Yûsuf ve Züleyha: İlahî Yakarış
Bir Fars hamse (beş mesnevi) elyazmasından tezhipli varak, 15. yüzyıl. Câmî'nin çağdaşı olan bu minyatür geleneği, tasavvuf şiirinin bahçe ve aşk imgelerini görsel bir cennete dönüştürür.
Mistik Teoloji

Yûsuf ve Züleyha: İlahî Yakarış

Abdurrahman Câmî (çeviren Ralph T. H. Griffith)· 1882· Özgün: İngilizce· Source Library
Mistik TeolojiTürkçe çeviriAçık erişim

Baharistan'ın yazarı Molla Câmî, Fars tasavvuf şiirinin son büyük ustası sayılır. Aynı kalemin bir başka başyapıtı olan Yûsuf ve Züleyha, görünüşte bir aşk hikâyesi olsa da özünde ruhun ilahî güzelliğe duyduğu özlemin destanıdır. Aşağıdaki pasaj, mesnevinin açılışındaki Münâcât bölümünden alınmıştır. Câmî burada Tanrı'yı yalnızca göklerin kubbesini kuran değil, her zerreyi aydınlatan, her varlığa varlık bahşeden mutlak dayanak olarak anar. Baharı gelinler gibi süsleyen, servi ile gülü var eden aynı el, insanın kalbinde de hikmetin incisini saklar. Bu, kadim mistik teolojinin özüdür: yaratılan her şey, Yaratıcı'nın nakşını taşır.

Türkçe çeviri · Çeviren Şira Nur Uysal

Âlemleri ayakta tutan Rabbi çağırırım; övgüleri, kılıcı süsleyen mücevherler gibi dili süsleyen O'nu. Dil, lütfunun pınarıyla ıslandığında en yüce coşkusunu ancak O'nun adı anıldığında bulur. Yüce ve her şeyi bilen Tanrı ebediyen hüküm sürer; alçakgönüllüyü yükseltir, güçsüzü ayakta tutar. Dönen göklerin kubbesini O kurdu ve unsurlara duvarlarını yükseltmelerini O buyurdu.

Çalıyı süsleyen güle açılmasını O emreder; ona bahşettiği miskle bezenmiş altın yapraklarını O verir. Baharın gelinleri olan çiçekler, o görkemli libası O'nun parmaklarının dokuduğu kumaştan alır. Irmak kıyısındaki serviye, güzel endamını heybetli bir gururla dimdik yükseltmesini O söyler. Yüce gönüllülere büyük şan verir, kibirliyi ve ahmağı ise yere serer.

O'nun varlığı, güneşin ışıl ışıl küresidir; uzak yakın demeden her zerreyi aydınlatır. Bize, varlık armağanını O'nun lütfu bağışlar; her mahluk O'nun varlığında yaşar. Yukarıda, aşağıda, gözünüzün erişeceği hiçbir nokta yoktur ki O'nun egemen zihninin izini taşımasın. O'nun mahiyetini anlatmak, aklın ve ilmin âcizliğidir; O'nun yollarını araştıran arayış ise umutsuzdur.

O'nun varlığı, güneşin ışıl ışıl küresidir; uzak yakın demeden her zerreyi aydınlatır.
Özgün metin (İngilizce)
On Him I call who keeps the worlds, the Lord Whose praises decorate the tongue as gems the sword; Dewed with the fountain of whose grace the tongue Finds its best rapture when His name is sung. Supreme, omniscient, God forever reigns; He lifts the humble and the weak sustains. He framed the roof of heaven's revolving sphere, And bade the elements their walls uprear. He bids the rose that decks the bush unfold, Balmed with the musk He gives, her leaves of gold. From Him the flowers, the brides of Spring, receive The glorious raiment which His fingers weave. He bids the cypress by the river-side Lift her fair form erect in stately pride. He to the great of soul gives high renown, And casts the arrogant and foolish down. His body is the sun's resplendent sphere, Lighting each atom, be it far or near. To us His grace the gift of being gives: In His existence every creature lives. Above, below, no spot your eye shall find Marked with no impress of His sovereign mind. To tell His nature is weak wit and lore; Hopeless is the search that would His ways explore.

Bu metin neden önemli

Bu metin önemlidir çünkü Doğu tasavvufunun en incelikli ilahî anlayışını tek bir yakarışta toplar. Câmî için evren, Tanrı'nın adeta bir aynasıdır: gül, servi, bahar çiçekleri ve gökyüzü kubbesi hepsi aynı ilahî elin eseridir ve her zerre O'nun izini taşır. Bu görüş, Batı hermetik geleneğindeki mikrokozmos ile makrokozmos düşüncesiyle derin bir akrabalık taşır; yaratılanın Yaratıcı'yı yansıttığı fikri, hem İslam tasavvufunun hem de Rönesans mistik teolojisinin ortak sezgisidir. Baharistan'ın bahçe istiaresi de burada yankılanır: bahar, ilahî lütfun görünür hâle geldiği andır. Griffith'in 1882 tarihli manzum çevirisi, Câmî'nin on bir heceli beyitlerinin ruhunu İngiliz şiirine taşıyan klasik bir aktarımdır.

Bülten

Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol

Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.

Künye
Kaynak eser
Yusuf and Zuleikha (Yûsuf ve Züleyha), Abdurrahman Câmî; İngilizceye çeviren Ralph T. H. Griffith, Trübner's Oriental Series, Londra: Trübner & Co., 1882. Münâcât (Invocation) bölümü.
Neşir
Trübner's Oriental Series, Londra: Trübner & Co., 1882 (Ralph T. H. Griffith'in manzum İngilizce çevirisi)
Konum
Münâcât (Invocation), s. 41-42
Çeviren
Şira Nur Uysal
Dijital nüsha
Source Library
Bu Türkçe çeviri © Şira Nur Uysal, CC BY 4.0 ile paylaşılmıştır (serbestçe kullanın, kaynak gösterin). Kullanım & lisans →
← Kütüphaneye dön