İbn Arabî, Endülüslü büyük sufi ve vahdet-i vücûd öğretisinin kurucusu olarak İslam düşünce tarihinin en derin simalarından biridir. Burada çevrilen pasaj, onun devasa ansiklopedik eseri Fütûhât el-Mekkiyye ile aynı ruhtan doğan Tercümânü'l-Eşvâk (Arzuların Tercümanı) adlı mistik gazel divanından alınmıştır. Şair, Mekke'de tavaf ederken tanık olduğu bir güzelliğin uyandırdığı aşkı, ilahî sevginin bir sembolüne dönüştürür. Ode'un doruğunda yer alan ve tüm sufi edebiyatının en ünlü mısraları sayılan bölüm, kalbin her inanç biçimini kucaklayacak kadar genişlediği o eşiği anlatır. İbn Arabî burada dinlerin ötesinde tek bir hakikate işaret eder: aşkın dini.
Ey Erâk ve Bân ağaçlarının güvercinleri, acıyın bana! Ötüşünüzle kederlerime keder katmayın. Kim yardım eder bana da toplanma yerine, Minâ'nın taşlı toprağına ulaşayım? Kim yardım eder bana da ılgın ağacının bulunduğu yere, Nu'mân'a varayım? O, saat saat kalbimin çevresinde tavaf eder, aşktan ve ıstıraptan; ve öper sütunlarımı, tıpkı İnsanların En Hayırlısı'nın Kâbe'yi tavaf edip, aklın delilinin eksik saydığı o taşları, konuşan bir varlık iken öptüğü gibi. Peki nedir Mabed'in mertebesi, bir insanın kıymeti yanında?
Şaşılacak şeylerin en acâibi, peçeli bir ceylandır; kırmızı meyve gibi parmak ucuyla işaret eder, göz kapaklarıyla imâ eyler; otlağı göğüs kemikleriyle iç kalp arasındadır. Ey hayret! Ateşlerin ortasında bir bahçe! Kalbim her sûrete açılır oldu: ceylanlara bir mera, Hristiyan rahiplere bir manastır; putlara bir mabet, hacının Kâbe'si; Tevrat'ın levhaları ve Kur'an'ın kitabı oldu. Ben Aşk dinine uyarım: kervanları hangi yöne dönerse dönsün, işte benim dinim ve îmânım odur.
Kalbim her sûrete açılır oldu. Ben Aşk dinine uyarım; kervanları hangi yöne dönerse dönsün, işte benim dinim ve îmânım odur.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Bu satırlar, İbn Arabî'nin Tercümânü'l-Eşvâk adlı eserinin on birinci gazelinin (Ode XI) sonudur ve tüm İslam tasavvuf edebiyatının belki de en çok anılan pasajıdır. Zâhirde bir aşk şiiri gibi okunan gazel, batınî bir vahdet öğretisini taşır: Mekke tavafı, kalbin ilahî hakikat etrafındaki dönüşünün bir sembolüdür ve taştan yapılmış Kâbe, içinde Hakk'ın tecelli ettiği insan kalbi karşısında ikincil kalır. Şair, kalbin artık ceylan otlağını, Hristiyan manastırını, put mabedini, Kâbe'yi, Tevrat levhalarını ve Kur'an'ı aynı anda kucaklayabildiğini söylerken, biçimlerin ötesindeki tek hakikate, yani Aşk'ın dinine işaret eder. İbn Arabî'nin çağdaşları bu mısraları fazla cüretkâr bulunca, şair eserine kendi eliyle bir şerh (Zehâirü'l-A'lâk) yazarak her imgenin ilahî bir manaya karşılık geldiğini açıklamıştır.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- Tarjuman al-Ashwaq (Arzuların Tercümanı / The Interpreter of Desires), Ode XI. İngilizceye çeviren ve şerh eden: Reynold A. Nicholson, Londra, Royal Asiatic Society, 1911.
- Neşir
- Reynold A. Nicholson tercümesi, 1911 (Royal Asiatic Society, Oriental Translation Fund, New Series XX). Kaynak nüsha: Internet Archive, tarjumanalashwaq00ibnaiala.
- Konum
- Ode XI, mısra 1 ve 6-16 (Source Library dijital baskısı, çeviri s. 30-31).
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
