Corpus Hermeticum'un dördüncü risalesi, sıradan bir öğüt değil bir çağrıdır. Hermes, oğlu Tat'a Tanrı'nın yeryüzüne indirdiği bir kâseden söz eder. Bu kâse su ile değil Zihin ile doludur ve insana kendisini onun içine tümüyle daldırması buyrulur. Vaftiz burada bir serpme değil bir batıştır: bütün varlığın Zihin denizine gömülmesi. Bu batışı gerçekleştirenler Gnosis'e, yani ilahi bilgiye ortak olur ve "kâmil insan" mertebesine yükselir.
Kendini bu Kâse'nin vaftizi ile vaftiz eyle. Bunu yapabilecek yürek kimindir? İman eden sen, Kâse'yi aşağı gönderene yükselebilirsin. Neye vücut bulduğunu bilen sen, bunu bilirsin. Habercinin müjdesini kavrayanların hepsi kendilerini Zihin'e daldırdı ve Gnosis'e ortak oldu. Zihin'i aldıklarında ise kâmil insanlar kılındılar.
Fakat müjdeyi kavramayanlar, yalnızca Akıl'ın yardımına sahip olup Zihin'e sahip olmadıklarından, neye ve ne vasıtasıyla vücut bulduklarını bilmezler. Oysa Tanrı'nın armağanından bir pay alanlar, ey Tat, işlerine göre hüküm verirsek, Ölüm'ün bağlarından kurtuluşlarını kazanmışlardır. Zira onlar kendi Zihinlerinde her şeyi kucaklarlar: yeryüzündeki şeyleri, göklerdeki şeyleri ve şayet varsa göklerin ötesindeki şeyleri.
Kendilerini bu kadar yükselttikten sonra İyi'yi görürler. İyi'yi gördüklerinde de buradaki konaklamalarını bir talihsizlik sayarlar. Bedendeki ve bedensiz olan her şeyi hor görerek yollarını o Tek ve Yegâne Olan'a doğru sürerler. İşte budur, ey Tat, Zihin'in Gnosis'i; ilahi şeylerin Görülmesidir. Bu bir Tanrı bilgisidir, çünkü Kâse Tanrı'ya aittir.
Kendini bu Kâse'nin vaftizi ile vaftiz eyle. Neye vücut bulduğunu bilen sen, Kâse'yi aşağı gönderene yükselebilirsin.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Bu pasaj, Corpus Hermeticum'un dördüncü risalesinin (Yunanca başlığıyla "Krater", yani karışım kâsesi) açılışıdır. Metin geç antik dönem İskenderiyesi'nde, Hermes Trismegistos'a atfedilen bir öğreti geleneği içinde şekillenmiş, Hermes ile oğlu Tat arasında bir diyalog biçiminde kurgulanmıştır. Buradaki "vaftiz" imgesi Hristiyan sudan vaftizinin öncülü ya da koşutu değil, bütünüyle içsel bir dönüşümdür: kâse, Tanrı'nın insana bağışladığı Zihin (Nous) ile doldurulmuştur ve kurtuluş, kişinin kendi varlığını bu ilahi Zihin denizine tümüyle daldırmasıyla gerçekleşir. Metin insanları ikiye ayırır: yalnızca Akıl'a (logos) sahip olanlar ile Zihin'i almış olanlar. Yalnızca ikinciler ölümün bağlarından kurtulur ve İyi'yi temaşa edebilecek yüksekliğe erişir. Çeviri, klasik Hermetik araştırmaların temel taşı sayılan G.R.S. Mead'in "Thrice-Greatest Hermes" (1906) külliyatının ikinci cildinden alınmıştır.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- Thrice-Greatest Hermes, Vol. 2: Translations — "The Cup or Monad" (Corpus Hermeticum IV)
- Neşir
- G.R.S. Mead çevirisi, "Thrice-Greatest Hermes: Studies in Hellenistic Theosophy and Gnosis", Cilt II: Sermons (Theosophical Publishing Society, Londra ve Benares, 1906).
- Konum
- Cilt II, "The Cup or Monad" başlıklı risale, s. 85–91; alıntılanan pasaj s. 101–102 (çeviri metni).
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
