Erken Hristiyan düşünürü Lactantius, dördüncü yüzyılın başında kaleme aldığı İlahi Öğretiler adlı yapıtında, tek Tanrı öğretisinin yalnızca peygamberlerce değil, pagan dünyanın en saygın bilgeleri ve kâhinleri tarafından da doğrulandığını göstermeye girişir. Bu pasajda, Mısır bilgeliğinin efsanevi kurucusu sayılan Hermes Trismegistus'u tanık gösterir. Lactantius için Hermes, Hristiyanlık öncesi çağların derinliğinden yükselen, ilahî hakikate yaklaşmış bir sesin timsalidir. Onun aktardığı meşhur söz, tek ve adsız Tanrı düşüncesini hermetik gelenekle Hristiyan teolojisi arasında bir köprü olarak sunar.
Bir insan olmakla birlikte pek kadim bir çağda yaşamış ve her türlü bilgiyle en tam biçimde donanmıştı; öyle ki nice konu ve sanata dair vukufu ona Trismegistus adını kazandırdı. İlahî şeylerin bilgisine dair çok sayıda kitap yazdı ve bunlarda yüce ve tek Tanrı'nın azametini savundu; O'nu bizim kullandığımız adlarla, yani Tanrı ve Baba adlarıyla andı.
Hiç kimse O'nun adını sormasın diye, O'nun adsız olduğunu ve tam da birliği sebebiyle bir adın kendine özgülüğüne ihtiyaç duymadığını söyledi. İşte kendi sözleri: Tanrı birdir; fakat yalnızca bir olan, bir ada muhtaç değildir; zira kendiliğinden var olan adsızdır.
Bu yüzden Tanrı'nın adı yoktur, çünkü yalnızdır; ne de bir öz ada gereksinim vardır, meğerki bir topluluğun ayırt edici bir işaret gerektirdiği durumlarda ola. Ama Tanrı, daima bir olduğundan, kendine özgü bir ada sahip değildir.
Tanrı birdir; fakat yalnızca bir olan, bir ada muhtaç değildir; zira kendiliğinden var olan adsızdır.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
İlahî Öğretiler (Divinarum Institutionum), Lactantius'un Hristiyanlığı eğitimli Romalı okura felsefe diliyle savunmak için yazdığı en kapsamlı yapıtıdır ve yazarına Rönesans hümanistlerince Cicero'nun belagatiyle kıyaslandığı için Christianus Cicero unvanını kazandırmıştır. Bu pasajın taşıdığı önem, hermetik geleneğin Batı düşüncesindeki itibarını doğrudan besleyen kaynaklardan biri olmasıdır. Lactantius, Hermes Trismegistus'u tek Tanrı'nın pagan bir tanığı olarak sunarak, sonraki yüzyıllarda Ficino ve Rönesans Platoncularının benimseyeceği prisca theologia (kadim ilahiyat) fikrinin, yani hakikatin çağlar boyunca gizli bir hatla aktarıldığı inancının erken ve etkili bir ifadesini vermiştir. Böylece Hermes'in adsız tek Tanrı öğretisi, antik bilgelik ile Hristiyan tektanrıcılığı arasında kurulan köprünün temel taşlarından biri haline gelmiştir.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- Lactantius, The Divine Institutes, Book I, Chapter VI ("Of Divine Testimonies, and of the Sibyls and their Predictions"); Ante-Nicene Fathers, Vol. 7, ed. Alexander Roberts & James Donaldson (Edinburgh / Buffalo, 1885), s. 15 (fiziksel s. 29)
- Neşir
- Ante-Nicene Fathers, Vol. 7 (Lactantius, Venantius, Victorinus, Dionysius), ed. Alexander Roberts & James Donaldson, 1885
- Konum
- Book I, Chapter VI; sayfa etiketi [15], fiziksel sayfa 29
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
