İtirafçı Maximos'un Mistagogia adlı eseri, kutsal ayinin görünen düzenini görünmez hakikatlerin bir sureti olarak okur. Aşağıdaki bölüm eserin kalbini oluşturur: Kilise, sonsuz çeşitlilikteki insanları tek bir ilahi biçimde birleştirmesi bakımından bizzat Tanrı'nın bir sureti ve tipidir. Ayrı görünen her şeyi kendinde toplayan ilahi neden gibi, Kilise de ırk, dil, yaş ve mertebe farklarını Mesih'te tek bir bedende bir araya getirir.
Kutsal yaşlı derdi ki, Kutsal Kilise ilk temaşaya göre Tanrı'nın tipini ve suretini taşır; zira O'nun işlediği aynı işi taklit ve tip yoluyla kendi içinde işler. Nitekim erkek ve kadın ve çocuk olarak, ırk ve tür bakımından, uluslar ve diller bakımından, yaşam biçimleri ve yaşlar bakımından, görüşler ve zanaatlar bakımından, âdetler ve alışkanlıklar bakımından, hatta bilgi ve mertebeler bakımından, kaderler ve karakterler ve hâller bakımından en büyük ölçüde birbirinden ayrılan, sayısı neredeyse sonsuz bunca insan varken; Kilise'ye giren yahut Ruh'ta yeniden doğup yeniden yaratılanların hepsine eşitçe tek bir ilahi biçim ve unvan bağışlar: Mesih'e ait olmak ve Mesih'in adıyla anılmak.
Ve imana göre tek bir bağ verir; öyle bir bağ ki yalın, bölünmez ve parçalanmazdır. Böylece her insanda bulunan o sayısız ve hesapsız farkların, her şeyin kendisine yönelip toplanması sebebiyle var oldukları dahi fark edilemez olur. Buna göre hiç kimse kendini ortak bütünden ayrı bilmez; aksine her şey, imanın o yalın ve bölünmez lütfu ve gücü sayesinde birbiriyle kaynaşmış ve birleşmiştir. Zira hepsinin kalbi ve canı birdir.
Farklı parçalardan tek bir beden hem var olur hem görünür kılınır; ve bu beden, başı olarak Mesih Tanrı'yı taşımaya gerçekten layıktır. Nitekim ilahi Havari O'nun hakkında şöyle der: Artık ne erkek vardır ne kadın, ne Yahudi ne Yunanlı, ne sünnetli ne sünnetsiz, ne barbar ne İskit, ne köle ne özgür; fakat Mesih her şeydir ve her şeydedir. O ki, Tanrı'nın ifade edilemez iyiliğinin tek yalın gücüyle her şeyi kendine sarar; tıpkı bir merkezin, kendisine bağlı çizgileri tek bir yalın nedende toplaması gibi.
Farklı parçalardan tek bir beden var olur ve görünür kılınır; başı Mesih Tanrı olan bu bedende ne köle vardır ne özgür, çünkü Mesih her şeydir ve her şeydedir.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Mistagogia (yaklaşık 630), Bizanslı keşiş ve teolog İtirafçı Maximos'un (yaklaşık 580-662) kutsal ayin üzerine yazdığı bir tefsirdir. Eser, Pseudo-Dionysios Areopagites'in Kilise Hiyerarşisi Üzerine adlı yapıtının izinden giderek litürjinin her ögesini bir sembol olarak okur: Kilise binası Tanrı'nın, kozmosun ve insanın bir sureti; ayinin akışı ise ruhun tanrılaşmaya (theosis) doğru yükselişinin bir temaşasıdır. Bu bölüm, eserin ilk ve en ünlü kısmıdır: çokluğun birlikte, ayrılığın Mesih'te aşıldığı bir birlik metafiziği. Bu nüsha Vatikan Apostolik Kütüphanesi'nde korunan Ott.gr.319 numaralı Yunanca elyazmasıdır (1625 istinsahı).
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- Mystagogia (Ecclesiastical Mystagogy), Chapter 1
- Neşir
- Ott.gr.319 — Maximus Confessor, Quaestiones, Epistles, Mystagogia (Yunanca elyazması, 1625 istinsahı)
- Konum
- Biblioteca Apostolica Vaticana (Vatikan Apostolik Kütüphanesi), Ottoboni gr. 319; sayfa 139-144
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
