Nyssalı Gregorios'un Musa'nın Yaşamı ile aynı kaynaktan doğan bu pasaj, mistik teolojinin çekirdek imgesini taşır. Musa Sina Dağı'nın doruğunda görünmez Tanrı'yla karşılaşmak için önce arınır, sonra kalabalıktan ayrılır ve nihayet "bilinmezliğin karanlığı" dediği o ilahi gizeme dalar. Sözde Dionysios burada, Gregorios'un Musa'nın karanlığa girişi olarak resmettiği apofatik yükselişi kavramsal bir doruğa taşır, insan aklının Tanrı'yı ancak bilmemekle, gördüğü her şeyi bir yana bırakmakla kavrayabileceğini söyler. Bu, Batı ve Doğu Hıristiyan mistisizminin yüzyıllarca beslendiği "karanlık ilahiyatı"nın kurucu metnidir.
Kutsal Musa dahi önce arınmaya ve arınmamış olanlardan ayrılmaya kesin biçimde çağrılır. Bütünüyle temizlendikten sonra çok sesli borazanları işitir, saf ve pırıl pırıl akan ışıklar saçan nice aydınlıkları görür. Sonra kalabalıktan ayrılır ve seçilmiş kâhinlerle birlikte ilahi yüksekliklerin doruğuna çıkar. Orada bile Yüce Tanrı'nın kendisiyle karşılaşmaz, Onu değil çünkü O görünmezdir yalnızca Onun bulunduğu yeri temaşa eder.
Sanırım bu şunu imler, görülen ya da düşünülen en ilahi ve en yüce şeyler dahi her şeyin üstünde olana bağlı şeylerin yalnızca sezdirici bir dile getirilişidir. Bunlar aracılığıyla Onun büsbütün kavranamaz Huzuru belirir, en kutsal makamlarının en yüksek ruhani doruklarına dek uzanır.
İşte o zaman Musa görülen her şeyden ve gören her şeyden özgür kılınır, Bilinmezliğin karanlığına girer. Bu gerçek anlamda mistik bir karanlıktır, orada bilgiye ait tüm algıları kapatır ve büsbütün elle tutulmaz, göze görünmez olana geçer. Bütünüyle her şeyin ötesindeki Onun olur, ne kendisine ne bir başkasına ait olmaksızın hiç kimseye. Tüm bilginin durgunluğuyla, daha iyi yanından, büsbütün Bilinmeyene birleşir ve hiçbir şey bilmeyerek, aklın üstünde bir tarzda bilir.
Hiçbir şey bilmeyerek, aklın üstünde bir tarzda bilir.
Özgün metin (İngilizce)
Bu metin neden önemli
Bu metin neden önemli, çünkü Hıristiyan mistisizminin en cesur önermesini içerir, Tanrı'ya en çok yaklaşan an, bilginin sustuğu andır. Nyssalı Gregorios Musa'nın Yaşamı'nda Musa'nın buluta girişini ruhun Tanrı'ya yükselişinin simgesi yapmıştı. Sözde Dionysios bu imgeyi devralıp apofatik (olumsuzlayan) ilahiyatın omurgasına dönüştürür. Aydınlanma bir ışık taşması değil, tüm kavramların bir yana bırakıldığı "aşkın karanlık"tır. Bu düşünce Ortaçağ boyunca Meister Eckhart'tan Bilinmezlik Bulutu yazarına, Aziz Yuhanna'nın "ruhun karanlık gecesi"ne dek uzanan bütün bir mistik geleneği besledi. Kadim olan ile sonradan yeniden inşa edileni ayırmak gerekir, buradaki "karanlık" bir yoksunluk değil, insan zihninin sınırlarının ötesindeki dolgunluğun adıdır.
Yeni metinlerden ilk sen haberdar ol
Tam çeviriler, PDF'ler ve yeni eklenen kaynaklar hazırlandıkça e-postana düşsün.
- Kaynak eser
- The Works of Dionysius the Areopagite (Mystic Theology, Chapter I) çeviren John Parker, James Parker and Co., Oxford & London, 1897
- Neşir
- John Parker İngilizce çevirisi, 1897 (Yunanca aslı y. MS 5.-6. yüzyıl)
- Konum
- Mistik Teoloji, Bölüm I, Kısım II-III (sayfa 154)
- Çeviren
- Şira Nur Uysal
- Dijital nüsha
- Source Library
