahi imparatorluğun bütün otoritesinin parçalara ayrıldığına inanır mısınız? Oysa apaçık bellidir ki her şeyin babası olan Tanrı'nın ne bir başlangıcı ne de bir sonu vardır. O, her şeye doğuş bahşeder, kendisine ise ebediyet. Dünyadan önce vardı ve kendisi için dünyanın yerini tutar.
Var olan her şeyi sözüyle buyuran O, onları aklıyla düzenler ve kudretiyle kemale erdirir. Görülemez; çünkü görüşten daha berraktır. Kavranamaz; çünkü dokunuştan daha arıdır. Ölçülemez; çünkü duyulardan daha büyüktür: sonsuz, uçsuz bucaksız ve olduğu gibi yalnızca kendisince bilinen. Fakat kalbimiz O'nu anlamaya fazla dardır; işte bu yüzden O'nu ancak ölçülemez ilan ettiğimizde hakkıyla takdir etmiş oluruz.
O'nu ancak ölçülemez ilan ettiğimizde hakkıyla takdir etmiş oluruz.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Minucius Felix, MS 2. yüzyılın sonu ile 3. yüzyılın başında Roma'da yaşamış bir avukattı. Tek eseri olan "Octavius", Ciceron'un "Tanrıların Doğası Üzerine" diyaloglarının biçimini örnek alarak yazılmış bir savunma metnidir: Hristiyanlığı, klasik felsefenin diliyle eğitimli bir pagan okura anlatır. Bu on sekizinci bölüm, eserin doruk noktasıdır; Octavius burada pagan filozofların Tanrı'nın varlığı için öne sürdüğü argümanları alıp onları tek Tanrı inancına yöneltir. Tanrı'ya ad aranmaması gerektiği, çünkü "Tanrı" sözcüğünün zaten O'nun adı olduğu yönündeki ünlü ifade de bu bölümden gelir. Pasaj, ilahi olanın adlandırma ve kavrama sınırlarını aşan doğasına dair, sonraki apofatik (olumsuzlayıcı) teolojinin habercisi sayılabilecek bir mistik tefekkür içerir.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- Octavius (Holden edisyonu, 1853), Minucius Felix — Bölüm XVIII
- Neşir
- Octavius, ed. W. B. Cave Browne (Holden), Cambridge, 1853
- Konum
- Bölüm XVIII, s. 146 (İngilizce çeviri)
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
