Corpus Hermeticum'un ikinci risalesi olan "Asklepios'a" başlıklı söylevde Hermes Trismegistus, öğrencisi Asklepios ile evrenin ve tanrının doğası üzerine bir söyleşiye girer. Söylevin doruğunda mesele artık kozmosun devinimi değil, her şeyin ötesindeki İlke'dir. Aşağıdaki pasajda Hermes, önce her şeyi kuşatan Bedensiz'i, ardından da onun bile üstünde duran Tanrı'yı tanımlar. Vardığı sonuç Hermetik geleneğin kalbindeki denklemdir: Tanrı ile İyilik birdir.
Asklepios. Öyleyse Tanrı nedir? Hermes. O, bunların hiçbiri değildir; çünkü var olan her şeyin var olmasına sebep olan O'dur, hem hepsinin hem her birinin hem de tek tek her şeyin. Var-olmayan hiçbir şeyi de geride bırakmamıştır; ne var ise hepsi var-olanlardan gelir, var-olmayanlardan değil. Zira var-olmayanların doğaca herhangi bir şey olma gücü yoktur, bilakis var-olamama doğasını taşırlar. Buna karşılık var-olanların, herhangi bir zamanda var-olmama gibi bir doğası yoktur.
Asklepios. Peki sen ne diyorsun, Tanrı nedir? Hermes. Öyleyse Tanrı Akıl değildir, fakat Aklın var olmasının Sebebi'dir; Tanrı Ruh değildir, fakat Ruhun var olmasının Sebebi'dir; Tanrı Işık değildir, fakat Işığın var olmasının Sebebi'dir. Bundan ötürü Tanrı yalnızca şu iki adla anılmalıdır, yalnız O'na ait olan ve başka hiç kimseye ait olmayan adlarla: İyi ve Baba.
Zira sözde tanrıların hiçbiri, insanlardan hiçbiri, ne de ruhani varlıklar hiçbir ölçüde İyi olamaz, yalnız Tanrı olabilir; ve O tek başına İyi'dir, başka bir şey değil. Geri kalan her şey İyi'nin doğasından ayrılabilir; çünkü hepsi ruh ile bedendir ve İyi'yi içine alabilecek hiçbir yerleri yoktur.
Zira İyi'nin Büyüklüğü, var olan her şeyin Varlığı kadar uludur, hem bedenlerin hem bedensiz olanların, hem duyulur hem düşünülür şeylerin. Öyleyse başka hiçbir şeye İyi deme, yoksa saygısızlık etmiş olursun; ne de herhangi bir zamanda İyi'den başkasına Tanrı de, yoksa yine saygısızlık etmiş olursun.
İyi herkesçe dile getirilse de, onun ne olduğu herkesçe anlaşılmaz. Ölümsüzlerin geri kalanı yine de Tanrı adıyla onurlandırılır ve tanrılar diye anılır; ama Tanrı İyi'dir, bir nezaketten değil doğasından ötürü. Zira Tanrı'nın doğası ile İyilik birdir; ikisinin de türü birdir, ki diğer bütün türler ondan çıkar. İyi, her şeyi veren ve hiçbir şey almayandır. Öyleyse Tanrı her şeyi verir ve hiçbir şey almaz. Öyleyse Tanrı İyi'dir, ve İyi Tanrı'dır.
Öyleyse Tanrı İyi'dir, ve İyi Tanrı'dır.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Metin, Corpus Hermeticum'un ikinci risalesidir (kimi düzenlemelerde üçüncü sayılır) ve "Asklepios'a" başlığını taşır. Grekçe aslı Geç Antik Çağ İskenderiyesi'nin Yunan-Mısır düşünce ortamında doğmuş, Platoncu ve Stoacı kozmoloji ile Mısır bilgeliğini kaynaştıran Hermetik yazınına aittir. Buradaki çeviri, İngiliz bilgin G.R.S. Mead'in üç ciltlik "Thrice-Greatest Hermes" (1906) külliyatından alınmıştır; bu külliyat, Hermetik metinlerin en itibarlı erken dönem bilimsel İngilizce çevirilerinden biridir. Söylev, kozmosun devinimine dair bir soruşturmayla açılır ve giderek her şeyi kuşatan Bedensiz'e, oradan da onun ötesindeki mutlak İlke'ye yükselir. Pasajın vardığı "Tanrı İyi'dir, ve İyi Tanrı'dır" hükmü, Hermetik teolojinin özünü verir ve Rönesans'ta Marsilio Ficino aracılığıyla Batı düşüncesini derinden etkilemiştir.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- Thrice-Greatest Hermes, Vol. 2: Translations — Corpus Hermeticum II (III), "To Asclepius", §§13-16
- Neşir
- G.R.S. Mead çevirisi, Theosophical Publishing Society, Londra ve Benares, 1906
- Konum
- Cilt II, Corpus Hermeticum II (III), "To Asclepius", kitap sayfaları 79-81 (§§13-16)
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
