Corpus Hermeticum'un yedinci risalesi, geç antik çağın Grek-Mısır bilgeliğinden bize kalan en sert uyarılardan biridir. Metin, insan ruhunu bedene çakılmış, cehalet şarabıyla sarhoş bir yolcu olarak resmeder ve kurtuluşa giden tek yolun bu sarhoşluktan sıyrılıp kalbin gözleriyle yukarı bakmaktan geçtiğini söyler. Aşağıda G. R. S. Mead'in klasik 1906 çevirisinden, risalenin özünü oluşturan "cehalet giysisi" pasajını sunuyoruz. Burada beden, ruhun üzerine geçirilmiş bir aldatma örtüsü olarak betimlenir; onu parçalamadan Gerçeğin Güzelliğine bakmak mümkün değildir.
Nereye tökezleyip gidiyorsunuz ey sarhoşlar, saf cehalet şarabını sonuna kadar içmiş olan sizler; öyle ki artık onu taşıyamayıp kusuyorsunuz bile? Durun, ayılın, kalbin hakiki gözleriyle yukarı bakın! Hepiniz beceremiyorsanız, hiç değilse becerebilenleriniz baksın. Zira cehaletin kötülüğü bütün yeryüzüne taşıyor ve bedene çakılıp kalmış ruhu boğuyor, onun Kurtuluş limanlarına sığınmasına engel oluyor.
O halde bu azgın selin sizi sürükleyip götürmesine izin vermeyin; kıyı akıntısından yararlanın, becerebilenleriniz Kurtuluş limanına yönelsin ve orada demir atarak, sizi elinizden tutup Gnosis'in kapılarına götürecek birini arayın. Işığın apaçık parladığı, her karanlıktan arınmış olan yerde; hiçbir ruhun sarhoş olmadığı, hepsinin ayık olarak, görülmeyi dileyen O'na kalplerinin gözleriyle baktığı yerde. O'nu hiçbir kulak işitemez, hiçbir göz göremez, hiçbir dil söyleyemez; ancak zihin ve kalp.
Fakat önce üzerinde taşıdığın örtüyü söküp atmalısın: cehaletin ağı, kötülüğün zemini, çürümenin zinciri, karanlığın kabuğu, yaşayan ölüm, duyunun cesedi, yanında taşıdığın mezar, evindeki hırsız; sevdiği şeyler aracılığıyla sana nefret eden, nefret ettiği şeyler aracılığıyla da kötülük besleyen o hırsız.
İşte üzerinde taşıdığın o nefret dolu örtü budur; seni boğar ve aşağı, kendisine doğru çeker; ta ki yukarı bakamayasın, Gerçeğin Güzelliğini ve onda barınan İyiliği görüp o örtünün kötülüğünden tiksinmeyesin diye. O, maddenin yığınıyla duyularını tıkamış ve iğrenç arzuyla doldurmuştur; öyle ki işitmen gerekeni işitemeyesin, görmen gerekeni göremeyesin.
Fakat önce üzerinde taşıdığın örtüyü söküp atmalısın: cehaletin ağı, karanlığın kabuğu, yaşayan ölüm, yanında taşıdığın mezar.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Corpus Hermeticum, MS 2. ile 4. yüzyıllar arasında İskenderiye çevresinde Yunanca kaleme alınmış, Hermes Trismegistos'a atfedilen bir dinî-felsefi risaleler derlemesidir. Yedinci risale, bedeni ruhun üzerine geçirilmiş bir aldatma giysisine benzeten çarpıcı imgesiyle Hermetik geleneğin en tanınmış metinlerinden biridir. G. R. S. Mead'in burada kullanılan çevirisi, Teosofi çevresinden gelmiş olsa da doğrudan Yunanca aslından yapılmış, akademik açıdan ciddiye alınan klasik bir bilimsel çeviridir ve metnin şiirsel dokusunu koruduğu için tercih edilmiştir.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- Thrice-Greatest Hermes, Vol. 2: Translations — Corpus Hermeticum VII (VIII), G. R. S. Mead (1906), s. 134-135
- Neşir
- G. R. S. Mead, Thrice-Greatest Hermes, Cilt II: Translations (Londra ve Benares: Theosophical Publishing Society, 1906)
- Konum
- Corpus Hermeticum VII (VIII), tam risale; kaynak sayfalar 134-135
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
