Abdülkerim el-Cîlî'nin "el-İnsân el-Kâmil" adlı eseri, tasavvuf metafiziğinin doruk noktasıdır ve doğrudan İbnü'l-Arabî'nin İnsan-ı Kâmil öğretisinin bir şerhi olarak doğmuştur. Kütüphanede el-Cîlî'nin eserinin tam bir on dokuzuncu yüzyıl öncesi İngilizce çevirisi bulunmadığından, aynı öğretinin ilk ve asıl kaynağı olan "Füsûsu'l-Hikem"den, yani el-Cîlî'nin üzerine bina ettiği metnin kendisinden bir pasaj seçilmiştir. Burada İbnü'l-Arabî, kâmil insanı âlemin cilası, Hakk'ın gözbebeği ve varlık hazinesini mühürleyen halife olarak tanımlar. İnsan, kendisi aracılığıyla Hakk'ın kendi yaratışına bakıp ona merhamet ettiği aynadır. Bu kısacık pasaj, el-Cîlî'nin bütün bir eser boyunca açımladığı doktrinin tohumunu taşır.
Böylece adı geçen bu varlık, insan ve halife olarak adlandırıldı. İnsanlığına gelince, bu, yaratılışının kapsayıcılığından ve bütün hakikatleri kendinde toplamasından ötürüdür. O, Hakk için, gözden görmenin gerçekleştiği gözbebeği konumundadır ve görüş diye ifade edilen şey işte budur. Bu sebeple insan diye adlandırıldı, çünkü Hak, onun aracılığıyla kendi yaratışına bakmış ve onlara merhamet etmiştir.
Öyleyse o, ezelî olduğu hâlde sonradan var edilmiş insandır, dâimî olduğu hâlde bâki kalan yaratılıştır ve kesin, kapsayıcı sözdür. Âlem, onun varlığıyla tamamlandı. O, âlem içinde mührün kaşı gibidir; nakşın kazındığı, Melik'in hazinelerini kendisiyle mühürlediği o alâmetin bulunduğu yerdir. İşte bunun için ona halife adını verdi.
Çünkü yüce olan Hak, tıpkı mührün hazineleri koruduğu gibi, kendi yaratışının koruyucusudur. Böylece onu âlemin muhafazasında halife kıldı. Bu Kâmil İnsan âlemde kaldığı müddetçe, âlem de korunmuş olarak kalır.
O, Hakk için görmenin gerçekleştiği gözbebeği gibidir; Hak, onun aracılığıyla kendi yaratışına bakıp merhamet etmiştir.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
İbnü'l-Arabî (1165-1240) tasavvufun en etkili metafizikçisidir ve "eş-Şeyhü'l-Ekber" (En Büyük Şeyh) unvanıyla anılır. 1229'da kaleme aldığı "Füsûsu'l-Hikem" (Hikmetlerin Kaşları), her biri bir peygamberin timsalinde bir ilahi hikmeti işleyen yoğun bir metindir. Bu pasajın açtığı İnsan-ı Kâmil öğretisi, âlemin ancak Tanrı'nın kendi isimlerini seyrettiği bir ayna olarak var olduğunu, bu aynanın cilasının ve ruhunun ise kâmil insan olduğunu savunur. Bir buçuk asır sonra Abdülkerim el-Cîlî (ö. 1408 civarı), tam da bu doktrini "el-İnsân el-Kâmil" adlı müstakil eserinde sistemleştirerek doruğa taşımıştır. Bu yüzden Füsûs'un bu bölümü, el-Cîlî'nin düşüncesinin doğrudan kaynağı ve zeminidir.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- Füsûsu'l-Hikem (Bezels of Wisdom), Muhyiddin İbnü'l-Arabî, 1229; İngilizce çeviri metni Source Library dijital nüshasından (CC BY-SA 4.0), sayfa 6
- Neşir
- Source Library dijitalleştirmesi, Amsterdam 2026; kaynak Arapça, İngilizce çeviri alanı (translation), CC BY-SA 4.0
- Konum
- Kitap ID 69d5abbf4dc55b8478ddcfa6, sayfa 6 (translation alanı)
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
