Enuma Eliş, yani Babil Yaratılış Destanı, kilden tabletlere çivi yazısıyla kazınmış en eski kozmogonilerden biridir. Adını ilk iki sözcüğünden alır: yükseklerde henüz gökyüzü adlandırılmamışken. Destan, evrenden önceki durumu bir yokluk olarak değil, tatlı su Apsu ile tuzlu su Tiamat'ın birbirine karıştığı, sınırların henüz çizilmediği bir bulanıklık olarak tasavvur eder. Adların verilmesi burada yaratılışın kendisidir. Bir varlık ancak adlandırıldığında var olur, kaderi ancak o zaman belirlenir. Aşağıdaki pasaj, tanrıların doğuşundan Apsu'nun çocuklarına karşı ilk kışkırtmasına uzanan çekirdek sahneyi taşır. Metin, Leonard William King'in 1902 tarihli çivi yazısı basımından alınmıştır.
Yükseklerde gökyüzü henüz adlandırılmamışken, ve aşağıda toprak da henüz bir ad taşımıyorken, ve onları doğuran ilksel Apsu ile, her ikisinin de anası olan kaos Tiamat varken, suları birbirine karışmıştı, ve hiçbir tarla oluşmamış, hiçbir bataklık görünmemişti. Tanrılardan hiçbiri henüz varlığa çağrılmamışken, ve hiçbiri bir ad taşımıyor, hiçbir kader belirlenmiyorken, işte o zaman göğün ortasında tanrılar yaratıldı.
Lahmu ile Lahamu varlığa çağrıldı. Çağlar çoğaldı. Sonra Anşar ile Kişar yaratıldı, ve onların üzerinden uzun günler geçti, derken oğulları Anu ortaya çıktı. O zaman büyük tanrıların babası Apsu, elçisi Mummu'ya seslendi ve ona şöyle dedi: Ey Mummu, ruhumu sevindiren elçi, gel, Tiamat'a gidelim! Böylece gittiler ve Tiamat'ın önünde yere kapandılar, oğulları olan tanrılar hakkında bir tasarı üzerine danıştılar.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Enuma Eliş, İ.Ö. ikinci binyılda Babil'de derlenen ve yedi tablet üzerine yazılan bir yaratılış anlatısıdır. Metinlerin büyük bölümü Ninova'daki Asurbanipal kütüphanesinin çivi yazılı tabletlerinden kurtarılmıştır. Destan hem bir kozmogoni hem de bir tanrı yüceltisidir. İlksel suların karışıklığından tanrılar doğar, aralarında çatışma çıkar ve genç tanrı Marduk, kaos ejderi Tiamat'ı yenerek onun bedeninden gökleri ve yeri biçimlendirir. Buradaki açılış sahnesi, adlandırma ile var olmanın özdeş sayıldığı arkaik düşünceyi gösterir. Leonard William King'in 1902 tarihli iki ciltlik basımı, dağınık tablet parçalarını bir araya getirerek metnin sırasını ve İngilizce çevirisini belirleyen klasik bir çalışmadır.
Eser hakkında
Enuma Eliş, Mezopotamya uygarlığının dinsel ve edebi mirasını yansıtan, kökleri Babil geleneğine uzanan kadim bir anlatıdır. Günümüze ulaşan nüshaları çoğunlukla Asur ve Babil saray arşivlerinde korunmuş olan bu metin, Asurbanipal Kütüphanesi gibi merkezlerden çıkarılan çivi yazılı tabletler sayesinde modern dünyaya aktarılmıştır. Yirminci yüzyılın başında Leonard William King tarafından yürütülen titiz derleme ve çeviri çalışmaları, farklı parçalar halinde dağılmış olan bu kil tabletleri bir araya getirerek eserin çağdaş Asuriyoloji çevrelerinde temel bir başvuru kaynağı haline gelmesini sağlamıştır.
Yedi tabletlik bir kurguya sahip olan anlatı, evrenin biçimlenişini ve tanrısal düzenin tesis edilişini konu edinir. İlksel su kütlelerinin temsil ettiği belirsiz durumdan başlayarak tanrı kuşaklarının art arda doğuşunu, kuşaklar arasındaki yetki mücadelelerini ve bu çatışmaların ardından Marduk figürünün yükselişini hikaye eder. Eser, yalnızca bir yaratılış öyküsü sunmakla kalmaz; aynı zamanda Babil kentinin ve onun koruyucu tanrısının kozmik hiyerarşideki yerini meşrulaştıran siyasi ve teolojik bir sistem kurar. Kaosun dindirilmesi, varlıkların belirli işlevlerle donatılması ve nihayetinde insanın yaratılışı, metnin bütünsel mimarisini oluşturan temel adımlardır.
Bu sayfada sunulan pasaj, destanın açılışını teşkil eden birinci tabletin ilk satırlarını kapsamaktadır. Okur burada, nesnelerin ve tanrıların henüz sınırlarının çizilmediği, adlandırma eyleminin gerçekleşmediği ilksel bir başlangıç anıyla karşılaşır. Pasajı incelerken, antik Mezopotamya zihninde dil ile varoluş arasındaki doğrudan bağı, henüz biçim almamış doğa unsurlarının kişileştirilmesini ve tanrısal soyların sıralanışındaki kozmolojik mantığı gözetmek faydalı olacaktır. Bu giriş kısmı, ardından gelecek çatışmaların ve büyük düzenleme eyleminin zeminini hazırlayan bir eşik niteliği taşımaktadır.
Bölüm 01 · Kutsal Zaman: Başlangıca Dönüş
Bu metin, Kutsala Dönüş podcast'inin bu bölümünde ele alınıyor. Zamanı nasıl yaşıyoruz? Takvim, profan ve kutsal zaman, Akitu festivali, hemeroloji.
Bölümü dinle →Bu eser Mit ve Kutsal Anlatı Koleksiyonu'nun parçasıdır →
- Kaynak eser
- The Seven Tablets of Creation, Vol. I (Enuma Elish)
- Neşir
- Luzac's Semitic Text and Translation Series, Vol. XII; London, 1902
- Konum
- Tablet I, satır 1-34; s. 118-122 (çeviri)
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
Uysal, Ş. N. (Çev.). (2026). Enuma Eliş: Göklerin Henüz Adsız Olduğu Zaman. Kadim Kütüphane. https://kadimkutuphane.com/enuma-elis-goklerin-adsizligi@misc{kk_enuma_elis,
author = {Uysal, Şira Nur},
title = {{Enuma Eliş: Göklerin Henüz Adsız Olduğu Zaman}},
year = {2026},
publisher = {Kadim Kütüphane},
url = {https://kadimkutuphane.com/enuma-elis-goklerin-adsizligi},
note = {Türkçe çeviri, özgün eser: L. W. King (çeviri ve düzenleme)},
}Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
