Hermes'ten Asklepios'a: Cisimsiz Mekân ve Tanrı
Marsilio Ficino'nun Corpus Hermeticum (Pimander) Latince çevirisinin 1491 tarihli tezhipli açılış sayfası: göksel küreyi taşıyan Atlas figürü ve Medici armasıyla süslü tarihli 'L' harfi.
Hermetizm

Hermes'ten Asklepios'a: Cisimsiz Mekân ve Tanrı

Corpus Hermeticum, Liber II
Hermes Trismegistos (Walter Scott çevirisi ve tenkitli neşri)· 1924· Özgün: İngilizce· Source Library
HermetizmTürkçe çeviriAçık erişim

Corpus Hermeticum'un ikinci kitabı, Hermes Trismegistos ile öğrencisi Asklepios arasında geçen kısa ama yoğun bir söyleşidir. Hermes, hareketin doğasından yola çıkarak evrenin içinde devindiği o uçsuz bucaksız açıklığa, yani mekâna ulaşır ve onun cisimsiz oluşunu adım adım gösterir. Bu incelikli akıl yürütmenin sonunda mekân, ya tanrısal bir şeye ya da bizzat Tanrı'nın kendisine bağlanır. Aşağıdaki pasaj, bu söyleşinin açılışını ve çekirdek düşüncesini bir araya getirir.

Türkçe çeviri · Çeviren Şira Nur Uysal

Hermes. Devinen her şey için şu doğru değil midir Asklepios, o bir şeyin içinde devinir ve bir şey tarafından devindirilir? Asklepios. Elbette. Hermes. Ve içinde devinilen şey, zorunlu olarak devinen şeyden daha büyük değil midir? Asklepios. Öyledir. Hermes. Ve içinde devinilen o şey, devinen şeye karşıt bir doğada olmalıdır. Asklepios. Kuşkusuz öyle olmalı.

Hermes. İmdi bu evren büyüktür; evrenden daha büyük hiçbir cisim yoktur. Asklepios. Kabul. Hermes. Hem de yoğundur; çünkü başka nice büyük cisimle, daha doğrusu var olan bütün cisimlerle doludur. Asklepios. Öyledir. Hermes. Ve evren bir cisimdir, öyle değil mi? Asklepios. Evet. Hermes. Ve devinen bir şeydir? Asklepios. Elbette.

Hermes. Öyleyse evrenin içinde devindiği o açıklık ne büyüklükte ve ne doğada olmalıdır? O açıklık çok daha büyük olmalı değil midir ki evrenin kesintisiz devinimini içine alabilsin ve devinen şey yer darlığından sıkışıp devinmekten kesilmesin? Asklepios. Gerçekten de büyük olmalı o açıklık, ey Trismegistos. Hermes. Peki ne doğada olmalı, Asklepios? Evrene karşıt doğada olmalı değil midir? Cisme karşıt doğada olan ise cisimsiz olandır. Asklepios. Kabul. Hermes. Öyleyse o açıklık cisimsizdir.

İmdi cisimsiz olan ya Tanrı'ya ait bir şeydir ya da bizzat Tanrı'nın kendisidir. Tanrı'ya ait bir şey derken, var oluşa gelen bir şeyi değil, başlangıcı olmayan bir şeyi kastediyorum. Şu hâlde cisimsiz olan Tanrı'ya ait bir şeyse, ezelî tözün doğasındandır; ama bizzat Tanrı'nın kendisiyse, o zaman tözden ayrı olmalıdır.

Cisme karşıt doğada olan ise cisimsiz olandır; öyleyse o açıklık cisimsizdir.
Özgün metin (İngilizce)
Hermes. Is it not true of everything which is moved, Asclepius, that it is moved in something, and is moved by something? Asclepius. Assuredly. Herm. And is not that in which the thing is moved necessarily greater than the thing moved? Ascl. Yes. Herm. And that in which the thing is moved must be of opposite nature to the thing moved. Ascl. Certainly it must. Herm. Now this Kosmos is great; there is no body greater than the Kosmos. Ascl. Agreed. Herm. And it is massive; for it is filled with many other great bodies, or rather, with all the bodies that exist. Ascl. It is so. Herm. And the Kosmos is a body, is it not? Ascl. Yes. Herm. And a thing that is moved? Ascl. Assuredly. Herm. Of what magnitude then must be the space in which the Kosmos is moved? And of what nature? Must not that space be far greater, that it may be able to contain the continuous motion of the Kosmos, and that the thing moved may not be cramped through want of room, and cease to move? Ascl. Great indeed must be that space, Trismegistus. Herm. And of what nature must it be, Asclepius? Must it not be of opposite nature to the Kosmos? And of opposite nature to body is the incorporeal. Ascl. Agreed. Herm. That space then is incorporeal. Now that which is incorporeal is either something that appertains to God, or else it is God himself. (By 'a thing that appertains to God' I mean, not a thing that comes into being, but a thing without beginning.) If then the incorporeal thing is something that appertains to God, it is of the nature of eternal substance; but if it is God himself, it must be distinct from substance.

Bu metin neden önemli

Bu metin, Hellenistik Mısır'da Yunanca kaleme alınan Corpus Hermeticum'un ikinci risalesidir. Ortaçağ boyunca kaybolan Yunanca külliyat, 1463'te Bizans'tan Floransa'ya gelen bir elyazmasıyla yeniden Batı'nın gündemine girmiş, Marsilio Ficino'nun 1471 Latince çevirisiyle Rönesans düşüncesinin köşe taşlarından biri hâline gelmiştir. Burada verilen İngilizce metin, klasikçi Walter Scott'un 1924 tarihli tenkitli neşrinden alınmıştır; Scott, Stobaeus antolojisi ile Corpus elyazmalarını karşılaştırarak metnin en güvenilir okumasını sunmaya çalışmıştır. Söyleşinin ilk bölümleri Corpus elyazmalarında eksik olduğundan, Scott bu kısımları Stobaeus'un Anthologium'undan tamamlamıştır.

Bülten

Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol

Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.

Künye
Kaynak eser
Corpus Hermeticum, Liber II (The Discourse of Hermes Trismegistus to Asclepius), Walter Scott, Hermetica Vol. I: Texts and Translation (Oxford: Clarendon Press, 1924), s. 138-141
Neşir
Walter Scott (ed.), Hermetica, Volume I: Introduction, Texts and Translation, Clarendon Press, 1924
Konum
Corpus Hermeticum, Kitap II, bölümler 1-4b; neşrin 138-141. sayfaları (çeviri alanı)
Çeviren
Şira Nur Uysal
Dijital nüsha
Source Library
Bu Türkçe çeviri © Şira Nur Uysal, CC BY 4.0 ile paylaşılmıştır (serbestçe kullanın, kaynak gösterin). Kullanım & lisans →
← Kütüphaneye dön