Corpus Hermeticum'un ikinci kitabı, Hermes Trismegistos ile öğrencisi Asklepios arasında geçen kısa ama yoğun bir söyleşidir. Hermes, hareketin doğasından yola çıkarak evrenin içinde devindiği o uçsuz bucaksız açıklığa, yani mekâna ulaşır ve onun cisimsiz oluşunu adım adım gösterir. Bu incelikli akıl yürütmenin sonunda mekân, ya tanrısal bir şeye ya da bizzat Tanrı'nın kendisine bağlanır. Aşağıdaki pasaj, bu söyleşinin açılışını ve çekirdek düşüncesini bir araya getirir.
Hermes. Devinen her şey için şu doğru değil midir Asklepios, o bir şeyin içinde devinir ve bir şey tarafından devindirilir? Asklepios. Elbette. Hermes. Ve içinde devinilen şey, zorunlu olarak devinen şeyden daha büyük değil midir? Asklepios. Öyledir. Hermes. Ve içinde devinilen o şey, devinen şeye karşıt bir doğada olmalıdır. Asklepios. Kuşkusuz öyle olmalı.
Hermes. İmdi bu evren büyüktür; evrenden daha büyük hiçbir cisim yoktur. Asklepios. Kabul. Hermes. Hem de yoğundur; çünkü başka nice büyük cisimle, daha doğrusu var olan bütün cisimlerle doludur. Asklepios. Öyledir. Hermes. Ve evren bir cisimdir, öyle değil mi? Asklepios. Evet. Hermes. Ve devinen bir şeydir? Asklepios. Elbette.
Hermes. Öyleyse evrenin içinde devindiği o açıklık ne büyüklükte ve ne doğada olmalıdır? O açıklık çok daha büyük olmalı değil midir ki evrenin kesintisiz devinimini içine alabilsin ve devinen şey yer darlığından sıkışıp devinmekten kesilmesin? Asklepios. Gerçekten de büyük olmalı o açıklık, ey Trismegistos. Hermes. Peki ne doğada olmalı, Asklepios? Evrene karşıt doğada olmalı değil midir? Cisme karşıt doğada olan ise cisimsiz olandır. Asklepios. Kabul. Hermes. Öyleyse o açıklık cisimsizdir.
İmdi cisimsiz olan ya Tanrı'ya ait bir şeydir ya da bizzat Tanrı'nın kendisidir. Tanrı'ya ait bir şey derken, var oluşa gelen bir şeyi değil, başlangıcı olmayan bir şeyi kastediyorum. Şu hâlde cisimsiz olan Tanrı'ya ait bir şeyse, ezelî tözün doğasındandır; ama bizzat Tanrı'nın kendisiyse, o zaman tözden ayrı olmalıdır.
Cisme karşıt doğada olan ise cisimsiz olandır; öyleyse o açıklık cisimsizdir.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Bu metin, Hellenistik Mısır'da Yunanca kaleme alınan Corpus Hermeticum'un ikinci risalesidir. Ortaçağ boyunca kaybolan Yunanca külliyat, 1463'te Bizans'tan Floransa'ya gelen bir elyazmasıyla yeniden Batı'nın gündemine girmiş, Marsilio Ficino'nun 1471 Latince çevirisiyle Rönesans düşüncesinin köşe taşlarından biri hâline gelmiştir. Burada verilen İngilizce metin, klasikçi Walter Scott'un 1924 tarihli tenkitli neşrinden alınmıştır; Scott, Stobaeus antolojisi ile Corpus elyazmalarını karşılaştırarak metnin en güvenilir okumasını sunmaya çalışmıştır. Söyleşinin ilk bölümleri Corpus elyazmalarında eksik olduğundan, Scott bu kısımları Stobaeus'un Anthologium'undan tamamlamıştır.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- Corpus Hermeticum, Liber II (The Discourse of Hermes Trismegistus to Asclepius), Walter Scott, Hermetica Vol. I: Texts and Translation (Oxford: Clarendon Press, 1924), s. 138-141
- Neşir
- Walter Scott (ed.), Hermetica, Volume I: Introduction, Texts and Translation, Clarendon Press, 1924
- Konum
- Corpus Hermeticum, Kitap II, bölümler 1-4b; neşrin 138-141. sayfaları (çeviri alanı)
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
