Hermetik Parçalar: Tanrı, Madde, Zaman ve Cisimler
G.R.S. Mead'in Thrice-Greatest Hermes derlemesinden bir sayfa; Stobaios parçaları üçüncü ciltte toplanmıştır (1906).

Hermetik Parçalar: Tanrı, Madde, Zaman ve Cisimler

Thrice-Greatest Hermes, Cilt III: Excerpts and Fragments
Hermes Trismegistos; G.R.S. Mead (çev.)· 1906· Özgün: İngilizce· Internet Archive· ~5 dk okuma
HermetizmTürkçe çeviriAçık erişim

Bu beş kısa Hermetik parça, Ioannes Stobaios'un antolojisi sayesinde günümüze ulaşmıştır. Tanrı'nın anlatılamazlığından tanrıların mertebelerine, maddenin doğuşundan zamanın kendisiyle çelişen yapısına ve ebedî cisimlerle fâni bedenler arasındaki farka uzanırlar. Hepsi Hermes'in oğlu Tat'a hitabıdır ve her biri tek bir kavramı sıkıştırılmış bir dille ele alır. Aşağıda parçaların tamamı yer alıyor.

Türkçe çeviri (tam metin) · Çeviren Şira Nur Uysal

TANRI'NIN ANLATILAMAZLIĞI ÜZERİNE

[Hermes.] Tanrı'yı idrak etmek güçtür; O'ndan söz etmekse imkânsız.

Zira Cisimsiz olan asla cisimde dile getirilemez, Kâmil olan asla nâkıs olanca kavranamaz ve Ebedî olanın gelip geçici olanla arkadaşlık etmesi güçtür.

Biri daima vardır, öteki geçip gider; biri Hakikat'in [berraklığı] içindedir, öteki görünüşün gölgesinde.

Güçlüden zayıf ne kadar uzaksa, büyükten küçük ne kadar uzaksa, ölümlü de İlahî olandan o kadar uzaktır.

Şu hâlde Güzel'in Görüsünü karartan, bu ikisi arasındaki mesafedir.

Zira gözlerle cisimler görülebilir, dille görülen şeylerden söz edilebilir; lâkin cismi olmayan, tezahür etmemiş, biçimsiz olan ve maddeden bize nesne olarak sunulmayan — duyumuzca kavranamaz.

Zihnimde tutuyorum bunu, ey Tat, zihnimde tutuyorum: kendisinden söz edilemeyen, Tanrı'dır.

TANRI, DOĞA VE TANRILAR

1. [Hermes.] Şu hâlde varlığı aşan bir şey vardır — mevcut olan her şeyin ve gerçekten var olan her şeyin ötesinde.

Zira Varlığı-aşan-olan, evrensel diye adlandırılan, gerçekten var olan idrak edilirlere ve aynılık yasasınca düşünülen varlıklara ortak olan o varlıklığın kendisi yüzünden mevcut olduğu [gizemdir].

Bunlara karşıt olanlar, ötekilik yasasınca, yine kendilerince kendileridirler. (Aynılık ve ötekilik, Platoncu kozmolojinin iki dairesine işaret eder: her şeyi kuşatan aynılık küresi ile ona çapraz dönen yedi ötekilik küresi. Gezegen küreleri hem karşıt yönde döner hem de devirlerini kendilerine geri kapatır.)

Ve Doğa, duyuların algılayabildiği, bütün duyulurları kendinde barındıran bir özdür.

2. Bunların arasında idrak edilir ve duyulur tanrılar bulunur.

İdrake ait olan şeyler, yalnızca idrak edilir olan Tanrıların [tabiatından] pay alır; kanaate ait olan şeylerin payı ise duyulur olanlarladır.

Bu sonuncular, idrak edilirlerin suretleridir; söz gelimi Güneş, Gök'ün üzerindeki Demiurgos Tanrı'nın suretidir.

Zira O nasıl evreni yapmışsa, Güneş de öylece hayvanları yapar, bitkileri doğurur ve solukları düzenler. («Soluklar» ruhlar diye de okunabilir; Hint fizyolojik psikolojisindeki prana'ların karşılığıdır. Son cümle bazı el yazmalarında yoktur.)

MADDE ÜZERİNE

Hermes. Madde hem doğmuştur, ey oğul, hem de [var oluşa gelmeden önce] vardı; zira Madde oluşun kabıdır ve oluş, oluşun her zorunluluğundan azade olan ve önceden var olan Tanrı'nın enerji tarzıdır. («Kap» diye çevrilen sözcük oluşun kabı, haznesi yahut tarlası anlamına gelir. Doğum kabı imgesi Pisagorcularda yerleşik bir semboldü; ruh göçünü suyun bir kaptan ötekine boşaltılmasına benzetirlerdi.)

[Madde], buna göre, oluşun tohumunu kabul etmesiyle kendisi doğuma geldi ve [böylece] değişime tâbi oldu; biçimlendirilerek suretler aldı; zira kendi değişiminin suretlerini tertip ederek, değişen kendi benliğine kendisi başkanlık etti.

Şu hâlde Madde'nin doğmamış hâli biçimsizlikti; onun oluşu ise etkinliğe getirilmesidir. (Bu parça Stobaios'ta yalnızca «Tat'a [Söylevlerden]» başlığıyla, kısa ve kopuk hâlde korunmuştur; metnin öncesi ve sonrası kayıptır.)

ZAMAN ÜZERİNE

1. Şimdi üç zaman üzerine araştıralım; zira onlar ne kendi başlarınadır, ne [de] birleşiktirler; [ve yine] onlar hem birleşiktir hem [de] kendi başlarınadır.

Zira şimdiki zamanı geçmiş olmaksızın düşünecek olursan, o, çoktan geçmiş olmadıkça şimdiki olamaz.

Zira şimdiki zaman geçmişten gelir, gelecek de şimdiden gider.

Lâkin daha yakından incelememiz gerekiyorsa, şöyle akıl yürütelim:

2. Geçmiş zaman artık bu olmamaya geçer, gelecek [zaman] ise şimdi olmadığı için mevcut değildir; hayır, şimdiki zaman bile, sürüp gitmesi bakımından şimdi değildir.

Şu hâlde [sabit] durmayan, lâkin dönmekte olan, duracağı bir merkez noktası bulunmayan zamana — durmaya gücü dahi yokken — nasıl olur da an-lık denebilir? (Yunancada «şimdiki zaman» için kullanılan sözcük ile «durmak» fiili aynı kökten gelir; Mead, kaybolacak olan bu kelime oyununu korumak için «an-lık» karşılığını seçmiştir.)

Yine, geçmiş şimdiye, şimdi [de] geleceğe eklendiğinde onlar [böylece] birdirler; zira aynılıkları, birlikleri ve sürekliliklerinde biri ötekiler olmaksızın değildir.

Böylece zaman, bir ve aynı [zaman] olduğu hâlde, hem süreklidir hem süreksiz.

EBEDÎ VE FÂNİ CİSİMLER ÜZERİNE

1. [Hermes.] Bütün ebedî cisimlerin Efendisi ve Demiurgos'u, ey Tat, onları bir kez ve daima yaptığında, bir daha yapmadı, şimdi de yapmıyor.

Onları kendilerine emanet ederek ve birbirleriyle birleştirerek, hiçbir şeye muhtaç olmasınlar diye, ebedî şeyler olarak salıverdi onları.

Eğer bir şeye muhtaç olurlarsa, bu ancak birbirlerine muhtaçlık olacaktır, dışarıdan sayılarına eklenecek bir artışa değil; zira onlar ölümsüzdürler.

Zira O'nun yaptığı cisimlerin tabiatının bu türden olması gerekirdi.

2. Bizim Demiurgos'umuz ise, kendisi [zaten] bir cisim içinde olduğundan, bizi yapmıştır — o daima yapar ve [daima] yapacaktır: bozulur ve ölümün hükmü altındaki cisimleri.

Zira kendisini Yapan'a öykünmesi yasa değildi — hele bu imkânsız olduğuna göre büsbütün değildi.

Zira sonuncusu, cisimsiz olan ilk özden yarattı; ötekiyse, Efendisi tarafından var oluşa getirilmiş olan cisimleşmeden yaptı.

3. Şu hâlde doğru akıl yürütmeye göre şu çıkar: o cisimler, cisimsiz özden var oluşa getirildikleri için ölümden azadedir; bizimkilerse bozulur ve ölümün hükmü altındadır — çünkü bizim maddemiz cisimlerden mürekkeptir, ki bu, onların zayıf oluşundan ve çok yardıma muhtaç oluşundan görülebilir.

Zira cisimlerimizin sürekliliği, benzer unsurlardan içine getirilmiş bir besin olmasa ve [böylece] cisimlerimizi gün be gün yenilemese, nasıl sürebilirdi?

Zira içimize akan bir toprak, su, ateş ve hava seli vardır; bu sel cisimlerimizi tazeler ve çadırımızı bir arada tutar. («Çadır» Platon'un, Pisagorcuların ve geç dönem Platoncuların cisim için kullandığı terimdir: ruhun konakladığı çadır. Plotinos'un ölümünden sonra Delphoi kâhini de aynı imgeyi kullanır: «lâkin şimdi, çadırını söküp meleksi ruhunun mezarını terk ettiğine göre…»)

[Bedenlerimizin] hareketlerine katlanacak kadar güçlü değiliz; bunlara tek bir gün bile dayanamayız.

Zira bil ki oğlum, cisimlerimiz geceleyin dinlenmeseydi, tek bir gün bile süremezdik.

4. Bu yüzden, iyi olan ve her şeyi önceden bilen Yapıcımız, canlı varlık sürsün diye uykuyu bahşetti; hareket yorgunluğunun en büyük [sükûnetini] verdi ve dinlenmeye de eşit, hatta daha fazla zaman ayırdı.

İyi düşün oğlum, uykunun o pek kudretli enerjisini — ruhun [enerjisinin] karşıtıdır o, lâkin ondan aşağı değildir.

Zira nasıl ruh hareketin enerjisiyse, cisimler de öylece [uykunun yardımı] olmaksızın yaşayamaz.

Zira o, eklemli uzuvların gevşemesi ve yeniden yaratılmasıdır; içeride de iş görür: içeri akan taze madde tedarikini cisme çevirir, her birine kendi cinsinden olanı paylaştırır — suyu kana, toprağı kemiklere ve iliğe, havayı sinirlere ve damarlara, ateşi görmeye.

Bu yüzden cisim de uykuda keskin bir haz duyar; zira bu haz duygusunu etkinliğe getiren, uykunun kendisidir.

Zihnimde tutuyorum bunu, ey Tat: kendisinden söz edilemeyen, Tanrı'dır.
Özgün metin hakkında
G.R.S. Mead, Thrice-Greatest Hermes, Cilt III: Excerpts and Fragments (1906), s. 12-22: "Excerpts II, IV, V, VI, VII". Tam İngilizce metin kamu malıdır ve Internet Archive'de mevcuttur.

Bu metin neden önemli

Bu parçalar, Corpus Hermeticum'a girmemiş, ancak Stobaios'un beşinci yüzyılda derlediği antolojide alıntı olarak korunmuş Hermetik metinlerdendir. Kaynağın alıntı niteliği yüzünden metinler çoğu zaman bir cümlenin ortasında başlar ve biter; başlıkların bir kısmı el yazmalarında bulunmayıp modern editörlerce eklenmiştir. Zaman üzerine olan parça, geçmiş—şimdi—gelecek üçlüsünün hem birbirinden ayrı hem de ayrılamaz oluşunu işleyen erken bir felsefî tahlildir; ebedî cisimler üzerine olanı ise uykuyu ruhun enerjisine karşıt ama ondan aşağı olmayan bir kudret sayan çarpıcı bir fizyoloji sunar. Madde üzerine olan parçadaki «oluşun kabı» imgesi Pisagorcu sembolizmle, tanrılar üzerine olan parçadaki aynılık ve ötekilik yasaları ise Platoncu kozmolojiyle doğrudan bağlantılıdır. Bu kısa metinler, Hermetik düşüncenin geç antik felsefe okullarıyla ne kadar iç içe geçtiğini göstermeleri bakımından değerlidir. Çeviri, G.R.S. Mead'in Thrice-Greatest Hermes (Cilt III: Excerpts and Fragments, 1906, kamu malı) eserindeki İngilizce çeviriden yapılmıştır.

Bülten

Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol

Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.

Bu eser Hermetizm Koleksiyonu'nun parçasıdır →

Künye
Kaynak eser
Thrice-Greatest Hermes, Cilt III: Excerpts and Fragments, çev. G.R.S. Mead, Londra: Theosophical Publishing Society, 1906 — Excerpts II, IV, V, VI, VII (Stobaios antolojisinde korunmuş Hermetik parçalar)
Neşir
Theosophical Publishing Society, Londra ve Benares, 1906 (Cilt III: Excerpts and Fragments); kamu malı
Konum
Bu parçaların tamamı — Cilt III, sayfa 12-22 (külliyatın tamamı değil)
Çeviren
Şira Nur Uysal
Dijital nüsha
Internet Archive
Bu Türkçe çeviri © Şira Nur Uysal, CC BY-SA 4.0 ile paylaşılmıştır (serbestçe kullanın, kaynak gösterin, değiştirirseniz aynı lisansla paylaşın). Kullanım & lisans →
Bu Çeviriye AtıfUysal, Ş. N. (Çev.). (2026). Hermetik Parçalar: Tanrı, Madde, Zaman ve Cisimler. Kadim Kütüphane. https://kadimkutuphane.com/hermetik-parcalar-tanri-madde-zaman-cisimler
← Kütüphaneye dön