İlahi Karanlık: Musa'nın Bilinmezliğin Sisine Çıkışı
Musa Yasa Levhalarını Alıyor, Raffaello (yakl. 1518). Musa'nın Sina Dağı'nda Tanrı'yla karşılaşmasını betimleyen bu sahne, ilahi karanlığa çıkışın görsel timsalidir.
Mistik Teoloji

İlahi Karanlık: Musa'nın Bilinmezliğin Sisine Çıkışı

Areopagitalı Dionysios (Pseudo-Dionysios)· 1897 (İngilizce çeviri; özgün metin yakl. 5. yüzyıl)· Özgün: İngilizce· Source Library
Mistik TeolojiTürkçe çeviriAçık erişim

Nyssalı Gregorios'un "Musa'nın Hayatı" adlı eserinde Sina Dağı'na tırmanan Musa'nın ilahi karanlığa girişini anlatan doruk pasaj, bu açık kütüphanenin İngilizce koleksiyonunda tam eser olarak bulunmamaktadır. Bunun yerine, aynı geleneğin ve tam olarak aynı temanın en saf birincil kaynağını, Gregorios'un mistik Musa okumasının doğrudan mirasçısı olan Areopagitalı Dionysios'un "Mistik Teoloji" adlı incelemesini sunuyoruz. Bu pasaj, Musa'nın arınıp yükseldikçe tüm görünenleri geride bırakarak "bilinmezliğin sisine", yani Tanrı'nın bilgiyle kavranamayan karanlığına girişini anlatır. Aşağıdaki metin, John Parker'ın 1897 tarihli klasik bilimsel çevirisinden alınmıştır.

Türkçe çeviri · Çeviren Şira Nur Uysal

Arınmış olarak, tüm kutsal doruklara yapılan her çıkışın üzerine yükselirler. Bütün ilahi ışıkları, sesleri ve göksel sözleri geride bırakarak, Sözcelerin dediği gibi her şeyin ötesinde olanın gerçekten mesken tuttuğu o sise girerler. Zira ilahi Musa dahi önce arınmaya, sonra da arınmamış olanlardan ayrılmaya kesinlikle çağrılmıştır. Bütünüyle temizlendikten sonra çok sesli borazanları işitir ve saf, akan ışınlar saçan nice ışığı görür. Ardından kalabalıktan ayrılır ve seçilmiş kâhinlerle birlikte ilahi yüksekliklerin doruğuna yükselir.

Bunun ardından bile Yüce Tanrı'nın kendisiyle karşılaşmaz; O'nu değil (çünkü O görünmezdir), yalnızca O'nun bulunduğu yeri seyreder. Sonra Musa, görülen ve gören her şeyden özgür kılınır ve Agnosia'nın, yani bilinmezliğin sisine girer. Bu, hakikaten mistik bir sistir; onun içinde bilginin bütün algılarını kapatır ve büsbütün elle tutulamaz, gözle görülemez olana girer. Böylece bütünüyle her şeyin ötesinde olana ait olur; ne kendisine ne bir başkasına aittir. Bilginin tüm eylemsizliği içinde, daha üstün yanıyla büsbütün Bilinmeyen'e katılır ve hiçbir şey bilmeyerek, aklın üzerinde bir tarzda bilir.

Hiçbir şey bilmeyerek, aklın üzerinde bir tarzda bilir.
Özgün metin (İngilizce)
...and pure, and ascend above every ascent of all holy summits. They leave behind all divine lights, sounds, and heavenly words, and enter into the gloom, where, as the Oracles say, He who is beyond all truly dwells. For even the divine Moses is strictly bidden to be purified first, and then to be separated from those who are not so. After his entire cleansing, he hears the many-voiced trumpets and sees many lights, shedding pure and streaming rays. Then he is separated from the multitude, and with the chosen priests, he ascends to the summit of the divine heights. Even then, he does not meet with Almighty God Himself, but rather views—not Him (for He is invisible)—but the place where He is. Then, Moses is freed from all that is seen and all that sees, and he enters into the gloom of Agnosia. This is a truly mystic gloom, within which he closes off all perceptions of knowledge and enters into the altogether impalpable and unseen. He becomes wholly of Him who is beyond all, belonging to none. By the inactivity of all knowledge, he is united in his better part to the altogether Unknown, and by knowing nothing, he knows in a way that is above the mind.

Bu metin neden önemli

Bu pasaj, Areopagitalı Dionysios olarak bilinen yazarın "Mistik Teoloji" incelemesinin birinci bölümünden gelir ve Hristiyan mistik geleneğinin en etkili sayfalarından biridir. Musa'nın Sina Dağı'na çıkışı burada ruhun Tanrı'ya yükselişinin timsali olarak okunur: ilerledikçe kavrayış artmaz, tersine azalır; ruh tüm imgeleri, sesleri ve kavramları geride bırakıp ışıktan daha parlak olan bir karanlığa, "ilahi sise" girer. Tanrı'ya bilgiyle değil, ancak bilginin ötesindeki bilinmezlikle (agnosia) erişilebilir. Bu apofatik, yani olumsuzlama yoluyla ilerleyen teoloji, Nyssalı Gregorios'un "Musa'nın Hayatı"ndaki aynı Sina okumasının doğrudan devamı olup, sonraki bütün Hristiyan tefekkür geleneğini, ortaçağ mistiklerinden Aziz Yuhanna'ya dek derinden biçimlendirmiştir.

Bülten

Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol

Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.

Künye
Kaynak eser
The Works of Dionysius the Areopagite — "Mystic Theology," Chapter I (Areopagitalı Dionysios; çev. John Parker, 1897)
Neşir
John Parker çevirisi, 1897
Konum
"Mystic Theology," Bölüm I, Kısım III (s. 154)
Çeviren
Şira Nur Uysal
Dijital nüsha
Source Library
Bu Türkçe çeviri © Şira Nur Uysal, CC BY 4.0 ile paylaşılmıştır (serbestçe kullanın, kaynak gösterin). Kullanım & lisans →
← Kütüphaneye dön