Gilgamış Destanı: Tufan ve Ölümsüzlük
Aşurbanipal Kütüphanesi'nden ünlü Tufan Tableti: Gilgamış Destanı'nın On Birinci Tableti üzerine kazınmış çivi yazısı, Utnapiştim'in tufandan bir gemiyle sağ çıkışını anlatır (R. Campbell Thompson, The Epic of Gilgamish, 1930).
Mit ve Kutsal Anlatı

Gilgamış Destanı: Tufan ve Ölümsüzlük

Robert William Rogers· 1912· Özgün: İngilizce· Source Library
Mit ve Kutsal AnlatıTürkçe çeviriAçık erişim

Ölümlü kral Gilgamış, dostu Engidu'nun ölümüyle sarsılıp ölümün eşiğinde durduğunda, tufandan sağ çıkarak ölümsüzlüğe erişmiş tek insan olan Utnapiştim'i bulmak için dünyanın sonuna kadar yol alır. On Birinci Tablet'te Utnapiştim, tanrıların insanlığı yok etmek üzere gönderdiği büyük tufanın hikâyesini kendi ağzından anlatır. Aşağıdaki pasaj, felaketin doruk noktasını taşır: ufukta beliren kara bulut, göğe kaçışan tanrılar, doğuran bir kadın gibi haykıran İştar ve yedi gün yedi gece süren fırtınanın ardından tüm insanlığın çamura dönüştüğü o korkunç sessizlik. Rogers'ın 1912 tarihli klasik bilimsel çevirisi, Akkadça özgün metne bağlı kalarak bu kadim anlatının ağırbaşlı tınısını korur.

Türkçe çeviri · Çeviren Şira Nur Uysal

Şafağın ilk kızıllığı belirdiğinde, ufuktan kara bir bulut yükseldi. Adad onun içinde gürledi, önünde ise Nebo ile Şarru yürüdü. Dağ ve vadi üzerinden haberciler gibi geçerler. Nergal temelleri söküp attı. Ninib ilerler, fırtınayı yeryüzüne indirir. Anunnaki meşalelerini kaldırdı, parıltılarıyla ülkeyi aydınlattılar. Adad'ın fırtınası göğe erişti. Bütün ışık karanlığa döndü.

Bir gün boyunca tufan azgınca kabardı, sular dağları örttü, bir yıkım süpürgesi gibi insanların üzerine getirdiler onu. Kimse dostunu göremez oldu, gökte insanlar artık tanınmaz oldu. Tanrılar tufandan korktular, geri çekildiler, Anu'nun göğüne tırmandılar. Tanrılar bir köpek gibi büzüldüler, duvarların dibinde sindiler.

İştar doğuran bir kadın gibi haykırdı, tanrıların kraliçesi güzel sesiyle yüksek sesle bağırdı: Eski zaman çamura döndü, çünkü tanrıların meclisinde kötülüğü ben buyurdum. Halkımın yok oluşu için ben savaş buyurdum. Halkımı tek başıma ben doğurdum, şimdiyse balık yavruları gibi denizi dolduruyorlar.

Altı gün altı gece rüzgâr esti, tufan ve kasırga ülkeyi altüst etti. Yedinci gün yaklaştığında, kasırga verdiği savaşta kendi gücünü tüketti. O zaman deniz dindi, fırtına uykuya daldı, tufan kesildi. Denize baktım, her yana sessizlik çökmüştü, ve bütün insanlık çamura dönmüştü.

Denize baktım, her yana sessizlik çökmüştü, ve bütün insanlık çamura dönmüştü.
Özgün metin (İngilizce)
When the first flush of dawn appeared, there came up from the horizon a black cloud. Adad thundered within it, while Nebo and Sharru went before. They go as messengers over mountain and valley. Nergal tore away the foundations. Ninib advances, the storm he makes to descend. The Anunnaki lifted up their torches, with their brightness they light up the land. Adad's storm reached unto heaven. All light was turned into darkness. One day the deluge raged high, the waters covered the mountains, like a besom of destruction they brought it upon men. No man beheld his fellow, no more were men recognized in heaven. The gods feared the deluge, they drew back, they climbed up to the heaven of Anu. The gods crouched like a dog, they cowered by the walls. Ishtar cried like a woman in travail, loudly cried the queen of the gods with her beautiful voice: "The former time is turned into clay, since I commanded evil in the assembly of the gods. For the destruction of my people I commanded battle. I alone bore my people, and now like the spawn of fish they fill the sea." Six days and six nights blew the wind, the deluge and the tempest overwhelmed the land. When the seventh day drew nigh, the tempest spent itself in the battle which it had fought. Then rested the sea, the storm fell asleep, the flood ceased. I looked upon the sea, there was silence come, and all mankind was turned to clay.

Bu metin neden önemli

Bu pasaj, dünyanın en eski destanlarından biri olan Gilgamış Destanı'nın On Birinci Tableti'nden alınmıştır. Şurippak kentinden Utnapiştim, bilgelik tanrısı Ea tarafından gizlice uyarılıp bir gemi inşa ederek ailesini, her türden canlının tohumunu kurtarır ve tufandan sağ çıkar. Bu anlatı, kâtip Sin-liki-unnini'ye atfedilen Ninova nüshasında korunmuş olup Aşurbanipal Kütüphanesi'nin ünlü Tufan Tableti üzerinde okunur. Nuh Tufanı ile çarpıcı koşutlukları nedeniyle metin, karşılaştırmalı din tarihinin köşe taşlarındandır: tanrıların insanlığı sulara boğması, bir seçilmişin gemiyle kurtuluşu, kuş salıverme motifi ve nihayetinde ölümsüzlük armağanı. Utnapiştim'in tufandan sonra tanrılarca bahşedilen sonsuz yaşamı, Gilgamış'ın aradığı ama asla tam olarak eline geçiremediği ölümsüzlüğün ta kendisidir. Böylece anlatı, kozmik felaket ile insanın ölümlülük karşısındaki arayışını tek bir kutsal örgüde birleştirir.

Bülten

Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol

Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.

Künye
Kaynak eser
Cuneiform Parallels to the Old Testament
Neşir
Robert William Rogers, Cuneiform Parallels to the Old Testament (New York: Eaton & Mains; Cincinnati: Jennings & Graham, 1912). On Birinci Tablet, Babil Tufan Hikâyesi.
Konum
Sayfalar 125-127 (Eleventh Tablet / The Babylonian Flood Story)
Çeviren
Şira Nur Uysal
Dijital nüsha
Source Library
Bu Türkçe çeviri © Şira Nur Uysal, CC BY 4.0 ile paylaşılmıştır (serbestçe kullanın, kaynak gösterin). Kullanım & lisans →
← Kütüphaneye dön